T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R
Cazın harika dünyası

New York'ta yaşayan caz müzisyenimiz İlhan Erşahin, Doublemoon Records'tan çıkan "Harikalar Diyarı (Wonderland)" ve "Love Trio" adlı iki albümüyle gündemde. Erşahin, her yeni projesinde birbirinden keyifli müzik demetiyle dinleyenlerinin karşısına çıkıyor.

  • HAVVA SETENAY İLHAN
    Birçok kişinin beğenisini kazanan 'Ezan'' isimli parçanızla, müziğin her rengine açık olduğunuzu gösterdiniz. Türkiye'de caz denilince çok kısıtlı düzeyde dinleyici kitlesi bulunan bir müzik türü anımsanırken, caza yeni yorumlar getirmeye devam edecek misiniz?

    Evet, benim yapmaya çalıştığım şey sürekli yeni projeler üretmek... Tarz ve tür zaman içersinde değişebilir, etkilendiğim herşeyi müziğime katmak istiyorum.

    Wonderland'da tek vokal yerine farklı vokallerin kullanılmasının özel bir sebebi var mı?

    Hayır, bu albümü benim İstanbul ile olan ilişkimin, Türk müziğine olan merakımın, Hüsnü Şenlendirici ve ekibiyle geçtiğimiz yıl yaptığımız uzun Amerika turnesinin ve Türkiye'de verdigim konserler sonrasında ortaya çıkan bir döneminin ürünü sayabiliriz. Ortaya evrensel olduğu kadar bizden, eklektik olduğu kadar da rafine bir albüm çıktı. Hüsnü Şenlendirici, Türk folk müziği örneklerini, çagdaş dünya müziği formlarında buluştururken Roman müziğinin ateşli doğaçlamalarından güç aldı. Albümdeki tüm besteler bana ait. Müzisyenler New York'un özgür ve evrensel ortamında yeşeren caz dünyasında kendilerine yer edinmeyi başarmış Türk, Danimarka, Alman, Yeni Zelanda vatandaşı olmaktan öte bir caz müzisyeni olma kimliği taşıyan dört maceraperestin, İstanbul'un en yırtıcı üç müzisyeni ile buluşmasını ifade ediyor.

    Bir söyleşinizde kendinizi Amerika'da blues, Jimi Hendrix dinleyince başka türlü, Türkiye'de ya da Avrupa'da dinleyince başka türlü hissettiğinizi, bu tür müzikleri Amerika dışında dinleyince size o kadar iyi gelmediğini söylüyor, hatta "Türkiye'de de Türk Halk Müzigi dinleyince kendini iyi hissediyorsun'' diye de bir söz sarfediyorsunuz. Gerçekten bir müzik türü doğduğu topraklar dışında başka kültürlere kolaylıkla monte edilemez mi?

    Tam böyle denemez çünkü burada Laço'dan Hüsnü Şenlendirici ile geçen yıl yaptığımız uzun Amerika turnesinde yakından gördüğüm şey şu; Amerika'da hatta Avrupa'da etnik müziklere inanılmaz ilgi ve merak var, bu müzik türü çok merak ediliyor, ama bazı etnik ezgiler de sadece doğdukları yerde iyi duruyor. Çünkü çok yerel kalıyorlar.

    Sizin şiirsel plaklar anlamına gelen Wax Poetic adlı çok yönlü projenizle Nublu adını verdiğiniz yeni projeniz arasında bir dirsek teması olacak mı? Ya da iki projenin birbirini besleyen ve birbirinden ayrılan yönleri nelerdir?

    Kısaca Nublu adını verdiğim konsept projem; benim yeni projelerime aynı zamanda ev sahipliği yapan ve müziğimi, endüstrinin çeşitli kaygı ve baskılarından bağımsız üretmek ve çalmak amacıyla Amerika'da hayata geçirdiğim, New York'un önde gelen caz müzisyenlerini kendi müziği ve vizyonu etrafinda toplayan bir plak sirketi ve bu projelerin tohumlarının atıldığı, denemelerinin yapıldığı East Village'daki kendine ait bir performans mekanından (cafe) oluşuyor. Wax Poetic'de bu projelerim içinde en güncel soundu olanlara örnek diyebilirim.

    İlhan Erşahin kimdir?

    1965'de İsveç'de doğan İlhan Erşahin, amatör müzisyenlikten profesyonel müzisyen olma yolundaki ilk belirtileri 19 yaşına geldiğinde göstermiş. Müzikal kariyerine temkinli ve sağlam adımlarla yürüyen sanatçı, bu nedenledir ki "Allah vergisi yetenek" tanımına "kişisel birikim'' kavramını da eklemiş. 20'li yaşlarında New York'ta müzik kariyerini sürdürmeye karar veren sanatçının, ünlü müzik okulu Berklee'den aldığı bir burs ile Amerika'ya gitmesi, caz dünyasının yeraltı kahramanlarıyla tanışmaşına vesile olur. 1994'de 4. Uluslararası Akbank Caz Festivali'nde Türk dinleyicisiyle kucaklaşan Erşahin, 1996'da 3. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'ne, 1997'de ise Eddie Henderson ile Cemal Reşit Rey Konser Salonu'ndaki unutulmaz konsere katılarak dinleyicisiyle arasındaki gönül bağını pekiştirir. Türk geleneksel motiflerinden funk müziğe kadar her türlü ezgiyi yaptığı müzikle kaynaştırmayı başaran ünlü müzisyen, "Ezan" isimli bestesiyle pekçok kesimin beğnisini kazanmıştı.

  •  
    Bir mizah şaheseri!..
    "Muhalif Tebessüm"ün yazarı Mehmet Şeker'in başlıca özelliği; yaşadığı hayatla -tâbir câizse eğer- mîzahlı düşünceyi, yahut düşünce dolu mîzahı kaynaştırmış bulunmasıdır...
    Altın Ayı, 'In This World'un
    53. Berlin Film Festivali'nde "Altın ve Gümüş Ayı" ödülleri verildi. İngiliz yönetmen Michael Winterbottom'un "In This World" filmi "Altın Ayı" Ödülü'ne layık görüldü. Film, Batı'ya gitmeye çalışan 2 Afgan mültecinin yaşamını anlatıyor. En iyi kadın oyuncular olarak ünlü Amerikalı yıldızlar Nicole Kidman, Meryl Streep ve Julianne Moore da "The Hours" (Saatler) filmindeki rollerinden dolayı "Gümüş Ayı" Ödülü'nü aldılar. En iyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü ise George Clooney'in ilk yönetmenliğini yaptığı "Confessions of a Dangerous Mind" (Tehlikeli Aklın İtirafları) filmindeki rolü ile Sam Rockwell kazandı. En İyi Yönetmen Ödülü de, "Son Frere" adlı filmi ile Fransız yönetmen Patrice Cheraeu'ya verildi.
    Paldır küldür polemik
    Haftalık "paldır kültür dergisi", "Hayvan", Metin Üstündağ'ın yönetiminde çıkmaya başladı. Çıkar çıkmaz da, ilk sayı için biraraya gelen Yaşar Kemal ve Oğuz Aral'ın yaptıkları "dost sohbeti" nedeniyle paldır küldür bir polemiğin içine düştü. Üstündağ, aralarında İhsan Oktay Anar, Yılmaz Erdoğan ve Arif Damar gibi isimlerin yazdığı Hayvan için "Amacımız kaliteli bir kültür-sanat dergisi yapmak ve en fazla sayıda okura ulaşmak" diyor.
    17 Şubat 2003
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED