|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kritik MGK toplantısı beklediğimiz şekilde sonuçlandı. Türkiye bu toplantıyla sert bir sürece şimdilik girmedi. Bununla birlikte üstü kapalı ve konjonktüre göre biçim alacak yeni asker-sivil gerginliğinin ya da yeni bir MGK döneminin ilk startı verildi. Gerek toplantının akışı gerekse toplantı sonunda çıkan metin bu iki ayrı uca aynı zamanda işaret ediyor. Toplantıda ve toplantı sonrasında ortaya çıkan duruma dayanarak şunları söylemek mümkün: 1. 2003 Nisan ayı MGK toplantısı "AKP hükümetiyle askeri kanadın, düzeyi ne olursa olsun kamuoyu önünde girdikleri ilk açık tartışma ve çatışmadır". 2. Nitekim MGK metninde yer alan "laiklik ilkesinin korunması" ibaresi genel ilkenin rutin bir tekrarı değildir. Tersine hedef hükümettir; bu ifade askeri kanadın hükümete ve hükümet politikalarına yönelik eleştiri ve güvensizliğinin ifadesidir. "Kurulda askeri taraf bu eleştirisini hükümet üyelerine de bir tür gizli yaptırımla onaylatarak kodlaştırmış, bu anlamda asker-sivil arasında eşitsiz, ters ve haksız güç ilişkisi yeniden vurgulanmıştır". 3. Cumhurbaşkanı bu çatışmada hakemlik yapmamış, taraf olmuştur. Başka bir deyişle toplantıda konuyu gündeme getiren ve hükümetin yaptığı atamaları eleştirerek askeri cenahın duyarlılıklarından yana tavır alan, bu gerginliğin ileriye yönelik olarak siyasi iktidar/devlet iktidarı farklılaşması üzerine oturabileceği sinyalini veren Sezer faktörü dikkatle okunmalıdır. 4. Sert olmayan ama soğuk temaslarla yürüyen toplantı sonrasında gerginlik konusunun kısa bir cümleden oluşan maddeyle geçiştirilmesi, metinde "irticayla mücadele" yerine "laiklik ilkesinin korunması" ibaresinin yer alması bu çatışmanın şu aşamada kontrollu olduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle, metni cumhurbaşkanı hazırlasa da bu konuda talepkar olmayan askeri kanadın ileri gitme gerekçelerinin eksik olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede MGK varolanın ötesinde bir gerginlik üretmemiş ve mevcut koşullarda kriz ertelenmiş, "ehveni şer" ile geçiştirilmiştir. 5. Bu koşullarda her iki taraf gelişmelerden memnun görünmektedir. Hükümet krizi şu aşamada büyük yara almadan geçiştirdiği ya da sert bir çıkışla karşı karşıya kalmadan atlattığı için memnundur. Silahlı Kuvvetler, tüm toplumsal ve siyasal zemin yokluğuna rağmen, tavrını ve beklentilerini ortaya koyduğu, dahası hükümete vasi gücünü hissettirdiği için memnundur. 6. MGK ve öncesi malum bir sorunu açığa çıkarıp, bu anlamda meşrulaştırarak kontrollu da olsa bir süreci başlattığı oranda, kritik 2004 yılı için pimi çekilmiş, son derece tehlikeli bir bomba işlevi görecektir. Zira hükümete yönelik güvensizlik, iktidarın politikalarından değil, doğrudan kimliğine duyulan tepkiden kaynaklanmaktadır ve bu anlamda asker her istediği aşamada benzer bahanelerle benzer krizleri üretebilme imkanına sahiptir. Taraflar durumdan şimdilik kazançlı çıkmış olabilirler. Ne var ki, onların, özellikle askerin kazancı ilkelerin ve demokrasinin kaybıdır. Ancak kayıp söz konusu olduğunda bu kez insanın güven duyduğu, demokrasinin zemin kazanabileceğine inancını güçlendiren ve içini rahatlatan bir faktör var. Bu faktör önce kamuoyu sonra her şeye rağmen basındır. Kamuoyunun ve sivil toplum örgütlerinin bu krize soğuk bakması ve destek vermemesi, yanlış bulması; basının doğru yerde durarak sorunu büyütmemesi ve asker mesajlarını taşımayı reddetmesi, bu krizin büyümesini, askerin ileri gitmesini engellemiştir. Evet, toplumun ve özgür tavrı benimseyen basının demokrasilerde gücünü gösteren bir on gün yaşadık. Bırakın tepki vermeyi ve desteği reddetmenin, bu yönde bir tepkisizliğin bile ne denli anlamlı olduğunu gördük... Kimse unutmasın: Toplumsal ve siyasal destek olmadan harekete geçmesi kendi içinin karışması anlamına geldiği için bu Silahlı Kuvvetler meşruiyetçidir. Ve güdük de olsa, eksik de olsa bu meşruiyetin kaynağı ise kamuoyu, basın, sivil kuruluşlar ve muhalif siyasi partilerdir. Evet, ülkenin kronik sorununu çözmenin yöntemi ortada. Şimdi sıra bu konuda sivil merkezlerin elini taşın altına sokmasında.... Zira kriz orta yerde duruyor ve Türkiye tarihinin en kritik yıllarından birine doğru ilerliyor...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |