|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bazıları buna "PR" diyorlar, Türkçedeki karşılığı 'halkla ilişkiler'; ancak, 'PR' yapan devlet olunca, buna, "Psikolojik savaş" demenin daha doğru olacağı kanaatindeyim ben... Biz bayrama hazırlanırken, ABD, Irak konusunda ciddi bir 'PR' ('psikolojik savaş') kampanyası başlattı... Önce, dışişleri bakanı Colin Powell Senato Bütçe Komisyonu önüne çıktı. "11 Eylül eylemcileri Irak'tan destek aldı" dedi ve ekledi Powell: "Elimizde el-Kaide örgütüyle Saddam arasındaki bağı açık eden yeni bir kaset var..." Powell'ın bu konuşmayı yaptığı sırada, aynı binada İstihbarat Komisyonu önüne çıkan FBI başkanı Robert Mueller ile CIA direktörü George Tenet de, Amerikan halkını korkutmak için ellerinden geleni esirgemediler. Mueller, "El-Kaide ile irtibatlı yüzlerce militan aramızda yaşıyor ve Amerikan hedeflerine saldıracakları günü bekliyorlar" dedi... George Tenet ise, 'tehdit alarmı' iki gün önce bir üst düzeye çıkartılmış olan ülkede, bu kararı savunmak için, karşısındaki senatörlere, "Tehdit çok ciddi, her an saldırıya uğrayabiliriz" mesajını aktardı. "Elimizde, el-Kaide örgütünün ülkemizi hedef aldığına dair bilgiler var" demeyi de ihmal etmedi CIA direktörü... Siz Amerikalı olsanız, CIA ve FBI gibi adları bile korkutucu istihbarat örgütlerinin en tepe yetkililerinin "Hayatınız tehlikede" dediğini duyar, onların bu sözlerinin, ülkenin dışişleri bakanı tarafından "Elimize geçen kasette Üsame bin Laden de bunları doğruluyor" teyidinde bulunduğunu fark ederseniz ne hissedersiniz? Korkarsınız, değil mi? Korkar ve 'milli dâvâ' ile ilgili kuşkuları geriye atar, liderin ardında saf tutarsınız... 'PR' veya 'psikolojik savaş' denilen süreç bunu sağlamak için zaten... Nitekim, Gallup kuruluşu, 2001 ekim ayından buyana düşen 'terör korkusu' eğiliminin, yeniden yükselişe geçtiğini bildiriyor. Ocak 23-25 arası yapılan ankette, sadece yüzde 8 "Teröre kurban gitmekten çok endişeliyim", yüzde 39 da "Biraz endişeliyim" demişken, Şubat 7-9 arası yapılan ankette oranlar değişmiş: "Çok endişeliyim" (yüzde 13) ve "Endişeliyim" (35)... Aynı anket bugün yapılsa endişenin müthiş arttığı görülecektir... Bu son 'PR' kampanyasının temelinde yine o bildik isim bulunuyor: Amerikan halkını yeni bir dehşet dalgasıyla endişelendiren kişi, 11 Eylül eylemcilerinin 'akıl hocası' ilân edildiği için, o sırada bulunduğu Afganistan'a savaş açılan Üsame bin Laden... O zaman ilişki kasetlerle kurulmuştu, bu defa da endişeyi tetikleyen yine bir kaset oldu... Ancak bu defaki kaset biraz 'erken doğum' ile geldi; hatta buna 'sezaryanla doğum' bile denebilir... Colin Powell, "Komisyon önünde iddialarımı destekleyecek bir şeyler bulun" demiş olmalı ki, eline son anda tutuşturulan ve bir süre sonra mesajının yanlış olduğu ortaya çıkan bir notu okudu karşısına çıktığı senatörlere. Ellerinde bir kaset bulunduğunu, orada, Üsame bin Laden'in kendi sesinden, Irak yönetimi ile ilişkisini itiraf ettiğini söyledi Powell... Biliyorsunuz, Üsame bin Laden kasetlerinin ilk dağıtım mercii bugüne kadar hep el-Cezire televizyonuydu. Powell'ın ağzından "Üsame kaseti" sözcükleri çıkar çıkmaz, hemen herkes, dönüp el-Cezire televizyonuna "Sizde var mı?" diye sordu... Şimdi sıkı durun: El-Cezire'nin ilk açıklaması, "Hayır, bizde yeni bir kaset yok" oldu... Ancak, aynı gün, öğleden sonra, el-Cezire, kasetin varlığını doğruladığı gibi 15 dakika tutan görüntüleri de yayınladı... Şimdi ne beklersiniz? Kasette konuşan Bin Laden'in ABD'yi hedef aldığını, Washington'un saldırıya hazırlandığı Irak'a sahip çıktığını değil mi? Ajansların, hakkında "Üsame bin Laden olduğu söylenen kişi" diye ihtiyatlı bir dil kullandıkları kaset tam bir sürprizle karşımızda... Kasetteki kişi, Amerika'nın bölgedeki destekçilerini Nijerya, Fas, Yemen, Pakistan, Ürdün ve Suudi Arabistan diye saydıktan sonra buradaki rejimlerin değiştirilmesini istiyor... Bu noktaya kadar sürpriz yok. Esas sürpriz şurada: Saddam ve etrafından "Bağdat'taki münafıklar" diye söz ediyor aynı kişi ve "Irak'ta sosyalist bir rejim var" deyip ekliyor: "Sosyalistler bizim nazarımızda kâfirdir..." Konuşmasının bir başka yerinde de kâfirlerin kanının helâl olduğunu ilân ediyor kasetteki Üsame bin Laden... Şaşırtıcı, değil mi? Colin Powell'ın bu tür kasetlerin neredeyse bütün sihrini kaçırmayı göze alarak el-Cezire televizyonundan önce açıklama ihtiyacı duyduğu konuşma, içeriğine biraz daha yakından bakıldığında, Washington'un arzusuna ters bir sonuca ulaştırıyor insanı. Kasetteki Bin Laden, kendisi ve örgütüyle Saddam Hüseyin arasında işbirliği bulunduğuna dair 'kanıt' sunmuyor, o da Irak'a saldırıyor... Tabii bu denli ayrıntıların pek farkında değil Amerikan halkı... Onlar liderlerinin ne dediğine bakıyorlar. Powell, Mueller ve Tenet, "Irakla el-Kaide arasında işbirliği var" dediklerine göre... 11 Eylül'den hemen sonra el-Cezire'nin yayınladığı kasetler CNN'e de taşınınca, Condoleeza Rice, Amerikan televizyonlarını, "Lütfen teröre âlet olmayın" diye uyarmış, "Teröristler kendi aralarında bu kasetlerle haberleşiyor olabilir" gerekçesiyle yayından vazgeçirmişti. Bu defa, Bush'un özel kanalı gibi çalışan Fox-Tv kasetin bütününü sundu izleyicilere... 'PR' veya 'psikolojik savaş' çok taraflı bir süreç...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |