|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ünlüler de takar Ünlülerin çoğunun takıntıları var. İbrahim Tatlıses, gazetelerinin kendisinden önce okunmasına dayanamazken, Bülent Ersoy, 13'ün uğursuzluğuna inanıyor. Her ayın 13'cü günü dışarı çıkmayan Ersoy, hiçbir anlaşmaya da imza atmıyor Tıpta 'Obsesif-Kompülsif Bozukluk' olarak bilinen takıntılı davranış veya düşüncelere, her elli kişiden birinde rastlanıyor. Takıntılar, çoğunlukla ciddi bir sıkıntıya yol açmasa da kişinin önemli oranda zaman kaybına yol açıyor, kişiye sıkıntı veriyor ve yaşamla, kendisiyle ve çevresiyle ilişkisini zorlamaya başlıyor. Evden çıkarken ocağı kapatmamış olabileceğinizden kuşkuya kapılıyor, geri dönüp ocağı kontrol ediyorsanız ya da evden çıktıktan sonra "Kapıyı kilitledim mi" diye çok uzakta olsanız dahi evinize gidip kapıyı kontrol ediyorsanız ya da yolda giderken önünüzdeki otomobillerin plakalarından gözünüzü ayıramıyorsanız, üstelik bu davranışlarınızı bir kere değil, sık sık yapıyorsanız, bu, sizin takıntı sahibi olduğunuzu gösterir. Birçok insanın sahip olduğu takıntılar ünlülerde de farklı şekilde kendini gösteriyor. KÖPEĞİM OLMADAN ASLA!
GAZETELERİNE DOKUNDURTMUYOR İBRAHİM TATLISES: Sabahları tüm gazeteleri gözden geçiren Tatlıses, kendisinden önce gazetelerinin karıştırılmasından hiç hoşlanmıyor. Tatlıses, bunun yanısıra yemeğe başlamadan önce bulunduğu masada yemek yenilmesini de istemiyor. RADYOSUZ DOLAŞMIYOR BUKET UZUNER: Evine ve işine yakın kafe ya da pastaneleri belirlemek en büyük takıntısı. Buket Uzuner'in bir diğer takıntısı da dünyanın neresine giderse gitsin basit ya da teknoloji harikası herhangi bir radyoyu da yanında taşıması. O KURBAĞALARA TAKMIŞ
KADİR İNANIR: Sabahları mutlaka bal yiyen Kadir İnanır'ın aynı zamanda bir cins kurbağa çeşidi olan gödenleri çok seviyor olmasından kaynaklanan bir takıntısı daha var. İnanır'ın evinde paspastan tuzluğa kadar herşeyin üzerini göden figürü bulunuyor.
|
|
|
|
|
|
|