AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Hizbullah'ın pilotsuz uçakları, Pentagon'daki savaş oyunu...

Hristiyan sağın desteğiyle yeniden seçilen George Bush yönetiminde dikkat çekici bir sessizlik var. Yeni yönetimin şahinlerden kurulmasını, CIA ve bürokraside geniş çaplı tasfiyelerin başlatılmasını ve ABD yönetiminin adeta bir savaş konseyine dönüştürülmesini dikkatle izleyen dünyada endişeli bir bekleyiş hakim. İslam dünyası, Avrupa Birliği, Rusya, Türkiye, Çin yeni ABD yönetiminin atacağı ilk adımın ne olacağını kestirmeye çalışıyor. Sessizlik Bush yönetiminin dikkatlerini içeriye yoğunlaştırdığı izlenimi verebilir. Oysa gerçek hiç de öyle değil. Irak'ta, özellikle de Felluce'de dünyayı ürküten savaş yöntemleri deneyen ABD, Irak batağından çıkmaya değil, yeni cepheler açmaya hazırlanıyor. Bu nedenle dünya genelinde ABD'ye mesafeli duruş eğilimi güç kazanıyor. İkinci Bush yönetiminin bir "hasım devlet"e müdahalesi dünyadan asla destek bulamayacak, aksine Irak işgalinden çok daha sert bir uluslararası dirençle karşılaşacak. Ancak ABD'nin siyasi, ekonomik ve askeri gücünü elinde bulunduran kadroların bunları dikkate alma gibi bir niyeti yok, onlar kendi gündemlerini uygulayacaklar.

Küresel diplomasinin merkezinde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği tartışmaları var. Sadece Türkiye ve Avrupa değil, bütün dünya dikkatlerini 17 Aralık tarihine yoğunlaştırdı. Çünkü verilecek karar, sadece Türkiye'nin kaderini etkilemeyecek, küresel dengelerde derin sarsıntılara neden olacak. Türkiye'yi yanına alan AB, ABD'nin nüfuzunu sınırlayan bir güç haline gelecek. Avrupalı jeopolitikçilerin rüyası gerçekleşirse Avrupa-ABD ilişkilerinde yeni bir dönem başlayacak. Dolayısıyla Ortadoğu'da dengeler yeniden kurulacak. Rusya'nın tavrı daha belirgin hale gelecek. ABD'nin Ortadoğu, Orta Asya, Karadeniz, Kafkaslar ve Kuzey Afrika'daki hakimiyeti sorgulanmaya başlayacak. Ancak 17 Aralık tarihi en fazla ABD için önemli. Çünkü Avrupa ile ortak olan Türkiye'yi Kafkaslar/Orta Asya'da ve Ortadoğu'da bir cephe olarak kullanma şansı suya düşecek. Türkiye'nin ABD ve İsrail'le ilişkileri daha dengeli hale gelecek, İran ve Arap dünyasıyla yakın işbirliği süreci başlayacak. Bugün Felluce gibi sembollerle kendini gösteren soğukluk, Ankara'nın kendi bölgesine daha fala mesai harcamasıyla devam edecek.

ABD'nin sessizliği 17 Aralık'a kadar sürecek gibi. Ardından ABD'nin gündemi hakkında detaylı bilgi alacağız. Ancak sessizliğin, dünyayı şoka uğratacak bir gelişmeyle bozulacağı bir gerçek. Şokun Suriye, Lübnan, Suudi Arabistan ya da İran'la bağlantılı olma ihtimali ise çok yüksek.

Amerikan ordusu Azerbaycan, Afganistan ve Irak'tan girecek

Atlantic Monthly dergisinin son sayısında, "Sıradaki İran mı olacak?" başlıklı on sayfalık bir makale yayınlandı. ABD her ne kadar Irak üzerinden İran'la bir pazarlık içinde görünüyorsa da Tahran'ın nükleer çalışmalarına ilişkin süreç, büyük bir krizin yaklaşmakta olduğunun habercisi. Söz konusu yazıda ordu, istihbarat ve diplomasi temsilcilerinin Pentagon'da İran'la ilgili savaş senaryolarını tartıştığı, İran için savaş oyunlarının başladığı belirtiliyor. "İran'ın Irak'tan üç kat nüfusunun olduğu, dört kat toprağa sahip olduğu, beş kat da probleminin olduğu" ön kabulüyle yürütülen çalışmalarda açıkça bir müdahale senaryosu ele alınıyor.

Senaryo üç aşamalı plan üzerinde yoğunlaşıyor: Birinci aşamada, rejimin merkez güçlerine yönelik ağır hava saldırıları ve denizden yapılacak füze saldırıları öngörülüyor. İkinci aşamada, nükleer çalışma yapılan bölgelerin bombalanması planlanıyor. Bu çerçevede 350 hedef tesbitinin yapıldığı, bunlardan 125'inin nükleer tesisleri içerdiği belirtiliyor. Üçüncü aşamada ise iç karışıklıklar çıkartarak rejim değişikliği amaçlanıyor. Bu çerçevede Amerikan askerlerinin Irak, Afganistan ve Azerbaycan'dan İran topraklarına girmesi planlanıyor. Ayrıca hava saldırılarının sadece Irak ve Körfez'den değil, Afganistan ve Azerbaycan üzerinden de yapılacağı belirtiliyor. ABD'nin Türkiye'den Karadeniz'deki üsleri istemesinin nedeni burada tekrar karşımıza çıkıyor.

İran'ın birinci ve ikinci aşamalara cevap verebileceği, füzelerle saldırıda bulunabileceği, Irak içinde ABD ordusuna saldırabileceği ve Amerika içinde saldırılar düzenleyeceği ihtimali göz önüne alınıyor. Saldırıda İsrail'in katkıları da hesaplanmış. İsrail savaş uçaklarının Suudi Arabistan'ın doğusu ile Ürdün'den ya da Türkiye üzerinden İran'a saldıracağı belirtiliyor. Ancak Türkiye daha önce böyle bir saldırıda İsrail uçaklarına hava sahasını kapatacağını bildirmişti. ABD'nin devrim muhafızlarının üslerini ayrıntılı olarak bildiği, ancak Hazar Denizi çevresinde yoğunlaşan nükleer merkezlerinin tamamını tespit edemediği ifade ediliyor.

Konuyu ele alan İsrail kaynakları ise kendileri için oldukça can sıkıcı bir gelişmeyi İran operasyonuyla birlikte tartışıyor. Kasım ayında İsrail erken uyarı sistemlerini boşa çıkaran ve İsrail hava ve deniz güvenliğinin itibarını yerle bir eden iki gelişme yaşandı. 8 Kasım'da Hizbullah'a ait bir pilotsuz uçak İsrail hava sahasına girdi. Fotoğraflar çekip geri döndü. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, 12 Kasım'da el Menar televizyonunda İsrail'i bir anlamda rezil eden açıklamalar yaptı. Mirsad-1 adlı pilotsuz uçağın kendilerine ait olduğunu, görevini yaparak geri döndüğünü söyledi.

Diğer gelişme İsrail için daha da ürkütücü. 10 Kasım'da meydana geldi. Kimliği belirsiz bir denizaltı İsrail karasularından 3 mil içeri girdi. Daha sonra da kayıplara karıştı. İsrail kaynakları, 300 kilo/ton ağırlığında, 72 metre uzunluğunda ve 52 personel taşıyan Rus denizaltılarına benzettiği denizaltının İran'a ait olduğunu belirtiyor. Denizaltının Afrika Burnu'nu dolaşarak tam 45 günlük yolculuktan sonra İsrail karasularına girdiği sanılıyor.

ABD ve İsrail, bu gelişmelerden sonra İran'ın sadece nükleer çalışmasını, uzun menzilli füzelerini değil, 1990'lardan bu yana geliştirdiği askeri teknolojilerini de ciddi tehdit olarak algılıyor. Sessizlik büyük bir gürültüyle bozulacak. Hem de yanıbaşımızda. 17 Aralık'tan sonra Türkiye'nin yüzleşeceği en büyük kriz bu. Hazır mıyız?


2 Aralık 2004
Perşembe
 
İBRAHİM KARAGÜL


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED