|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
OSMAN AKKUŞAK
Kitabın yazarı işbu Mehmed Şeker'in başlıca husûsiyeti; yaşadığı hayatla -tâbir câizse eğer- mîzahlı düşünceyi yahut düşünce dolu mîzahı, kaynaştırmış bulunmasıdır... Yüzüne bakarsanız, üzgün müdür yorgun mudur, yoksa gülümsüyor mu, hemen karar veremezsiniz.. selâm verseniz, bir haber verseniz, yahut birşey sorsanız size söylediği iki kelime karşısında gülmekten kırılırsınız.. yahut da mübalâğa, tezad dolu lâkırdıları sizi hem şaşırtır, hem de yerlere yatırır... Onun için bizim Mehmet, kendisi başlıbaşına bir mizahtır, bir hicivdir. Hemen belirtelim ki, hicvettiği insanların canını çok yakmayan bir heccavdır.. Acımasız değildir.. ince ince hicvederken, bir taraftan da okşamasını, bir tesellî payı bırakmasını bilir. Esprilerinde, hicivlerinde ironi ile tenkid içiçedir.. Sözlerinde ve mizahında zaman zaman dervişâne bir tevekkülün varlığını gözleyebilirsiniz.. bu tevekkül, zannederim, hem yazanı, hem adı geçeni, hem de okuyanı rahatlatıyor... Mehmet, gönlü olunca, her olaydan, her sözden espriler ve komiklikler îcad eden bir fabrika gibidir.. Bir komedi san'atkârından farkı, son derece tabiî olması, mizahına ait güldürücü ve düşündürücü unsurların çok sağlam bulunmasıdır. Esprisi ve mîzahı, yavanlığa ve hafifliğe düşmeden, yerine oturur.. Gazetenin yazarlar odasında, Kekeç ve Karaalioğlu'nun da hazır bulunduğu mecliste, bu kalemşörlerin de ona ayak uydurması suretiyle sergilenen zekâ ve nükte furyalarının defalarca şahidi olmuşumdur.. Bir vesile ile sinir doktoru Sefâ Saygılı'nın adı geçince, "Sefa beni sever, her görüşmemizde elimi öper" demiş bulundum.. Mehmet hemen yapıştırdı: "-nede olsa saygılı adam!.." Demek istediğim, Mehmet Şeker'in, önüne çıkan nükte ve mizah fırsatlarını hiç kaçırmadığı, bunları farkedecek dikkat ve idrâkinin dâima canlı bulunduğu gerçeğidir.. Kitabını elinize aldığınız vakit bana hak vereceksiniz.. Eserin güzelliği, biraz da; sade, akıcı, berrak ve sağlam dilinden geliyor. Böyle bir dile vücûd veren de muhakkak ki, olayları ve kişileri analiz eden düşüncedeki sağlamlık ve vuzûhtur. Mehmet Şeker, böyle bir düşünce ve dil malzemesi ile şiir de yazdığı için, ayrıca da güçlü bir şâirdir.. Mehmet'in cümlelerinde ve mısralarında fazla bir kelime bulamazsınız.. tabiî, hece fazlalığı da... Bazı nükte ve tenkidlerinde dayandığı fikrî ve siyasî görüşlere katılmadığım için, onları zevkle, gülümseyerek okumasam da, söyleyişteki kuvveti ve espriyi takdîr etmekten, elbetteki geri kalmıyorum.. Şunu da belirteyim ki Mehmet Şeker'in bu çeşit yazıları bir ikiyi geçmez.
Özetleyecek olursak; kaleminin kuvveti; düşünce gücünden, dil sağlamlığından ve mîzah kabiliyetinden doğmaktadır.. Felsefî, beşerî ve kişisel müktesebâtı (birikimi) çoğaldıkça, zaman içinde daha güçlü eserler vereceğine şüphe yoktur..
|
|
|
|
|
|
|