|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'MGK kâbus olmamalı' MGK toplantısının olumlu bir hava içinde geçtiğini kaydeden Bakan Çiçek, devletin en sorumlu kişilerinin, toplantıda ele alınan konuları medeni ilişki ve diyaloglarla değerlendirdiğini kaydetti.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Milli Güvenlik Kurulu toplantılarının, olağanüstü bir havaya sokularak topluma yanlış yansıtıldığı kaydetti. Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, politik kahvaltıda Yeni Şafak'ın konuğu oldu. Çiçek MGK toplantılarının şimdiye kadar kamuoyuna hep "kâbus" gibi yansıtıldığını belirterek, bu durumun MGK'ya zarar verdiğini söyledi. Cemil Çiçek, MGK toplantısının olumlu bir hava içinde geçtiğini belirterek, ele alınan konuların son derece medeni bir şekilde değerlendirildiğini belirtti. Şimdiye kadar 5 veya 6 altı MGK toplantısına katıldığını hatırlatan Çiçek, şunları söyledi: MGK anayasal bir kuruluş "MGK bir anayasal kuruluştur. Devletin gidişatından birinci derecede sorumlu olan insanların oluşturduğu bir kuruldur. Uzun zamandan beri MGK toplantıları, olağanüstü bir havaya sokuluyor. Türkiye'de taşlar yerli yerinde olsa, ekonomik gidişatı düzgün olsa, bir kısım yazılanlardan, çizilenlerden etkilenmemiş bir direnç ve yapıda olsa, bu neviden görüntülerin pek fazla bir mahzuru olmaz. 58. Hükümet kurulduktan sonra, iki bakan arkadaşın bir konuda farklı beyanları bile kamuoyunda çok yanlış anlaşıldı. Bunlardan birisi, 'Nemalar ödenecek mi ödenmeyecek mi?' Ödenecek veya ödenmeyecek, bu devletin borcudur. Bir ay evvel, iki ay sonra ödenir. Bunun bile hükümete ve piyasalara güven açısından olumsuz bir tesir ettiğini kabul ediyorsak, toplantıyla ilgili olağanüstü yayın yapmak, 'şimdi biraz sonra kavga çıktı çıkacak', 'kafa göz yarıldı yarılacak' havası vermek, hem devlete, hem kurula, hem de toplantılarıa katılan insanlara ciddi anlamda zarar veriyor." "Biz uygar insanlarız, medeni insanlarız" diyen Çiçek, MGK toplantılarında gündeme gelen konularla ilgili herkesin farklı görüşler taşıyabileceğini hatırlattı. Bakan Cemil Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son MGK toplantısında, sizin meslektaşlarınızın kuyruğu Kavaklıdere kavşağına inecek vaziyette, yolun iki tarafı canlı, naklen yayın araçları vs ile kaplı. Şimdi ne oluyor o zaman? Sizin bir de AB hedefiniz var. AB hedefinde bunlar hoş karşılanan görüntüler değil. Bu sizi dışarıda demokrasinizin çeşidi ile ilgili olumsuz kanaatlere götürüyor. Biz bu hedeflerimizden filan vaz mı geçtik? Bu ülkede bu hedefler için çaba sarfetmek, vurgu yapmak sadece benim görevim mi? Medyanın hiç sorumluluk ve görevi yok mu? Sizin yazdıklarınızdan veya tartışmalarınızdan eğer faiz bir puan yükseliyorsa, bu ülkenin borcu bir milyar dolar artıyor demektir. Oysa biz 'IMF'den bir buçuk milyar dolar kredi gelecek' diye, dört aydır pazarlık yapıyoruz. O zaman, biz bu devletin iki yakasını nasıl bir araya getireceğiz? Onun için de gelmiyor nitekim." MGK'ya katılanların oturuş düzeninin, toplantının yanlış aksettirilmesine zemin hazırladığını kaydeden Çiçek, "MGK'nın oturuş düzenine bakılarak, iki takım havası verilmeye çalışılıyor. Orada vatanını sevmek, milletini sevmek, hizmet etmek, rejimi korumak ve kollamak, Anayasa'daki yükümlülüklerimiz açısından, ben orada masanın bu tarafında oturanla, o tarafından oturan arasında bir fark görmüyorum" diye konuştu. İki bin dolarlık demokrasi Cemil Çiçek, Türkiye'nin gündeminde bulunan konuları değerlendirirken, kişi başına iki bin dolar gelir düşen bir ülkenin, demokrasisinin de o kadar olacağını ifade etti. Çiçek, "Milli geliri iki bin dolar olan bir ülkenin, demokrasisi de iki bin dolarlık oluyor. Kişi başına gelirle, demokrasinin kalitesi arasında, bana göre birebir irtibat vardır. Biz eğer, kaliteli bir demokratik hayatı sürdürmek istiyorsak, bunun yolu, milli gelirimizin süratle artırılması ve kalkınma çabalarımızın kesintiye uğramadan sürdürülmesidir. Kalkınma hızımızın her sene yüzde 5'ten daha fazla, istikrarlı bir tarzda beş on sene devam etmesi lazım" dedi. Başörtüsü sorunu Adalet Bakan Cemil Çiçek, "başörtü" gibi bazı sorunların kısa sürede çözümünün mümkün olmadığını söyledi. "Şimdi, kanun çıkarmakla bu iş hallolsaydı, rahmetli Turgut Özal döneminde iki defa kanun çıktı" diyen Bakan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Anayasa Mahkemesi, bu konuda bir karar verdi. Anayasa'nın 153. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi kararları herkesi bağlar. Hükümet olarak da sizi bağlar. Bugün kanun çıkarırsanız yine Anayasa Mahkemesi'ne gideceğine inanıyorum. O günkünden daha katı, daha köşeli yeni bir karar çıkacak. Şu an toplumda gerginlik sebebi olan bir kısım konular var. Bunların yasal ve anayasal çözümü yoktur. Birilerinin hoşuna gitse de, gitmese de yoktur. Geriye tek şey kalıyor. Toplmun demokratik standartlarını yükseltirseniz, toplumdaki bu kesimler, karşı karşıya olanlar birbirlerine inanır ve güvenirler. Rejimin hassasiyetleri noktasında bir problem olmadığından, zaten bu iş kendiliğinden çözülür. Bu noktada bazı eksikliklerimizin olduğunu kabul etmeliyim. Bu noktada hata yapmayan şahıs da yoktur." Cemil Çiçek, son günlerde devam eden "Neşter Operasyonu"nu yakından izlediğini vurgulayarak, işin başındaki cumhuriyet savcısını takdir ettiğini ifade etti. Türkiye'nin öncelikli meselesi ekonomi Türkiye'nin en öncelikli meselesinin ekonomi olduğunun altını çizen Cemil Çiçek, böylesine bir siyasi coğrafyanın arkasına, onunla mütenasip bir ekonomi gücü koymak zorunda olduğumuzu vurguladı. Bakan Çiçek, "Onu koyabildiğiniz tadirde, problemleri büyük ölçüde çözmüş olursunuz. Bir cazibe noktası haline gelirsiniz. Şimdi sınırlarımızın ötesinde bizden daha iyi bir hayat tarzını ortaya koyacak gelişmeler olduğu takdirde, bugün Türkiye'de savunduğumuz birçok şeyi de, savunmakta zorluk çekeriz. Onun için toplumun bütün kurumlarının, devlet adına imza yetkisi olanların, karar almaya yetkili olanların öncelikli meselesinin, ekonomi olduğunu düşünüyorum. Borca batık bir ülkenin, ne bağımsızlığı oluyor, ne de çok fazla itibarı" diye konuştu. Politik kahvaltıda, Türkiye'nin jeopolotik konumuyla ilgili değerlendirmeler de yapan Bakan Çiçek, şunları söyledi: "Şu an Amerika ve Avrupa ile ilişkilerimizde bir ağırlığıımız oluyorsa, bu ülkenin çok iyi yönetilmesinden değil, Allah rahmet eylesin ecdadımızın gelip, burada -hepsine şükran ve Fatiha borcumuz var-böylesine önemli bir coğrafyayı vatan tutmuş olmasındandır. Bunun avantasını yiyoruz senelerdir. Böylesine önemli bir coğrafyanın arkasına, onunla mütenasip bir ekonomik güç koyamadık ne yazık ki. Bunun için dış politikamızda bocalıyoruz, bir kısım kabullerimizi dünyaya kabul ettirmede zorlanıyoruz. Çünkü, iki bin dolarla çok fazla ağırlığımız yoktur. Elin oğlu, sizin hesabınızı ve pazarlığınızı, sizden daha iyi biliyor. Neyi ne zaman yapacağıınızı veya yapamayacağınızı sizden daha iyi biliyor." EVİN GÖKTAŞ ANKARA
|
|
|
|
|
|
|