|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İlişkilerin 'rasyonel' zeminde yürüdüğü bir dünyada yaşıyor olsaydık, son birkaç günün gelişmeleri sonunda arkamıza yaslanıp rahat bir nefes alabilirdik. 'Post-modern' bir dünyada yaşıyoruz ve böyle bir dünyada kimseye rahat-huzur yok; özellikle de bizlere... Birleşmiş Milletler'in (BM) Amerikan dayatmasına boyun eğmemesi, hafta sonu neredeyse bütün yeryüzünün "Savaşa hayır" diye haykırılan protesto mitinglerinde buluşması, Washington'u mesken tutan 'savaş lobisi' için fazla bir anlam taşımıyor... Tabloyu doğru okuyalım: Amerikalı savaş planlamacıları, kapalı kapılar arkasında çetin pazarlıkları da içeren yeni yöntemlerle 'uluslararası meşruiyet' arayışlarını sürdürürken, yanlarında kimseyi bulamasalar bile, Irak'a saldırmayı göze alabilecek gibiler. 150 bin askerini Körfez bölgesine gönderen ABD, birkaç milyon insan sokaklara taştı diye, gemilerini geriye çekecek değil... Savaş olduğunda Irak üzerine yağacak bombalar dahil bütün operasyonun faturasını, yerleşeceği bölgede musluğunu ele geçireceği petrolleri piyasada satarak, Irak'a ödetmeyi hesaplıyor Washington; yarıda kalmış bir operasyonun masraflarını kim ödeyecek? Bu sorunun akla getirdiği problem size basit gibi gelebilir, oysa Washington açısından, konunun 'bütçe'ye ilişkin yönü, en az itibarını korumak kadar önemli. ABD, Körfez Savaşı'nın faturasının neredeyse tamamını 'müttefikleri'ne ödetmişti. Daha şimdiden milyarlarca dolara ulaşmış, kullanılacak bombalarla 60 milyar dolara çıkması beklenen Irak'a savaşın masraflarını ödeyecek 'müttefik' yok ortada. Irak'a saldırmaz ve petrol musluklarını ele geçirmezse, Amerikan ekonomisi, şimdiye kadarki Irak mâcerasından müthiş etkilenecektir. Bu da, işbaşında bulunan Bush ve ekibinin siyaseten sonu anlamına geliyor... Bu duruma düşmektense, dünyayı yangın alanına dönüştürmeyi göze alabilecek bir ekip bu. Ekibin basındaki destekçilerinden Thomas Friedman, dün, 'red cephesi' içerisinde yerini alan Çin'i, şantaj anlamı da taşıyan cümlelerle, hizaya gelmeye dâvet ediyordu... New York Times (NYT) yazarı, "Dostlarım" diye hitap ettiği Çin yönetimine, "Bir 11 Eylül eylemi daha olursa haliniz harap" diyor. En iyisi, yazdıklarını beraberce okumak: "En son baktığımda, Çin'in, kalkınmasını, dünya pazarı -özellikle de ihracatınızın yüzde 40'ını gönderdiğiniz ve 100 milyar dolar ticaret fazlası vermenize yol açan Amerikan pazarı- için üretme üzerine oturtamaya karar verdiğini fark etmiştim. Bir 11 Eylül daha olursa kalkınma stratejiniz gerçek bir sıkıntıya uğrayacak, bu da Çinli liderlerin sıkıntıya uğraması demek..." Gördüğünüz gibi, NYT yazarı, bizim "Washington yönetimi savaş kararından dönemez, aksi halde siyaseten perişan olur" tespitimizi dayandırdığımız değerlendirmeyi "Washington yönetimi siyaseten perişan olmaktansa Çinli liderlerin başını sıkıntıya sokmayı yeğler" biçimine sokarak Pekin'i tehdit ediyor... Çinli 'dostlarının' bilmesini istediği şu: "Yeni bir 11 Eylül, ya da Kuzey Kore'nin atacağı bir füze, Amerika'da açık toplumun sonu olacak, bu da küreselleşmeyi durduracaktır. ABD sınırlarını daha sıkı korumaya alınca, limanlarına gelen gemileri üç kez denetleyecek, özgürlükleri sınırlayacak, bu da global ekonominin bütününü yavaşlatacaktır." Gazete sayfalarına yansıyan bu açık tehditlerin, Washington yönetimi ve onun 'resmî' temsilcilerinin ağzıyla, kapalı kapılar ardında görüşülen her ülkedeki muhataplara hangi ifadelerle yansıtıldığını tahayyül etmek zor değil. Washington, BM'deki 'red cephesi'ni bölüp işlevsiz hale getirmek ve Irak operasyonunda desteğini mutlaka almak istediği Türkiye'yi kendisiyle işbirliğine zorlamak için elinden geleni yapacaktır. İhtilâfın savaşsız çözümünü isteyenlerin, son hafta yaşananlarla gevşemek yerine, çalışmalarını hızlandırmalarının esas şimdi zamanı. ABD'deki şahinlere koz vermemek için dünyayı tehdit eden 'kitle imha silâhları'nın özellikle Ortadoğu bölgesinde yok edilmesini sağlamak gerekiyor sözgelimi. 'Nâfile çaba' ile geçireceği her geçen günün zararlarını artıracağını anlayan Bush yönetimine, "Zararın neresinden dönersen kârdır" atasözümüzü öğretmek de Türkiye'nin görevi... Savaş lobisini geriletmek için ilişkileri yeniden 'rasyonel' zeminine taşımak şart.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |