AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Şans kapıyı çalmasın

Fonda, gerilim filmlerinin heyecan katsayısını yükselten melodilerinden aşağı kalmayan ürpertici bir müzik. Baba, ön tarafta yüce gösteri efendilerine hizmet etme temrinleriyle, vadedilen hediyeyi kazanabilmek için ecel terleri dökerken, evde binlerce kez başardığı halde, şimdi neden topu deliğe sokamadığını düşünüyor bir yandan, dağılmış yüzünün söylediğiyle...

Yirmide onbeş ıskalama hakkı var babanın, hepsini kullanıyor.

Başaramadıkça önemsizleşiyor, silikleşiyor kendi kendinin derinliklerinde.

Geride, beklentiler yığınıyla dopdolu aile üyeleri, korku-ümit karışımı yarım yamalak hareketlerle dua ediyor, yardımsız kalmış insanların güdüsel yönelimiyle...

Anne, abla ama, asıl iki küçük çocuk duruyor kıyıda, anbean yağmalanan bir inançla babayı seyreden.

Büyükler hiç renk vermiyor ön tarafta, önce marifetlerini kondisyonunu kaybetmiş eski bir sirk cambazı gibi tökezleyerek gösterme gayretinde çabalayan, zaman ilerledikçe beceremeyeceğini anlamışların son gayretiyle debelenmeye başlayan ve nihayet, yüreğinde 'olmadı n'apalım'lara sarıp sarmaladığı başarısızlığıyla, elinde çocuklarının gözündeki güven enkazıyla zavallıca geri dönüşü karşısında.

Aile fertlerinin daha yarı yoldayken çürüyen gülümsemeleri geliyor sonra.

Bu oyunda bir yanlışlık var

Ama işte çocuklar... Kötü son müziği eşliğinde, boynu bükük adımlarla yanlarına dönen babalarına bakarken, dudak kıvrımları yavaş devinimlerle aşağıya sarkarken, gözleri bulanıyor ve birden ağlamaya başlıyor annenin eteklerine tutunarak, bu oyunda bir yanlışlık olduğunu anlamış yüzleriyle. Burada, bildikleri oyunlardan alışık oldukları 'neşe'den eser olmadığını keşfediyor ufaklıklar yani.

Bu durumlarda söylenecek sözleri, takınılacak tavırları henüz öğrenmedikleri için, üzüntünün kesifleştiği anda ağlamaya vururken, 'Şans Kapıyı Çalınca' programıyla aslında kapılarını çalanın ne olduğu bilgisine birdenbire ulaşıyorlar anlayacağınız.

Çünkü henüz cılızdır çocuk içleri, dayanamaz olan bitenlere.

Fiyakayı toparlamaya çalışmak

Sonra ağlayan çocuklara sunduğu penguen taklidi ve lastik topla, eğlenmek, gülmek, hatta mümkünse hoplayıp zıplamak yönelimindeki gösterinin gözyaşıyla darmadağın olan fiyakasını toparlama gayretindeki sunucu Ali Sürmeli, küçüklere komiklikler yapmaya çalışıyor tutuk hareketlerle. Ama işte olmaz.

Bu ucuz düzenek bir daha adam olmaz derecede bozulmuştur bir kere.

Efendilerin gösterisinin azgın dişlilerine kazanacağı küçük bedeller karşılığında takılmayı, takılıp uzuvları kırıla kırıla dönmeyi, dönüp durmayı kabul eden büyükler neyse de, ne hakla, hangi cesaretle ilişilir çocuklara.

Bilmez mi efendiler ki, tam ortasında yayıla yayıla oturdukları yeryüzü, kırılır orta yerinden çocuklar ağladığında...


17 Nisan 2003
Perşembe
 
ÖZLEM ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED