T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Yanlış hesap bu kez Silopi'den dönsün

Yaklaşan Irak Savaşı'nın Türkiye'den alıp götüreceği şeylerin ne olacağı, ne kadar olacağı ve nereye varacağı konusunda, ne kadar tahmin ve projeksiyon yapılsa azdır.

Bu projeksiyonlar herkes tarafından yapılmalıdır da... Zira, konunun sadece hükümetle ya da devletin kararını oluşturan kurumlarla değil; Türkiye'nin yarınıyla da yakından ilgisi vardır. Herşey gelip geçecek, geride rızası alınmadan Türkiye adına yazılmış bir tarih sayfası kalacaktır. "Büyük devlet... güçlü devlet... Müslüman devlet... bölgesel güç" gibi yaldızlı kavramlar da bu yeni tarihte yeniden tanımlanacaktır.

Nasıl bir savaşın tarafı olduğumuzu bir kez daha gözden geçirmekte ve "Amerika'ya destek vermezsek mahvoluruz" yargısının ne kadar vazgeçilmez olduğunu bir kez daha cesaretle sorgulamakta sonsuz fayda vardır. Vardır çünkü, eldeki bütün göstergeler, Türkiye Amerika'ya destek verse de mahvolacağını; bölgesel etkinliğinde, ekonomik varlığında ve siyasi değerinde onulmaz tahribatlar medyana geleceğini gösteriyor.

Eldeki kanla kalakalmak

Şu halde, "bu, bizim savaşımız değildir" cümlesi boş bir slogan muamelesi görmemelidir. Bize ait olmayan bir savaşa taraf olmak demek, o savaş kazanılsa da biz kazanamayacağız demektir. Elimiz kanlanacak, yüreğimiz dağlanacak ama asla kazanan olmayacağız Stratejik tercihlerimizin tamamı, IMF'de bağlı bulunan 1.7 milyar dolarlık kredinin serbest bırakılması ve ardından 4 milyar dolarlık kredi vaadiyle satın alınmışken zaten başka ne umulabilir!..

Musul-Kerkük petrollerinden pay mı, Kuzey Irak'ta toprak mı? Vazgeçtik, savaş sonrası Kuzey Irak'ta hoşumuza gitmeyecek yapılanmalardan emin olmak mı?

Askeri yığınak yaptığımız Kuzey Irak'ta bütün umduğumuz statükonun bugünkü gibi kalabilmesi yani orada, şu veya bu şekilde bir Kürt devleti kurulmamasıdır. ABD-İngiltere-İsrail ortaklığı Irak'ı yerle bir etse, petrolleri varil varil paylaşsa ve gözlerini oradan İran'a çevirip keyifle yeni bir işgal planına girişe bile biz; sadece burada bir Kürt devleti kurulmamasını kazanç sayacağız. Beklentilerimizin gerçekçi üst limiti budur.

Ama temel gerçek, eğer işler Amerika'nın planladığı gibi gelişirse, Irak'ın toprak bütünlüğü şeklen kalsa bile bunun ancak yeni bir idari haritayla mümkün olabileceğidir.

O harita çizilmeye başladığında ise, Türkiye'nin stratejik değeri artık beş para etmeyecektir.

Bilinçaltı!..

Nitekim, savaş sonrası ne olacağını bugünden belli eden birçok malzeme de ortalıktadır. Bunları değerlendirmek ve Amerika'nın Türkiye'ye bakış açısını yakalamak için satır aralarını okumak yeterli olacaktır.

Mesela....

Önce Başbakan Abdullah Gül, "ben şeyh ya da emir değilim" cümlesiyle tepki göstermişti. Ardından askerler de çok kızdılar ve "biz Gurkha değiliz" diyerek sert çıktılar!...

Başbakan'ın tepkisinin nedeni, Amerika'nın Türkiye'den taleplerinin bir an önce ve demokratik mekanizmalarda gecikme olmaksızın karşılanmasına yönelikti. Askerler ise Kuzey Irak'ta görev yapacak Türk birliklerinin ABD'li komutana bağlı olmasına tepki göstermektedirler. İngilizler'in Nepal'den getirdikleri askerlere Gurkha denirmiş, Türk Silahlı Kuvvetleri böyle olmadığını Türk basını aracılığıyla ilan etmektedir.

İlk başta onur gösterisi gibi algılanabilecek bu tepkinin işaret ettiği bir gerçek var. O da Türk Silahlı Kuvvetleri'ne perde gerisinde Gurkha muamelesi yapıldığıdır. Demek ki Amerika, bölgede rahat manevra yapabilmek için Türk hükümetine emirlik gibi, Türk askerine de komutası altındaki birliklerden bir birlik gibi davranmakta ve bunu da hissettirmektedir.

Türkiye'nin içinde bulunduğu yanlış hesap karar vericilerin psikolojisinden de bellidir.

Söylenen her söz, atılan her adım; hesabın yanlışlığını anlamak için Bağdat'ın işgalini beklemeye gerek olmadığını göstermektedir.


12 Şubat 2003
Çarşamba
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED