AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R

Böl, parçala...

Bir süredir, AIDS'ten sonra, insanlığın başına bir büyük bela daha olabilecek gelişim gösteren akut solunum yolu yetmezliği SARS ile boğuşan Çinliler, tarihte Türkleri savaş meydanında yenemiyeceklerini anlayınca, "Böl, parçala" anlayışı içinde hükümdar ailesinden olanları birbirlerine düşürerek propaganda yaptılar. Sonuçta, Büyük Hun Devleti ikiye ayrıldı. Daha sonra, Kuzey, sonra da Güney Hun Devleti varlığı sona erdi.

Konumuz elbette tarih değil..

Süper Lig'de tarihinin en parlak sezonunu geçiren GENÇLERBİRLİĞİ..

Türkiye Kupası'nı finalde Trabzonspor'a kaptıran, şampiyonluk yarışında da bitime 5 hafta kala bir adım geriye düşen Gençlerbirliği..

Kim ne derse desin, başkentin kırmızı-siyahlı ekibi sezonun "Flaş" takımıdır. Kupayı almasa da, kimselerin bir türlü yakıştırmak istemediği "Şampiyon"luğa ulaşamasa da.. Teknik Direktör Ersun Yanal'ın sezonun ikinci yarısı başlarken en büyük korkusu, futbolcularına gelen erken transfer teklifleri idi. Ahmet Hassan, El Saka, Okan, Serkan gibi, oyun varyasyonunda kilit isimlere, daha Süper Lig'in ikinci yarısı başlamadan başka takım formaları giydirilmişti bile (!). Bu durum, futbolcuları fiziksel açıdan belki etkilemezdi ama, "Kimya"sını değiştirebilirdi. Kendisi sahada, aklı transferde, bir başka deyişle "Yeşil Dolar"larda olan futbolcular kafaca bölünüp, parçalanabilir, konsantrasyonları bozulabilirdi.

İşte, Gençlerbirliği, ikinci yarı maçlarına üzerinde hep bu ağırlığı hissederek çıktı. Yetmedi, hakemlerin Gençlerbirliği'ni yarıştan koparmaya çalıştıkları söylenmeye başlandı. Ersun Yanal, bu "Bubi tuzağı"na düşmedi. Hiçbir maçtan sonra hakemler hakkında olumsuz görüş belirtmedi. Ancak, futbolculara çok erken giydirilen başka formalar, en son Ersun Yanal'a biçildi. Son dönemlerde "Bermuda Şeytan Üçgeni"ne parmak ısırtacak şekilde teknik adam yok eden(!) Fenerbahçe, ligde ve kupada en kritik döneme giren Gençlerbirliği'nin geçen yılda bir ara "Flört" etmeye çalıştığı teknik adamına yanaşarak renklerine bağlama girişimlerinde bulundu.

İşte, kupa maçı öncesi estirilen bu son transfer rüzgarı, "Ankara Rüzgarı" Gençlerbirliği'ni oldukça olumsuz etkiledi.

Sonuç, kupada hüsran..

Süper Lig'de de Altay beraberliğine kadar, "Neden olmasın" denilen şampiyonluk yarışında geride kalış..

Dedik ya; Kupa da almasa, şampiyon da olmasa, Gençlerbirliği yılın "Flaş" takımıdır.

Kaldı ki, Gençlerbirliği, soluk soluğa girilen Süper Lig'in son 5 haftasında yine adından en çok bahsettirecek takım olacaktır. Çünki, Gençlerbirliği hem Galatasaray, hem de Beşiktaş ile oynayacaktır..

Yani, Gençlerbirliği, şampiyon olamasa bile "ŞAMPİYON" olacak takımı belirleyecektir...


2 Mayıs 2003
Cuma
 
HASAN ÖTKÜN


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED