|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Fransa, Almanya ve Rusya dışişleri bakanları, TBMM kararından güç alarak, ortak bir deklarasyonla ABD'ye kafa tuttular ya, artık ölsek gözümüz açık gitmez. Rest çekmiş olmalarından değil, Türkiye'nin önemini kavramaya başlamalarından dolayı. Türkiye'yi Avrupa Birliği kapısında bekleten, Kopenhag'da destek vermeyen iki yüzlüler, tezkere Meclis'ten geçmeyince, övgüler gönderme yarışına girdiler. Bana bile günde en az elli tane Avrupalı ve bir o kadar da Amerikalı'dan tebrik mektubu geliyor internet üzerinden. Türkçe yazmayı öğrenmiş kerataların hepsi de.
Bilgisayarımın mezarlığı, yüzbinlerce, milyonlarca o tür mektupla dolu. Tebrik, tenkit, talep vs. Aynı Fransızlar, Karfur (şu bildiğiniz Carrefour) marketlerinde sattıkları ürünlerin üzerindeki etiketlerde ne numaralar yapıyor, biliyor musunuz? Malum, "F" Fransızca , "NL" Hollandaca , "I" İtalyanca , "D" Almanca, "B" İngilizce ve "TR" ise Türkçe'dir. Ancak o marketin reyonlarında satılan bazı ürünlerde "TR" yazan yerdeki açıklamalar Kürtçe. Arkadaşımız Deniz Ersoy, oradan satın aldığı ürün üzerindeki yazıları görünce, adı geçen zincirli marketi kınamaya karar verdiğini belirtiyor. Uzun mektubundan birkaç satırına bakalım... "Bu konu bir vatandaş, bir tüketici olarak beni şoke etti, Carrefour'u şiddetle kınıyorum. Konu Kürt konusu değil, hepimiz Türk vatandaşı olarak dostça ve kardeşçe yaşıyoruz. Ancak Türkiye'nin resmi lisanını Kürtçe yazmak suçtur, bizim resmi lisanımız Türkçe'dir. Fransız Carrefour bu küstahığı niye yapıyor? Türkiye'deki CarrefourSa buna nasıl dahil olabiliyor? Parayı bizden kazanmıyor mu? Yoksa Türkiye'deki CarrefourSa'da Türk mü bulunmuyor?" Bu konuda Fransa Büyükelçiliği'nden ve CarrefourSa'dan açıklama gelirse memnuniyet duyacağımızı hiç taksite girmeden, peşinen belirtelim. Bugün ABD'nin Irak savaşına karşı olan Fransa, yarın karar değiştirirse, hiç şaşırmayın.
KARGALAR HÂLÂ GÜLÜYOR
Amerika'nın Irak'a demokrasi götüreceğini açıkladığı gün, erken saatlerde gülmeye başlayan kargaların gülmesi daha bitmedi. İçlerinden birini yakalayıp sormak istedim ama ne mümkün! İki laf edecek hali yok kargacıkların. Gülmekten kırılacaklar, tabiatın dengesi bozulacak diye endişe ediyorum. Merak etmeyin, onların ne söyleceğini biliyorum. "Demokrasi, bugüne kadar yeryüzünde nereye dışarıdan götürülmüş?" diyecekler. "Bu, ne Coca Cola'ya benzer, ne hamburgere" diyecekler... Dilleri döndüğünce, kargacık burgacık anlatacakları bundan ibarettir, bilginize.
ESAS HEDEF SU
Yazarları arasında bir ABD'li generalin de bulunduğu "Generallerin Harbi - Körfez Krizi'nin İç Yüzü" başlıklı kitabın 438. sayfasındaki askeri planlama haritası, ABD'nin Kuzey Cephesi'ne ihtiyacı olmadığının açık bir göstergesi. ABD, İsrail ve İngiltere'nin Irak operasyonu ile esas hedefinin petrol değil, su olduğunu ve bu su kaynağının Güneydoğu'da bulunduğunu böylece ortaya seriyor... Bunun kayıtlara geçmesini isteyenleri kırmak olmaz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |