|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
RECEP YETER İSTANBUL
Köyde bayram ziyafeti İç Anadolu'da bayram yemeklerinin tadına köy odalarında bakılır. Bayramlıklarını giyen köyün erkekleri, saatler öncesinden köy camilerini doldurmaya başlarken, evlerde ise bayram yemeği için hummalı bir çalışma başlar. Ev hanımları pirinç ve sütle yaptıkları sütlü çorba kazanlarını kaynatmaya başlarken, diğer yanda günler öncesinden hazırlanan baklava tepsileri köy odalarının yolunu tutar. Namazdan çıkan erkekler, bayramlaşmanın ardından evlerine uğrayıp aileleriyle de bayramlaştıktan sonra yanlarına aldıkları tahta kaşıklarla köy odalarında kurulan sofraların başında üçerli beşerli toplanırlar. Ev hanımları da kendi aralarında evlerde bir araya gelirler. Kurbanların kesilmesinden sonra başlayan ziyaretlerde ise gelen her misafire sarma, tatlı ve kesilen kurbanın etinden ikram edilir. Sofralar eksik olmaz
Bayram yemeklerinin önemli özelliklerinden birisi de kuşkusuz ki sofraların hiç kalkmamasıdır. Özellikle aile büyüklerinin evlerinde kurulan sofralar bayram süresince gelen misafirler için sürekli açık tutulur. Misafirin sofraya oturmaması görgüsüzlük kabul edilir. Kimi yörelerde ise bayram yemeği birinci gün, öğle yemeği vaktinde tüm akrabaların ailenin en büyüğünün evinde toplanmasıyla gerçekleştirilir. Çoluk çocuk oluşturulan sofralara bâzan onar kişi onar kişi, bâzan hep beraber oturulur, onbeş-yirmi kişi bir arada yemek yer, sofrabaşındaki büyüğün duasıyla başlayan yemek neşeyle devam eder ve böylece 'bayram yemeği', ailenin mutluluğuna sebep olur. Sofralar ise her ailenin kendi durumuna göre yaptığı zerde, irmik helvası ve tatlılarla bezenir. Taş dibeklerde dövülerek kabuğu çıkarılmış yumuşak buğdayın, koyun etiyle büyük kazanlarda ve bol odun ateşinde iyice pişirilmesiyle oluşan keşkek ise kimi yörelerde bayramların değişmez yemekleri arasında yerini alır.
|
|
|
|
|
|
|