|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İlk bakışta, içi boş bir soru. Sanki, bir üçüncü lig takımıyla 'şöhretler karması' maç yapıyor ve maçı kimin galip bitireceği soruluyor. Cevaplar, hazır: 'Uzmanlar' önceden seyrettikleri bir filmi anlatır gibi, enine boyuna 'Şöhretler karması'nın nasıl kazanacağını anlatıyorlar. ABD-İngiliz koalisyonunun Irak'a yaptığı saldırıya da 'maç mantığı' ile bakanlar, eksik değil. Herkes, ABD'nin, 'maçın normal süresi içinde' değilse bile, uzatmalarda galip geleceğini biliyor. Oysa, bir futbol maçı, ya da ağır siklet şampiyonuyla amatör bir 'hafif siklet' boksörünün müsabakası değil bu savaş. Ve böyle olmadığı için, galibi ve mağlubü, hakemin düdüğü çaldığı dakikada anlaşılamaz. Tarih, özellikle o tarihin içinde, tarihin o kesitinde yaşayan insanlar tarafından kolaylıkla kuşatılamayacak, ihata edilemeyecek kadar uzun ve karmaşık bir süreçtir. Bugünün olayları, ancak bugün tarih olduğu zaman gerçek anlamını bulur. Üç haftadır, ajanslardan, televizyon ekranlarından canlı olarak izlediğimiz savaşı da, spor erbabının maç yorumlarına benzer bir çabuklukla, hemen kavrayıp, tarih içindeki yerine yerleştiremeyiz. Tarihi perspektif, tarihi skor yazar gibi yazmak isteyenlerin düşündüklerinin aksine, bugün günü gününe yazılan skorların belki de hiçbirini göstermeyecek. Bush ve Saddam, belki de birer ayrıntı olarak kalacak o perspektifin içinde. Kim yaktı bu çocuğu?
Çocuklar, boş bir arsada top oynuyor. Müttefik uçaklarının karaltılarını görüyor çocuklar. Bir çocuk, uzaktan, hüzünle, sevgiyle kendisini seyreden babasına doğru koşuyor, uçakları görünce. Adımları yetmiyor. Yetişemiyor babasına. Uçağın sokak arasına fırlattığı ateş, babasına varamadan, yakıyor çocuğu. Babanın yüreğinde bir başka ateş yanıyor, çocuğunun yanmış bedenine bakarken. Kim yaktı bu çocuğu? Hayır, o çocuğu görmeye dayanmaz yürekler, koyamayız buraya. Resimdeki masum mavi gözlü çocuk, başka bir çocuk. Bush'tan önce Bush'tan sonra
Dünya, bu gerçeği de görüyor. Bu gerçek, Bush yönetiminin eline geçecek olan petrolden daha güçlü. Belki de, daha iki yıl öncesine kadar birçoklarında hayranlık uyandıran Amerikan rüyasını kâbus rengine boyayabilecek bir gerçek. Bu gerçeği görmek için, Amerika'nın, Bush'tan önceki ve Bush'tan sonraki 'sempati karnesi'ne bakmak bile yeterli. Bir gerçek daha var: Bir başka tarih yazılıyor, saldıranların, bomba atanların, öldürenlerin göremediği bir yerde. Ölü çocukların, ölü annelerin, babaların, katillerinin karşısına çıkarılacakları bir gün var.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |