|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu gün yeryüzünde iki bölgede savaş var; Çeçenistan'da ve Irak'ta. Bu iki savaş arasında birçok benzerliğin yanısıra, bazı farklılıklar da var. Her iki savaşın da gerekçesi aynı; teröre karşı savaş… Bu görüntünün ardında gizlenen asıl gaye de aynı; petrol yataklarını ele geçirmek ve stratejik bir kazanç sağlamak… İki savaş arasında bir başka benzerlik, savaşan taraflar arasındaki güç dengesizliği. Irak'ta dünyanın süper gücü ile küçük bir devletin savaşı var. Diğer tarafta, dünyanın ikinci büyük gücüyle, küçük bir etnik topluluğun savaşı var. İki savaşta da, masum insanların, sivillerin, çocukların gaddarca öldürülmesi, Cenevre harp hukukunun bir kenara bırakılması söz konusu. Televizyonları açtığımız zaman, Irak harbine ait insanlık dışı görüntüler gözümüzün önüne seriliyor. İnsan olduğumuza adeta utanıyoruz. Bizim gibi utanç duyan kitleler, Irak harbine karşı protesto mitingleri tertipliyor…Eli kalem tutanlar, bu harbin aleyhine yazılar yazıyor. Türk medyası, bu konuda, dünya medyasından daha önde gidiyor. Çünkü Irak'ta katledilen siviller, kadınlar, çocuklar birer insan olmanın ötesinde, dünkü vatandaşlarımız, akrabalarımız, her şeyin üstünde Müslüman din kardeşlerimiz. Yüksek rütbeli, emekli bir generalimiz, televizyona çıkıp, elindeki iki fotoğrafı ekranda göstererek, Irak'taki dramı anlatmaya çalışıyordu. Bu resimlerden bir tanesi, ölü annesinin kucağında, hâlâ ağzında emzik taşıyan ölmüş bir bebeğe aitti. Diğer resim de, yüzü gözü morardığı halde gözünden bir damla yaş akmayan bir çocuğa aitti. Bu resimler her haliyle bir insanlık dramının özetiydi. Irak'ta bunlar olurken, Çeçenistan'da da aynı facia devam etmekte. Fakat ne dünya medyasında, ne de Türk medyasında buna dair tek bir kelime yazılmıyor. Oysa, Avrupa Konseyi Parlamentosu'nda, Çeçenistan konusundaki raporlar görüşülürken, burada işlenen suçların failleri hakkında özel bir mahkeme kurulması teklifi tartışılmaktaydı. Irak halkı gibi, Çeçenler de bizim akrabalarımızdır ve bunlar da Müslüman'dır. Ancak, dünyanın her bir yanında Amerika'ya karşı protesto mitingleri tertipleyen insanlardan, bu konuda hiçbir ses çıkmıyor, medyamızda bir tek haber verilmiyor. İşte bu durum, Irak harbiyle, Çeçenistan olaylarının benzemeyen yönüdür. Bizim, Irak savaşına karşı medyada yazılanları, tertiplenen mitingleri, televizyon programlarını kınamak veya haksız bulmak aklımızdan dahi geçmez. Ancak soracağımız soru, niçin aynı tepkinin Çeçenistan'daki harp için, yapılanlar için gösterilmediğidir? Bu davranış en azından çifte standarttır. Benzer sessizlik Bosna Hersek'te, Kosova'da Sırplar tarafından etnik temizlik yapılırken de cereyan etmiştir. Oradaki zulüm karşısında da hür dünya sessiz kalmıştır. 1946 yılında, İstanbul'da Türk Kültür Ocağı adında bir dernek kurmuştuk. 1948 yılında, ülkemizin tanınmış kültür adamlarından birisi bizi davet etti. Onu ziyaretimizde bize şunları söylüyordu: - Siz genç insanlarsınız. Vietnam'da ne olup bitiyor biliyor musunuz? Orada insanlar katlediliyor. Emperyalist güçlere karşı insanlar yurtlarını savunuyorlar. Meydanlara inin… Bu hareketi protesto edin… Ben Vietnam'ın nerede olduğunu bilmiyordum. Orada kim kiminle, ne için savaşıyor bunun bile farkında değildim. Ancak bizden, bilmediğimiz bir konuda, miting tertiplememiz isteniyordu. Sonradan gördük ki, bütün dünyada, Vietnam'daki Fransız ve daha sonra Amerikan işgaline karşı dünyanın en büyük protesto mitingleri tertip ediliyor ve bizim de bu protestolarda rol almamız isteniyordu. Bir süre sonra, Sovyet orduları, Avrupa'nın yarısını işgal ettiler. Kızıl Çin'de kültür devrimi oldu. Masum insanlar, sanatkârlar, ilim adamları idam edildiler. Tibet işgal edildi. Aynı insanlar, bu olanlar karşısında ses bile çıkarmadılar. Şunu kabul etmek lâzım ki, dünyamızda gizli güçler, dünya medyasını, kitleleri, istedikleri yönde etkileyebiliyorlar. Aynı durumda iki olaydan birisinde kitleleri harekete geçirip, diğerinde herkesin sesini kesebiliyorlar. İşte asıl mesele, bu çifte standart uygulamasının altında yatıyor. Irak'taki savaşı kınayanları gönülden destekliyoruz. Ancak, Çeçenistan'daki olaylar karşısındaki bu sessizlik ve hatta bu vurdumduymazlık niye?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |