T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Ulvî bir iletişim sistemi olarak Kurban-ve-Bayram

Kültürü, genelde, hayatın temel dinamikleriyle pek fazla ilgisi olmayan ölü ve kuru bir kavram olarak düşünürüz. Oysa gerçekte bu tür bir kültür anlayışı, son derece yanlıştır. Çünkü kültür, özlü bir şekilde tanımlamak gerekirse, bir inançlar, değerler, anlamlar, semboller ve pratikler sistemidir. Her kültür, başlı başına bir anlam ve anlamlandırma sistemi ve pratikleri üretir.

Kültüre hayatiyet kazandırmak...

Bir kültürün varlığını sürdürebilmesi, hayatın veya gerçekliğin, görünür/fiziksel ve görünmez/fizikötesi yanlarını ve alanlarını aynı anda mezceden, harmanlayan anlam haritalarını ve anlamlandırma pratiklerini, değişen koşullarda sürgit yeniden icat ve inşâ edebilmesine, yeni şekillerde yeniden üretebilmesine bağlıdır.

Müslümanlar, çift yönlü bir temassızlık sorunu ile malûl oldukları için Müslümanlar'ın hem İslâm'la, hem de hâkim kültürle ilişkileri pek çok bakımdan sorunludur. Bu nedenledir ki, Müslümanlar'ın, İslâm kültürünü her bakımdan yeniden-üretebilecek başarılı bir performans gösterebildiklerini söyleyebilmek zordur.

Ancak her şeye rağmen, İslâm'ın, bakışları sakatlanmış, bilinçleri yaralanmış ve kişilikleri parçalanmış bugünkü Müslüman toplumlarda bile hâlâ başlıca kimlik pekiştiricisi rolü oynadığını görüyoruz. Bunun nedenlerinin neler olduğu meselesi, üzerinde kafa yorulması gereken esaslı bir soru/n/dur; ama başta Müslüman aydınlar olmak üzere bu ve benzeri soru/n/lar üzerinde kafa yorulmaması dikkat çekicidir.

Bugün İslâm'la ilişkileri sorunlu Müslüman toplumlarda bile İslâm'ın en belirgin ve en esaslı kimlik pekiştiricisi rolü oynamasını mümkün kılan "şey"lerden biri, Kurban-ve-Bayram örneğinde gözlenen, (birazdan açımlayacağım) hayatımızı anlamlı kılan en köklü anlam ve sembol haritalarının ve anlamlandırma pratiklerinin, hayatımızda, hayatımızın sürüyor olmasında hâlâ merkezî bir role sahip olmasıdır.

Kurban kök-paradigması

Ernst Cassirer, The Philosophy of Symbolic Forms (Sembolik Sûretlerin Felsefesi) başlıklı başyapıtında, insanların kendilerini ve dünyalarını dil, mit ve bilgi'nin oluşturduğu temel mekanizmalar yoluyla tanıdıklarını ve temsil ettiklerini söyler. Ve ekler: Dil'imizin, mitlerimizin ve bilgilerimizin işlevsel olarak varlığını sürdürmesini mümkün kılan mekanizmalar, geliştirdiğimiz sembol (ve anlam) haritaları yoluyla hayat ve hayatiyet kazanır. Benzer gözlemleri farklı şekillerde de olsa Victor Turner, Clifford Geertz ve Levi-Strauss gibi antropologların, Roland Barthes ve Peter Berger gibi çağdaş düşünürlerin de yaptığını anımsatmak isterim.

Kurban Bayramı, İslâm'ın sunduğu insan, dünya/eşyâ, kozmik dünya ve Tanrı tasavvurunu, tek başına özetleyen zengin bir anlam ve sembol haritası sunar. Kurban-ve-Bayram'a bir iletişim sistemi olarak yakından bakarak bu zengin anlam ve sembol haritasının kodlarını çözelim.

Dinamik bir iletişim sistemi

Bunun için Kurban-ve-Bayram'ın en temel kök-paradigması olan "kurban" kavramını açımlamamız gerekiyor: Kurban sözcüğü, kurbiyyet, yani yakınlık veya yakınlaşma sözcüğüyle aynı anlam kümesine ait. Kurban'ın terminolojik anlamı, Yaratıcı ile yakınlık kurmak, yakınlık kesbetmek, Yaratıcı'ya yak/ın/laşmak demek. Dolayısıyla kurban kavramı ve eylemi, insanın Yaratıcı'sı ile iletişim kurduğu bir "vasat" ve "vasıta" işlevi görüyor: Canlı/fiziksel bir "varlık", sembolik olarak fizikötesi bir eyleme (ibâdete) aracılık ediyor.

Burada geliştirilen iletişim sistemiyle Müslümanlar, hem Yaratıcı'ya olan ibâdetlerini yerine getirmiş oluyorlar, Yaratıcı'yla ilişkiye geçiyorlar; hem de kendi aralarında fizikle fizikötesi gerçekliği aynı anda mezceden, bütünleştiren, buluşturan bir iletişim biçimi geliştiriyorlar.

İşte Bayram, farklı bir zaman anlayışının, yani Müslümanlar'ın, mevcut toplumsal ve kamusal zaman anlayışını delip geçen ve zamanı bütünüyle farklı bir şekilde idrâk etmelerini ve "kullanmalarını" mümkün kılan yepyeni bir kültürel, toplumsal iletişim sisteminin vücut bulmasına imkan tanıyor: Bayram'dan önceki iş'le ev arasındaki koşuşturmacanın rutinine ve mekanikliğine indirgenen zaman anlayışından, zaman'ı istedikleri şekilde, daha özgürce kullanmalarını mümkün kılan bir toplumsal/kültürel iletişim sistemine geçiş sözkonusu oluyor.

Böylelikle bir yandan bayramın manevî havası ve atmosferi, Müslümanlar arasında barış, esenlik, sevgi ve kardeşliğin esmesini sağlıyor; öte yandan bayramda kesilen kurban'ın bir anda şekillendirdiği ekonomik ve toplumsal ilişki ve iletişim sistemi aracılığıyla Müslümanlar arasında dayanışmanın, yardımlaşmanın, istikrarın, bütünleşmenin ve yekvücut olmanın imkan dahiline girdiği bir mahall'in hayatiyet kazanması, hayat bulması, hayat haline gelmesi sözkonusu oluyor.

Kurban-ve-Bayram, "kurban" / "yakınlaşmak" kök-paradigması ekseninde şekillenen yepyeni bir iletişim sistemi, müslümanlığın sunduğu sembol ve anlam haritalarının, anlamlandırma pratiklerinin toplumsal, kültürel ve ekonomik hayatta hem dünyevî (fiziksel), hem de uhrevî (fizikötesi) düzlemlerde tüm zenginliğiyle, derinliğiyle ve kanatlandırıcılığıyla tezâhür ettiği, kendine özgü bir zaman ve mekân idrâki yeşerten bir dünya tasavvuru ve hayat tarzı üretiyor.

Böylelikle tüm müdahalelere, engellemelere ve çabalara rağmen, kurban-ve-bayram, Müslümanlar'ın, İslam'ın sunduğu sembol ve anlam haritalarına yeniden hayatiyet kazandırma dinamizmlerini koruduklarını bir kez daha gözler önüne sermiş oluyor.

İşte her yıl, kurban etrafında kopartılan o ilkel ve iğrenç vâveylânın, gürültü ve patırtının nedeni, bu mükemmel iletişim sisteminin sakatlanmasından ve çökertilmesinden başka bir amaca matuf değil. Ancak İslâm'la ilişkileri neredeyse kopma noktasına geldiği için bakışları sakatlanan, zihinleri iğdiş edilen, bu topluma ve dünyaya şaşı bakan tuhaf medyatörlerimiz, karşılarında ne denli köklü, aslî, ulvî, muhkem ve muhteşem bir iletişim sistemi olduğunu farkedebilecek zihinsel/entelektüel/manevî donanımdan yoksun oldukları için, estirdikleri "terör havası"nın, bir anda tuzla buz olduğunu görünce şaşkınlıkları bir kez daha artıyor kaçınılmaz olarak.


12 Şubat 2003
Çarşamba
 
YUSUF KAPLAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED