|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'KOLACI'nın hazine telaşı
ABD yanlısı bir tavır alarak hükümeti eleştiren TÜSİAD Başkanı Özilhan, adamı Mustafa Uysal'ı Hazine Müsteşarı yapmak için kolları sıvadı. Medya ise Anadolu Endüstri Holding İcra Başkan Yardımcısı Uysal'ın adını öne çıkaran propaganda haberleri yapmaya başladı. ABD yanlısı bir tavır alarak hükümeti eleştiren TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, Hazine Müsteşarlığı'na kendisine yakın bir ismi getirtebilmek için kolları sıvadı. Özilhan'ın 21 yıldır yanında çalışan Anadolu Endüstri Holding İcra Başkan Yardımcısı Mustafa Uysal'ın şimdiki Müsteşar Faik Öztrak'ın görevden ayrılmasının hemen ardından Hazine Müsteşarlığı'na getirilmesini istediği belirtiliyor. Uysal'ın bu göreve getirileceği yönündeki propanga haberleri basında yer almaya başladı. Anadolu Endüstri Holding İcra Başkan Yardımcısı Mustafa Uysal'ın ismi medya kanalıyla öne çıkarılmaya çalışılıyor. Özilhan'ın sahibi olduğu şirketin yöneticisini Hazine Müsteşarlığı için ağır basan isim olarak göstermeye çalışan medya, Uysal'ın adını öne sürerek hükümeti etki altında bırakmak istiyor. Dün bir gazete, Hazine Müsteşarlığı'na atanacak yeni isim arayışında son aşamaya gelindiğini, Uysal'ın adının ön plana çıktığını yazdı. 1982 yılından beri Anadolu Grubu'nda görev yapan Uysal'ın bu yönüyle iş dünyasına ilişkileri sıcak tutmak için iyi bir isim olduğu öne sürülen haberde, atamanın Devlet Bakanı Babacan'ın ABD dönüşüne bırakıldığı kaydedildi. 21 yıldır Özilhan'la
Şu anda Hazine Müsteşarlığı görevini Faik Öztrak yürütüyor. Öztrak'ın bugün yapılacak IMF İcra Direktörleri Kurulu Toplantısı'nın ardından Ek Niyet Mektubu'nun onaylanmasıyla görevinden ayrılacağı belirtiliyor. Basının en güçlü aday olarak lanse ettiği Uysal, 21 yıldan beri Özilhan'ın Anadolu Grubu'nda görev yapıyor. Mustafa Uysal'ın patronu TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, özellikle Irak ve Kıbrıs gibi hassas dış politik konularda hükümeti haksız gerekçelerle eleştirmişti. Önce barışçıl çözümden yana olduklarını söyleyen Özilhan bir süre sonra "Dünya dengeleri içinde tek başınıza bu çözümü üretemeyeceğiniz bir noktaya geldiğinizde müttefiklerinizin yanında yer almalısınız" demişti. Özilhan şöyle demişti: "Bu birliktelik zararı en aza indirecek, kayıpların telafisini en yüksek düzeye çekecek önlemleri almak ve en önemlisi desteği gerçekçi bir düzeyde tutmaktır. Bugün devletin bütün kademelerinde tartışılan da bu değil midir? BM'de Irak'a müdahale konusu tartışıldığı zaman, bölgeyi yeniden şekillendirecek kararlara Türkiye taraf olmak zorunda kalmayacak mı? Kıbrıs'ta da çözüm arayışı konusunda aktif ve inisiyatifi ele alan bir tutum içinde olmayı savunduk, hâlâ da savunuyoruz."
|
|
|
|
|
|
|