AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R

"Çirkin adam Nouma"

Israrla çekindiğim, dikkat ettiğim, çok bilmişlik olarak nitelendirdiğim bir kelime. Ve onu cümle içinde kullanarak kendini üstün görme alışkanlığı yapan "BEN"... Ne güzel söylemiş. "Sen sen ol, ben deme" "Biz" diyorum Yeni Şafak yorumu olarak anlatmaya çalışıyorum.

Gelelim asıl konumuza... 4 Eylül 2001 Salı günü aynı sütunlarda "Jardel gitti sıra Nouma'da..." başlığı altında görüşümü anlatmaya çalışmıştım. Derken çirkin adam, Beşiktaş'ın temiz formasını çıkardı ve gitti. Kurtulduk derken "Beşiktaş Kulubünden alacağım kaldı", diye gevezelik etmeye başladı. Aradan iki yıl geçiyor ve Beşiktaş'ın Fransızca konuşan Romanya'lı hocası Lucescu efendi Nouma'ya ışık yakıyor. Ve istenmeyen adam bir anda Fulya'ya geliyor. Uzun süre takıma giremiyor, uslandım adam oldum mesajları veriyor. Ufak ufak takımdaki yerini alıyor. Son damlayı Fenerbahçe maçında gördük. Utanmaz adam attığı golde hiç bir beceri, maharet, ustalık yok. Sana "Alda at" gibi pas verdiler. Sonra büyük iş yapmış gibi karakterini ortaya koydun...

Hadi şimdi ayıkla pirincin taşını. Seni ilk şikayet edecek olan benim. İşte Yeni Şafak farkı diyerek noktalıyorum. Senin ne mal olduğunu Biz yazmıştık. Ne işin var Fulya'da, git Paris'e oranı buranı aç...


25 Nisan 2003
Cuma
 
BEKİR BORAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED