AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Erzincanlı biliyorduk, metroseksüel çıktı!

Televizyon dizisiyle iyice ünlenen ünlü bir türkücümüz, "Metroseksüel misiniz?" sorusuna şuna benzer bir cevap vermişti: "Herkes hakkında bir sürü şey söyleniyor. Bunları ayıplıyorum. Ayrıca, kişilerin cinsel tercihleri kimseyi ilgilendirmez..."

Sonradan birileri, mekroseksüelliğin cinsel tercihlerle ilgili bir durum olmadığını kulağına fısıldamış olacak ki, artık gittiği her televizyon programında, "Ben metroseksüellik akımını başlattığım zaman..." demeye başladı.

Sarıgül'e de sormuşlardı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül...

O da türkücü yurttaşımızla benzer bir tepki göstermiş, "Hayır, ben Erzincanlı'yım, rüzgarının sert, delikanlısının mert olduğu bir yerden geliyorum" demişti. Ardından bu "çirkin söylenti"yi çıkaranlara verip veriştirmişti:

"Bugüne kadar hak arama mücadelesi verdiğim için sürekli çelmelendim. Karşımda erkekçe yarışmayanlar, kahpece yarışmak isteyenler bilsinler ki, bu çıngıraklı yılanlar bizi asla yıldıramaz. Metroseksüel değil, deli dolu bir Anadolu çocuğuyum..."

CHP yönetimi bu sözlerden alınganlık çıkarır mı bilmem, ama bir süre sonra Sarıgül'ün de metroseksüel olduğu (hem de metroseksüelin önde gideni olduğu) ortaya çıktı. Oysa biz onu Erzincanlı biliyorduk.

İsterseniz önce, Sarıgül'ü deşifre (!) eden Nuriye Akman röportajına (Zaman, 25 Nisan 2004) bir göz atalım:

- Cilt bakımı yaptırıyormuşsunuz!

- On yıldır cilt bakımı yapıyorum. Bütün yurttaşlarımdan da rica ediyorum. Sağlık önemli. Sağlığa önem vermezsek, niye uğraşıyoruz?

- Bu sağlıktan çok estetiğe giriyor galiba!

- Estetikle alakası yok. Siz cildinize bakmadığınız zaman, bir andan itibaren ne oluyor? Başka bir noktaya doğru gidiyorsunuz.

- Erzincan'da erkekler cilt bakımı mı yaptırıyor, basbayağı metroseksüelsiniz işte.

- Olay şu: Erzincan'dan gelip, burada terfi ediyoruz. Bir Erzincanlı olarak dünyadaki bilime, fenne, teknolojiye bakıyoruz. Fırat'ın kenarından çıkıp, rüzgarının sert, delikanlısının mert olduğu yerden gelip, bu teknolojik gelişmelere ayak uydurmak önemli.

- Ellerinize bakayım. Manikürlü galiba?

- Kesinlikle yaptırıyorum. Ceylan Otel'de. Yirmi günde bir.

- Allah bilir pedikür de yaptırıyorsunuzdur.

- Mutlaka. O da yirmi günde bir. Çok önemli ama. Herkesin bunu yaptırmasını istiyorum. Şuraya bak. (Ellerini gösteriyor) Çok önemli. (Gülüyor) Takım elbiselerim tamamen Façonable'dir.

- Fondöteniniz ne marka?

- Yok, fondöten kullanmıyorum.

- Kullanıyorsunuz, Pakize Suda'nın yazısından öğrendim.

- Yok, sadece televizyon çekimlerine falan gittiğimizde onu yapıyoruz.

- Kokunuzun markası ne?

- Façonable o da.

Mümkün olsa da, röportajın tamamını aktarabilsem buraya.

Şaka bir yana, Sarıgül keyifli bir adam.

Keyifli şeyler anlatıyor.

Doğrucu.

Dahası, halkla, halkın değer tercihleriyle barışık.

Gelgelelim, Sivas'tan başlattığı "iktidara yürüyüş" hareketi, CHP yönetimi açısından pek de "keyifli" gelişmelere açık gibi görünmüyor.

Kaç haftadır izliyorsunuz, Sarıgül gittiği yerlerde Başbakan gibi karşılanıyor. O da bu olağandışı karşılamaların havasına kapılmış olacak ki, kürsüye çıktığında bir Başbakan adayı gibi konuşuyor.

CHP'yi kurtaracak isim Sarıgül olabilir mi?

Neden olmasın!

Gerçi Baykal, Sabah muhabiri Balçiçek Pamir'e verdiği mülakatta, "Balçiçekciğim, bütün bunlar magazin" demiş, Sarıgül'ün başlattığı hareketi küçümsemişti ama, ben aynı kanaatte değilim.

Sarıgül, şu magazin ve metroseksüel haliyle bile, Baykal'dan çok daha fazlasını yapar.


2 Ağustos 2004
Pazartesi
 
AHMET KEKEÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED