|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Mardin'in Kızıltepe ilçesinde katliam benzeri olayla ilgili olarak yetkililerin yaptıkları açıklamalar olayın kendisinden daha vahim bir durumu ortaya çıkarıyor. Yargının, adaletin bir parçası olması gereken savcılık makamı ve idarenin temsilcisi durumundaki vali, kaymakam gibi yetkililer, o bölgede sıkıyönetim kalktığı halde hala emniyet güçlerinin denetiminde değilse bile etkisi altında görev yapıyor. Bu görev anlayışının içinde insan hayatının hiçbir önemi yok. İnsan haklarının, uluslararası bazı ilkelerin, Türkiye'nin uzun yıllar önce benimsediği ve kendi iç mevzuatı haline getirdiği sözleşmelerin, AB'ne girebilmek için müzakerelerin başlanacağı günü iple çeken Türkiye'nin benimsediği Kopenhag Kriterleri'nin... Bunun dışında, insani ve vicdani değerlerin... Bu görev anlaşıyışının içinde bunlardan hiçbirinin peş paralık değeri yok. Yaptıkları açıklamalar olayın şöyle ya da böyle sorumlusu durumundaki polisleri kollamaya yönelik. Neresinden bakarsanız bakın yaptıkları açıklamalarla polisleri koruyup kollamaya çalışırken öldürülen baba oğula yönelik devlet icraatının vehametini ve insanlık dışı boyutunu gözler önüne seriyorlar. Daha işin başında Kızıltepe'de cereyan eden ve bal gibi bir katliam olduğu anlaşılan olay hakkında kimseyi ikna edemedikleri ortada. Olayın bir de başka boyutu var. Cesetleri teşhis için çağrılan öğretmenin anlattıkları insanın insan olarak içini acıtıyor. Görgü tanığı öğretmen, polislerin, sağlık görevlilerinin vurulan baba oğulun canlı olup olmadıklarına bakmalarına bile izin vermediklerini söylüyor. Bu nasıl bir vahşettir ya da kindir ki bu görevliler kurşunlarla delik deşik edilmiş insanların cesetlerine bile nefretle yaklaşmaktadır. Nihayet, henüz terörist olup olmadığı bile belli olmayan biri 13 yaşında iki silahsız insan söz konusudur. Baba oğulun yanlarında bulunan silahlara da kimse inanmamakta, özellikle çocuğun o tüfeği kullanmasının söz konusu olamıyacağını söylemektedir. Tabii, hem görgü tanıkları hem de kamuoyu olayın üstüne gittikçe gerçekler daha açık bir şekilde ortaya çıkacaktır. Üstelik savcı, kaymakam ve vali gibi kamu görevlilerinin çabalarına rağmen çıkacaktır. Benim burada belirtmek istediğim mesele işin yukarda anlatmaya çalıştığım vahşet ve kin boyutudur. İki masum insana yakın mesafeden 21 kurşun sıkılmıştır. Geçtiğimiz ay Filistin'de de benzer bir olay yaşanmış küçük bir kız çocuğu İsrail askerleri tarafından adeta kurşuna dizldikten sonra ölü çocuğun yanına gelen bir israil subayı kızın kafasına ateş etmeye devam etmiştir. İsrail genelkurmayı bazı mazeretler ileri sürse de subay hakkında soruşturma açmamazlık edememiştir) Sağlık görevlilerinin her ihtimale karşı müdahelesi polisler tarafından engellenmiştir. (Tıpkı Felluce'de ABD askerlerinin sağlık görevlilerinin yaralılara müdahelesini engellemesi gibi.) Meselenin bir diğer önemli boyutu da şudur: Diyarbakır ve Batman Barosuna mensup 100 kadar avukat dün olayla ilgili olarak yetkililer ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu mutlaka önemli bir olay ve bu işin peşinin bırakılmayacağını gösteriyor. Ama beni ilgilendiren avukatların yaptıkları açıklamanın bir bölümü oldu. Avukatlar, görgü tanıklarının can güvenliklerinin sağlanmasını istiyorlardı. Demek ki o bölgede hala görgü tanıklarının can güvenlikleri bulunmuyor. Demek ki devlet görevlileri ve güvenlik güçleri bazı gerçekler ortaya çıkmasın diye görgü tanıklarını tehdit etme alışkanlıklarını sürdürüyor. Bu durumda AKP hükümeti bir sınavla karşı karşıya bulunuyor. 17 Aralık'a şurada kaç gün kaldı. İbreti alem için o zamana kadar bu katliamın sorumlularını ortaya çıkararak uygulama konusundaki hassasiyetini ve kararlığını göstermek için önünde çok önemli bir fırsat bulunuyor. Bana kalırsa daha da önemlisi, insanlık adına ve bu ülkeye adaletin, hukuk değerlerinin ve insan haklarının yerleştirilmesi adına bu insanlık dışı olayın üzerine gitmeli ve kamu vicdanını rahatlatmalıdır. Birincisini Avrupa'ya karşı yapmak durumunda. Yoksa heyetler birbiri peşi sıra sökün edecektir. İkincisini ise bu ülke insanlarına karşı yapmak zorunda...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |