|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yargıtay, sık sık borçlularla kefillerini karşı karşıya getiren, vatandaşları kardeşine kefil olmaktan korkutan duruma açıklık getirerek kredi kartı kefilinin sorumluluğunun sınırlı olduğuna ve asıl borçlu gibi sorumlu tutulamayacağına hükmetti. Davacı banka ile bir vatandaş arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi çerçevesinde vatandaş 57 bin 259 dolar harcamada bulundu, borcun bir kısmını ödedi ve yurtdışına gitti. Bunun üzerine, banka, borcun kalan kısmı olan 19 bin 339 dolar, 31 bin 622 dolar faiz ve bin 582 dolar gider vergisi olmak üzere toplam 52 bin 543 doların tahsili istemiyle kefil aleyhine dava açtı. Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada, davalı kefilin avukatı, müvekkilinin, kefalet sınırının toplam 10 bin dolar olduğunu savunarak, davanın reddini talep etti. Yerel mahkeme ise davayı kabul etti. Davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Kefiller asıl borçlu ile bir tutulamaz
Kredi kartı kefilinin yasal çerçevede boşluk bulunan sorumluğuna açıklık getirilen 11. Hukuk Dairesi kararında, kredi kartı sözleşmesinde, kefilin sorumluluğunu düzenleyen bir hüküm bulunmadığına dikkat çekilerek şöyle denildi: "Kefilin sorumluluğuna ilişkin sözleşmede özel bir hüküm bulunmadığına göre, kefilin sorumluluğu sözleşme süresi boyunca azami (10 bin dolar) asıl borç, kefilin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren uygulanacak yasal faiz ve borcun diğer giderleri ile sınırlıdır. Aksinin kabulü kefaletin sınırını belirsiz hale getireceğinden hukuken olanaklı değildir. Kefilin asıl borçlu gibi sorumlu tutulması doğru görülmemiştir."
|
|
|
|
|
|
|