|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ankara- Bahara ilk selamları gönderen uysal hava ile, yaklaşan savaşın estirdiği rüzgarlar harmanlanıyor ve başkent "tezkere" atmosferinden bir türlü çıkamıyor. Bir kesim, tezkerenin yeniden gelmesi için şartların olgunlaşmasını, diğer kesim ise Türkiye'nin tâbi olduğu yeni barış güzergahının genişlemesini umuyor. Ancak, görünen o ki, "Cumartesi şoku" dağılıyor ve taraflar oylama öncesindeki mevzilerine dönmüş bulunuyorlar. Bu şoka sadece hükümet ve AK Parti'nin değil, önceki gün yapılan açıklamalardan görüldüğü gibi, askerin de girdiği anlaşılıyor. Doğal olarak bu da tezkerenin bir kez daha denenmesi fikrini güçlendiriyor. En önemli iki soru da zaten bu konuda ortaya çıkıyor: Tezkere yeniden Meclis'e gelir mi, gelirse geçer mi? Bu soruya cevap ararken yaptığımız görüşmelerden, sözlerden kaçırılan kelimelerin sıkıştığı satır aralarından ve en az söz kadar önemli yüz ifadelerinden anladıklarımızı özetleyelim...
Erdoğan'ın gerekçeleri değişmedi
Öncelikle... Tezkerenin geçmemesinin 58. hükümetin hafta sonundaki seçim nedeniyle zaten sayılı olan günlerini iyice kısalttığının altını çizmek gerekiyor. Tayyip Erdoğan'ın "dereyi geçerken at değiştirilmez" sözünden döndüğüne dair bir bilgi yok ama, Başbakan Abdullah Gül'ün "olması gerekeni geciktirmemek lazım" sözü tabloyu özetlemeye yetiyor. Bu hızdan kazanılacak ilave zaman da tezkerenin yeniden gönderilmesi sürecini motive eden bir gelişme olarak görülmelidir. Aslında, tezkere için temel sorun 59. hükümetin beklenmesinden çok, kamuoyunun ve her fırsatta "iradesine saygı"dan söz edilen Meclis'in nasıl ikna edileceğinde düğümleniyor. Bu ikna sürecinin yani; tezkereyi yenileyecek şartların olgunlaşması zaman alacağı ve bu süre zarfında da yeni hükümetin kurulucağı varsayıldığı için formül, "Tayyip gelir, tezkere geçer"e dönüşmüş bulunuyor. Bu süre zarfında yaşanacak gelişmelerin ne olacağı belli değil ama, bunların Türkiye'yi Amerika'nın taleplerine yaklaştıracağı tahmin ediliyor. Bu bağlamda, Kuzey Irak'ta yaşanan gelişmeler ve Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün sözleri tezkere terazisinin "evet" kefesinin ağırlıkları olarak kabul edilebilir. Almanya-Fransa-Rusya üçlüsünün BM Güvenlik Konseyi'nde Amerika'ya karşı tavır takınacaklarını açıklamaları ise, "hayır" kefesine konuyor. Esasen Tayyip Erdoğan da, kabul edilmesi için olağanüstü bir gayret sarfettiği tezkere şartlarınının hâlâ cari olduğunu düşünüyor. Erdoğan'a göre ekonomik, siyasi, askeri zorunluluklar hâlâ geçerlidir ve destek vermemek Türkiye'yi savaş sonrasında güç durumlarda bırakabilir. Özkök'ün havayı büyük ölçüde değiştiren sözlerinden sonra da bu eğilim büyük bir güç kazandı. Bütün bunlar, tezkerenin yeniden gönderilmesi için uygun bir fırsat beklendiği, ya da tezkerenin içeriğinde ikna edici bir değişiklik formülü arandığı sonucunu doğuruyor.
Gurur meselesi!
Konuştuğum bir bakanın tesbitleri de şöyle: "Kabinede bazı arkadaşların tezkere konusunda isteksizliği olduğu doğrudur. Ben o zaman da isteksiz değildim, şimdi de değilim. Tezkere gelir mi, gelmez mi birşey söyleyeyem ama, kesinlikle gelmeli diyorum." Hem Ak Parti'li milletvekillerinin hem de Ankara'nın siyaset dışı havasının genel beklentisi, tezkerenin yeniden geleceği noktasında odaklanıyor. İlginç olan, bu isteğin bizzat Ak Parti içinden dillendirilmesi ve partinin zarar gördüğünü düşünenlerin bu durumun telafisi için, tezkerenin yeniden gelmesini zorunlu görmeleridir. Bir milletvekili, "Birçok arkadaş 'tezkere nasıl olsa geçer, ben vicdanımın sesini dinleyeyim diye düşünerek hayır' dedi. Hemen o anda ikinci oylama yapılsaydı tezkere açık farkla geçerdi" yorumunu yapıyor. Tezkerenin gelip gelmeyeceğinden daha net olan görüntü, gelecek olursa bu kez kabul edileceği yönündedir. Oylama sonucunda zerre kadar bir şüphe bile olsa, tezkerenin yeniden denenmesi zaten mümkün değildir. Peki, bütün bunların olmama ve tezkerinin gelmeme ihtimali var mı? Savaşın çıkmama ihtimali ne kadar varsa, tezkerenin yeniden Meclis'e gelmeme ihtimali de o kadar var!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |