|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Esnafın 'İlhan Mansız'ı Misafirperverliği ve örnek kişiliğiyle Türkiye'ye gelen Japonlar'ın gönlünde taht kuran kilimci Cemalettin Yılmaz, Japon dostlarının yardımlarıyla Japonya'da sergi açtı.
Sivas'ta küçük bir dükkanda el dokuma kilim, heybe, çanta ve hediyelik eşya satan Zümrüt Kilim'in sahibi Cemalettin Yılmaz, hiçbir kurum ve kuruluştan destek almadan Japon'da sergi açarak, 'Türk Yılı'nı kutlayan Japonlar'a kültürümüzü tanıttı. Yılmaz'ın bu girişimi, tamamen kişisel bağlantı ve dostluk ilişkileri çerçevesinde oluşuyla benzerlerinden ayrılıyor. Yılmaz'ın Japonya yolculuğu aslında, yıllar önce Kütahya'ya çini eğitimi almaya gelen ve daha sonrada İslam'ı seçen olan Hiroyo Fujima'yla (Huriye Tamay) tanışmasıyla başlıyor. Huriye Tamay ve arkadaşlarına Sivas'ta Türk misafirperverliğini ve güler yüzünü tattıran Yılmaz, Tamay Japonya'nın Hamamatsu şehrinde açmaya karar verdiği çini sergisinde onun da bulunmasını teklif etmiş. Sivas El Sanatları ve İznik Çini Sergisi ortaya çıkmış. 13-17 Mart tarihleri arasında, şarap fabrikasından devşirme bir müze olan Tenjingura'da gerçekleşen sergide Japonları Sivas yöresine has kıyafetle karşılayan Yılmaz büyük ilgi görmüş. Öyle ki Japon televizyonlarında ve gazetelerinde yer almayı bile başarmışlar. Kültürümüzü tanıttı Cemalettin Yılmaz amacının para kazanmak olmadığı söylüyor. Türk kültürünü Japonlara tanıtmak için oraya gittiğini belirtiyor ve ekliyor; "Türkiye deyince sadece İstanbul'u akıllarına getiren insanlara Türkiye'nin başka güzelliklerinin de olduğunu anlattım. Tabii, Huriye hanımın tercümesiyle." Sergide eski kilimlerden yapılan çanta, minder ve ahşap kullanarak koltuk takımları, fiskos takımı, sandıklar, bakır kandiller, süs eşyaları, ebruzen Hayrettin Yangöz'ün yaptığı ebru eserler ve çok önemli hattatların yazdığı ve tezhiple süslenmiş eserleri yer almış. Kilim kaplamalı taburelere, Sivas'ta yıkılan eski evlerin ağaçlarından yapılması ayrı bir değer katıyor. Japon sanatçıyı ağlatan hediye Cemalettin Yılmaz'ın anlattığına göre serginin en duygusal anı, Huriye hanımın davet ettiği ikebana sanatçısı bir bayanın, yöresel kıyafet kimono ile sergiye geldiğinde yaşanıyor: "Kendisine Anadolu kadınlarının bu tarz elbiseleri kendilerinin dokuduğunu söyledim. Onlardaki desenlerin her birinin anlam ve ruhunu anlattım ve bir çanta hediye ettiğim. Çok duygulandı. Şimdiye kadar aldığı en önemli hediyenin o olduğunu ifade etti hüngür hüngür ağladı."
|
|
|
|
|
|
|