AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
İslam yanılır mı? (2)

Ege Cansen'in, "İslam nerede yanılıyor?" başlıklı yazısını eleşiriyorduk. Sayın Cansen, "İslam, halen bu iki ana meseleyi çözebilmiş değildir... Birincisi, hukuk ve iktisat alanının düzenlenmesinde, bilimsel verilerin değil, elindeki metinlerin (şeriatın) esas olmasında direnmektedir. Bu, İslam'ı yeni sorunlar karşısında aletsiz bırakmaktadır. İkincisi, ahrette cennete gitmek için, toplumsal kurallara uymayı değil, dinsel şekillere göre hareket etmeyi vazetmektedir. Mesela, trafik kurallarına uymamak, sahte rapor almak-vermek, kaçak inşaat yapmak veya vergi kaçırmak ''günah'' değildir. Dolayısıyla bu suçları işlemek, kişiye cennet kapılarını kapamamaktadır. Buna karşılık kadının saçının telinin gözükmesi günahtır. Bu da İslam'ın, milli gelir artışına engel olan kural dışı bencil davranışları caydırmayı önemsemediği anlamına gelmektedir. Sonuçlar ortadadır. Son Söz: Bilim, din kapısından sığmaz; din, bilim kapısından sığar." diyor. Burada üç hüküm/iddia var. Bunları sırayla ele alalım:

1. "İslam'ın, hukuk ve iktisat alanının düzenlenmesinde bilimsel verilerin değil, elindeki metinlerin (şeriatın) esas alınmasında direndiği" hükmü birçok bakımdan tutarsız, ham, ilim dışı bir hükümdür. a) Hukuk ve iktisat alanındaki bilimsel veriler, fizik, kimya, matematik... alanlarındaki bilimsel veriler gibi değildir. Hukuk ve iktisadın bazı konularında ve kurallarında kesinliğe yakınlıktan, sabit ilişkilerden söz etmek mümkün ise de tamamında bunu söylemek mümkün değildir. b) Bilimin kesin olarak doğru dediği, insanlığın "doğru, iyi ve âdil" olduğu konusunda birleştiği hiçbir hukuk veya iktisat kuralını İslam dışlamamış, ona aykırı bir hükümde ısrar etmemiştir. Ege Cansen bir konuşmasında "Ben faizin haram olduğuna inanmıyorum" demişti, faiz İslam'a göre haramdır, ama insanlığın de büyük bir kitlesine göre faiz bir vurgundur, haksız kazançtır ve emek sömürüsüdür. "Faizin iyi olduğu" üzerinde birleşilmiş bir bilimsel hüküm değildir, faiz içermeyen risk sermayesi, hisse senedi, diğer çeşitli ortaklıklar yoluyla, faiz belasına başvurmadan sermaye toplamak mümkündür.

"Bu, İslam'ı yeni sorunlar karşısında aletsiz bırakmaktadır" şeklineki hüküm veya değerlendirme yanlıştır. Yeni "sorunlar" çıktığında İslam'ın eli kolu bağlı değildir; vahiy kaynağı (bunun içinde Hz. Peygamber'in dini yorumu ve uygulaması da vardır); ferde ve topluluğa zarar veren, onları sıkıntıya sokan, hayatı çekilmez hale getiren, Müslümanlar'ın zayıflaması, zillete düşmesi ve bağımsızlıklarını kaybetmesi sonucunu doğuran hiçbir hükme ve uygulamaya cevaz vermez, bunun üzerinde ısrar etmez. Domuz yemek, şarap içmek haramdır, ama yaşamak için mecbur olana haram değildir. Dini ne olursa olsun insan öldürmek haramdır ama cana ve mala kasteden bir kimseyi –başka türlü önleme imkanı yoksa- öldürmek caizdir. Fert için olduğu gibi toplum için de zaruri (zorunlu, olmazsa olmaz) uygulamalar İslam'a göre meşrudur. Hasılı mevcut vahiy ve bunlar üzerinde yapılacak ictihad yoluyla her yeni meselenin çözümü ve çaresi bulunur.

2. "İkincisi, ahrette cennete gitmek için, toplumsal kurallara uymayı değil, dinsel şekillere göre hareket etmeyi vazetmektedir. Mesela, trafik kurallarına uymamak, sahte rapor almak-vermek, kaçak inşaat yapmak veya vergi kaçırmak ''günah'' değildir. Dolayısıyla bu suçları işlemek, kişiye cennet kapılarını kapamamaktadır. Buna karşılık kadının saçının telinin gözükmesi günahtır." cümleleri baştan sona yanlıştır. Cansen ilâhî olduğuna inanmadığı din hakkında –Allah adına- ahkâm kesiyor, fetva vermeye kalkışıyor. "Günah değildir" dediği fiiller hakkında hükmü nereden, hangi âyetten, hadisten, ictihaddan almış merak ediyorum. Trafik kuralları insanların mal ve canlarını korumak için yöneticilerin koyduğu kurallar olup bunlara uymak dinin de emridir. Yöneticilerin koydukları vergiyi ödemek dince de ödevdir, kaçıran günah işlemiş olur. Sahte rapor almak yalan söylemektir, hile yapmaktır; din hileyi ve yalanı şiddetle yasaklamış ve günah saymıştır. Kaçak inşaat yapmak, şer'î-hukuki kuralara aykırı inşaat yapmaktır; bunun caiz olduğunu kim söylemiş? "Dinsel şekillerin" içinde toplumu ilgilendiren faydalar da vardır; muâmelat tamamen böyle olduğu gibi ibadetler bile böyledir; yalnızca zekatı hatırlatmakla yetinelim. Topluma ait kuralları Allah'a ve dine inanmayanlar koymuş olurlarsa Müslümanlar'a göre bunlarda zararlı taraflar bulunabilir ve işte bunlara (zararlı olanlara) Müslümanlar -imkan buldukları ölçüde- uymazlar.

3. Bilim-din ilişkisi üzerine ayrı bir yazı yazmak gerekir; ama şununla yetinelim: İslam'a göre dini koyan da, tabiat kanunlarını koyan da Allah'tır; bu ikisi arasında çelişme olmaz.


2 Mayıs 2003
Cuma
 
HAYRETTİN KARAMAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED