|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Basında bir süredir MGK'nın yeni sivil genel sekreteriyle şeffaflaştığına, kendisini demokratik bir hukuk devletinin normlarına uyarladığına ilişkin haber ve yorumlar yer alıyor. MGK'nın önceki gün gazetecilere akreditasyon uygulamadan verdiği basın daveti bu sevindirici gelişmenin en önemli delili olarak gösteriliyor. Gelişmenin sevindirici bulunması doğaldır. AB uyum sürecinde yapılan reformların en anlamlı ve önemlileri askeri otorite-sivil otorite ilişkisine yönelik düzenlemelerdi. Bu düzenlemeler içinde MGK'nun icracı yetkilerinin kaldırılması, kurulun genel sekreterliğinin bir sivile bırakılması, "milli güvenlik ideolojisi"nin dünyadaki son büyük kalesini de kaybetmesini ifade ediyordu. O dönemde biz de bu reformları coşkuyla karşılamıştık. Bununla birlikte, Türk siyasal sisteminde "yapılar"dan çok "işlevler"in belirleyici olduğuna da dikkat çekmiştik. Şöyle ifade edelim: Zihniyeti, gelenekleri, fiili araçlarıyla askeri otoritenin siyaset üzerindeki "vasi" rolü, bu çerçevede düzenin "askeri bir vesayet sistemi" niteliği siyaseten değişmedikçe, bunlar hemen her zaman ve her koşulda kendisine yeni kanallar bulma ya da yapılar yaratma gücü taşır. MGK'nın yapısının değiştirilmesi, bu kurumun oynadığı işlevin başka kurumlara, yapılara aktarılmasını engellemez... Bu askeri-siyasi işlevin bir dönem MGK'da kurumsallaşmış 4 özelliği vardır. Birinci özellik; kimi bürokratik kurumların her türlü bilginin aktığı, ısmarlandığı, değerlendirildiği ve koordine edildiği "devlet hafıza ve eylem merkezi" görevini yerine getirmesi, bu yolla siyasetin üzerinde yer alması ve onu denetlemesidir. İkinci özellik; siyasetin ve siyasetçinin bu merkez ya da merkezlerin ürettiği bu "asayiş bilgileri" tarafından kuşatılmasıdır. Bu bilgilerle, hükümet de dahil olmak üzere, TBMM meclis komisyonlarının, ayrıca çeşitli kamu kurum ve kuruluşların karar donanımının sağlanmasıdır. Üçüncü özellik; bu merkezlerin sadece bilgiyi üretmekle, derlemekle yetinmeyip, toplumun, ekonominin, siyasetin her yönüyle tümünü takip ve kontrol etmesidir. Dördüncü özellik; tüm bu faaliyetlerin "fiili olarak" şu ya da bu gerekçeyle ya da geleneksel sinme alışkanlığı üzerinden askerin "siyasî ve ideolojik kontrolü" altında olmasıdır. MGK'da yapılan değişiklikler, askerin siyasi işlevine işaret eden bu yapılanmanın tümüyle ortadan kalkmasına yol açmadı. Nitekim bugün YAŞ ve Genelkurmay Başkanlığı'nın kimi daireleri, oluşan boşluğu doldurma ve bu işlevleri yerine getirme eğilimindeler. Ayrıca MGK'yla ilgili bir soru da hala ortada duruyor... Önceki gün yeni genel sekreter Yiğit Alpogan kurumda 294 personel çalıştığını, bunlardan 15'nin asker, 279'nun sivil olduğunu söylüyordu. Alpogan anlaşılan, personel, hukuk bürosu gibi lojistik birimlerdeki personeli de bu rakama dahil etmiş. Zira 2000 yılı itibariyle bu kurumda, daha doğrusu kurumun 4 ana biriminde 116 personel çalışıyordu. Başkan/başkan yardımcısı/baş müşavir/müşavir/uzman ve uzman yardımcısından oluşan bu personelin, uzman ve uzman yardımcıları dışındaki tüm kadrosu asker ve asker kökenli kişilerden oluşmaktaydı. Alt kadrolar daha kalabalık olduğu için sivil sayısı asker ve asker kökenli sayısının üzerinde görünürdü. Oysa genel sekreter yardımcısı dahil, başkan, başkan yardımcısı, baş müşavirlerin tümü asker ve asker kökenliydi. Müşavirlerin ise yüzde 71'i asker ya da asker kökenliydi. İstatistik hazırlamak, rutin çalışmalar yapmakla görevli çoğunluğu oluşturan uzman ve uzman yardımcılarının 1'i dışında hepsi sivildi. Bu yapı ne kadar değişti? Şeffaflaşma yeni genel sekreterin iki tür bilgiyi vermesini gerektiriyor: 1. Sivil personel içinde yüzde kaçı asker kökenlidir, yani emekli subaydır? 2. Uzman ve uzman yardımcıları dışındaki asli personelin yüzde kaçı sivil, yüzde kaçı askerdir? MGK'nın ne denli sivilleşme eğilimine girdiğini değerlendirebilmek için bu bilgilere gerek var. Sistemin sivilleşebilmesi için ise, askeri otoritenin siyaset karşısında kendisine biçtiği rolün kendi içinde değişmesine gerek var... Kısacası, ambalaj kadar içindeki nesne de önemli...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |