AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

G Ü N D E M

Soyguna resmi destek

Tüm hukuki kararlara rağmen, yalnızca İstanbul Valiliği İl Genel Meclisi Daimi Encümeni'nin hiçbir yasal gerekçesi olmayan kararına dayanarak, İstanbul Çatalca kıyılarından kum çıkaran mafya, soygunu devam ettirmek için yasal kılıf bulmaya çalışıyor.

Aksi yöndeki tüm resmi kararlara rağmen, yalnızca İstanbul Valiliği İl Genel Meclisi Daimi Encümeni'yle yapılan sözleşmeye dayanarak İstanbul Çatalca kıyılarından kum çıkaran mafya, soygunu devam ettirmek için yasal kılıf arıyor.

Turizm Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı'nın denizden kıyıya doğru üç mil mesafede kum çıkarılmasının durdurulması yönündeki kararına rağmen on yıldır kanunsuz bir şekilde Çatalca'daki sahanın işletilmesine göz yuman İstanbul Valiliği, 'denizden üç mil içeride kum çıkarılmasının sağlanması' için ilgili bakanlıklara yazı yazdı. Turizm Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde oluşturulan alt komisyonun 5 Kasım 1993 tarihinde aldığı, "Deniz içinde kıyıya üç mil mesafe içinde kalan talepler için ilgili kuruluşlara görüş sorulmaksızın Özel İdarelerce olumsuz görüş verilir" hükmünü değiştirmeye çalışan Valilik böylelikle soyguna resmi kılıf arıyor.

Denizcilik Müsteşarlığı Hukuk Müşavarliği, yapılan inceleme sonucunda 6 Şubat 2003 tarihli yazıda İstanbul İl Özel İdaresi'nin Çatalca Yalıköy mevkiinden kum çıkarılmasına izin vererek yasaları aykırı davrandığı ve yetkisiz karar verdiği belirtilmişti. Yazıda ayrıca İl Özel İdaresi'nin Harun Aydemir adlı girişimciye verdiği 'kum çıkarma' yetkisinin geçersiz olduğu da şu ifadelerle anlatılmıştı:

Denizcilik Müsteşarlığı: Yetki geçersiz

"Adı geçen mevkide 1993 yılında ve ancak aynı yıl karara bağlanan Alt Komisyon raporundan önce Harun Aydemir adına verilen deniz içinden kum alımına dair izin, adı geçen kişi bakımından kazanılmış hak doğurmayacaktır. Çünkü izin konusunda Turizm Bakanlığı'na yetki veren Turizm Teşvik Kanunu 1982 yılında yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten itibaren Kanunun 6. maddesinin kapsamına giren yerler için İl Özel İdareleri'nin doğrudan yetkisi kalmamıştır. Dolayısıyla Harun Aydemir adına verilen 1993 tarihli izin yok hükmünde olup baştan beri geçersizdir. Bu itibarla; DSİ XIV. Bölge Müdürlüğü'nün iptale yönelik talebinin yerinde olduğu, İstanbul Valiliği'nce anılan mevkiden çıkartılan kumu nakleden gemilere İl Özel İdaresi'nce düzenlenen taşıma tezkerelerinin geçersiz olacağı ve liman başkanlığınca bu gemilere YEB (sefer izni) verilmemesi, mevzuata aykırı bir emrin yazılı olsa bile uygulanmaması yönünde İstanbul Bölge Müdürlüğü'nün talimatlandırılması gerektiği, değerlendirilmektedir."

Hem kanunsuz, hem çevreye zarar

Yeni Şafak'ın 27 Mart 2003 tarihli nüshasında kamuoyuna duyurduğu 'Kum mafyası işbaşında' haberi üzerine açıklama yapan işadamı Harun Aydemir, kum çıkarma işleminin İstanbul İl Genel Meclisi Daimi Encüme'nin kararına uygun olarak yapıldığını belirtti. Ancak gazetemizin haberinde Encümen kararının bizatihi kendisinin yasalara aykırı olduğu belirtilmiş ve bu konudaki hukuki deliller de raporlara dayanarak sunulmuştu.

Aydemir'in kum çıkarma işine devam etmesine gerekçe olan Encümen kararında, "Denizcilik Müsteşarlığı'nın, yetkisini kullanarak kum kosterlerinin çalışmasını engellemesinin önüne geçilmesi" isteniyor. Aynı Encümen kararında, Çatalca ilçesi Yalıköy Podima mevkiinden maden sevk fişi ile yasal olarak kum çıkarma izni bulunan şirketin faaliyetlerinin de önlenmesi talep ediliyor. Encümen kararında, "Maden ruhsatına dayanarak Maden Sevk Fişi ile kum nakline kesinlikle müsaade edilmemesine karar verildi" deniyor. İstanbul Valiliği'nin İstanbul'un kum ihtiyacını ileri sürerek, elde edilecek cüzzi gelir için yasaları bu ölçüde hiçe sayması şaşkınlıkla karşılanıyor.

İstanbul'da kum mafyasını haksız kılan yedi bakanlığın 1993'te denizden karaya doğru üç millik mesafede kum çıkarılmasına karşı aldığı ortak kararda ekolojik dengeyi koruma gerekçesiyle Çevre Bakanlığı'nın da imzası bulunuyor.

İçişleri Bakanlığı çözer

Rafi Altınok'a ait ruhsatlı işletme hakkının bulunduğu sahadan İstanbul Valiliği'nin yasalara aykırı olarak kum çıkarılmasına verdiği iznin iptal edilmesine yönelik tüm müraacatlar engellendi. Konunun, İçişleri Bakanlığı'nın soruşturmasıyla aydınlatılabileceği kaydedildi.

Skandalın hikayesi

Kum skandalı bundan on yıl önce başladı. İstanbul İl Özel İdaresi ve Harun Aydemir adlı girişimci, İstanbul'un Çatalca ilçesine bağlı Yalı Köy mevkiindeki inşaat kumunu işletmek için 1993 yılında şirket kurdu. Şirket ile 1993-1994 dönemini kapsayan bir yıllık, "Adi Ortaklık Sözleşmesi" yapıldı.

Kum sahasının denize 1 millik sınır içerisinde olmasına rağmen şirket encümen kararı ile, hiç bir resmi makamdan onay almadan, 1993 yılında inşaat kumu satışına başladı. Oysa, denize yakınlığı üç milin içinde olan kum sahalarının işletilmesi için bir şirketin, Maliye Bakanlığı veya Hazine Müsteşarlığı, Turizm Bakanlığı, Tarım Bakanlığı Su Ürünleri Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan onay alması gerekiyordu. Harun Aydemir'e ait şirket İstanbul Valiliği'nin sayesinde 1993 yılından beri yasalara aykırı bir şekilde Podima mevkiinde kum çıkarmaya devam ediyor.

Kum mafyası vergi de ödememiş

Kum mafyasının Podima mevkiindeki kumu kanunsuz bir şekilde çıkarıp işletirken Maliye Bakanlığı'na yıllardır vergi vermediği ortaya çıktı. Olay, kumu çıkarmaya başlarken bölgeyi kiralaması gereken şirketin yıllar sonra Maliye Bakanlığı'na yaptığı başvuru ile ortaya çıktı. Yıllık kirası 8 trilyon lira düzeyinde olan bölgede, bugüne kadar kira ödenmeksizin kum çıkarıldığı anlaşılınca Maliye Bakanlığı, Harun Aydemir'e ait şirkete daha önce neden kiralama için başvurmadığını sordu ve bundan önceki kum çıkarma işlemlerinin yasal olarak yürütülmediğini bildirdi.

İşte kanunsuz kum çıkarmanın zararları

Yeni Şafak'ın kamuoyunun gündemine getirdiği kum skandalının Hazine'ye ve çevreye verdiği zarar şu başlıklar altında toplanıyor:

  • İl Özel İdaresi 'Gelir elde ediyoruz' diyerek kanunsuzluğa izin veriyor. İl Özel İdaresi'nin bu işten elde ettiği yıllık gelirin 30-35 milyar lira, gerçek gelirin ise yaklaşık 1.5 trilyon lira olduğu biliniyor.

  • Kumun içinde yüzde 25 seviyesindeki su filtresinde kullanılan ve döviz ödenerek alınan değerli malzeme heba ediliyor.

  • Kum Maliye Bakanlığı'ndan izinsiz çıkarıldığı için Hazine yıllardır vergi kaybına uğruyor.

  •  
    Şaibeli Köktürk BEDAŞ'a döndü
    2002'de BEDAŞ Genel Müdürü iken 3 Kasım'da milletvekili olmak için görevinden istifa eden şaibeli Köktürk'ün, 2. kez BEDAŞ'ın başına getirilmesi manidar bulundu.
    ILO çalışanı da SARS kurbanı
    SARS dünyayı sarsmaya devam ediyor. Çin'in başkenti Pakin'de, biri Finli ILO çalışanı olmak üzere 6 kişi öldü. Hong Kong'ta da 2 kişi hayatını kaybederken, İngiltere'de ARS virüsü kuşkusu yeniden ortaya çıktı.
    'İşkenceci polisler cezaevine konulsun'
    Manisalı Gençler davasında Yargıtay'ın mahkumiyetlerini onayladığı işkenceci polislerin bir an önce yakalanıp hapse atılması istendi. Mağdurların avukatı Sabri Ergül, "Yargı görevini yaptı, şimdi sıra Emniyet'te" dedi.
    72 bin öğretmen açığı var
    MEB'in yaptığı hesaplamalara göre, 71 bin 703 öğretmene ihtiyaç var. En büyük öğretmen açığı ise İngilizce branşında yaşanıyor. Bakanlığın en fazla 25 bin öğretmene kadro vermesi bekleniyor.
    Barış yürüyüşü
    Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek düzenlediği ABD karşıtı mitinge katılan binlerce kişi hep bir ağızdan "Hepimiz Iraklıyız, her yer Irak " diye haykırdı.
    BAĞDAT BOŞALIYOR
    Amerikan ve İngilizler'in ağır bombardımanı altındaki Bağdatlılar şehri terketmeye başladı. Bağdatlılar en çok İran sınırındaki köylere gidiyor.
    Taklitcilik yapmasınlar
    Edip Akbayram, Haluk Levent ve Kıraç gibi sanatçıların taklitçilikten kurtulup yeni tarz oluşturmaları gerektiğini söylüyor
    Eski 'Halkbank'çılara 40 ayrı suç duyurusu
    Ansen'le ilgili yargı süreci başlatılacak
    Halk Bankası'nın usulsüz kredi işlemlerini kapsayan yaklaşık 40 ayrı soruşturma talebi ile ilgili, banka eski yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulacak. cumhuriyet savcılıklarına gönderilecek, dosyalar arasında af kapsamına girmeyen kredilerinde bulunduğu bildirildi. Dosyaların Cumhuriyet Savcılıklarına gönderilmesiyle birlikte, bankanın eski Genel Müdürü Yenal Ansen başta olmak üzere bir çok eski bürokratla ilgili yargı süreci başlayacak.
    Anadolu Ajansı 83. yaşını kutladı
    Anadolu Ajansı'nın 83. kuruluş yıldönümü başkentte ve yurt genelindeki bölge müdürlükleri ile bürolarda düzenlenen törenlerle kutlandı. Ajansın 83. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Anadolu Ajansı Konferans Salonu'nda bir tören düzenlendi. Törende, Anadolu Ajansı'nın tarihçesine dair bir film gösterildi ve ajansın ödüllü fotoğraflarından oluşan bir sunum yapıldı. Törene, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Devlet Bakanı Beşir Atalay, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Metin Yalman, Kızılay Genel Başkanı Ertan Gönen, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü ve A.A Yönetim Kurulu üyesi Abdurrahman Bilgiç ve Anadolu Ajansı çalışanları ile davetliler katıldı.
    7 Nisan 2003
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED