|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Diplomatik lügatçe
Diplomaside, "not edilmiştir" deyiminin iki manası vardır. Bunlardan birincisi, yapılan bir teklif hakkında herhangi bir karar verilmediği veya verilmek istenmediği zaman, sadece "zapta geçtiğini" belirtmek... İkincisi ise, "ben bunun hesabını günü gelince sorarım" demek. Amerikan büyükelçisinin, yaptığı bir davette Rum Fener Patriğini "ekümen" yani dünya Katoliklerinin tek ruhani lideri olarak göstermesi, gerek basın ve gerekse hükümet çevrelerince hoş karşılanmadı. Hükümetin, devlet memurlarının bu davete katılmamasını istemesi, gerek Rum patriğinin ve gerekse Amerika Dışişleri Bakanlığı'nın tepkisini çekti.. USA Dış İşleri Sözcüsü R. Boucher Türk hükümetinin tutumunu kastederek" bu durum not edilmiştir" demek suretiyle tehdit edici bir ifade kullandı.. Birçok köşe yazarı, ......tutumunun, bu sözü "yeri gelince bunun hesabını sorarız" manasında söylendiğini kabul ederek ağır eleştirilerde bulundu. Lozan'daki sözlerin tekrarı
Bazı köşe yazarlarımız, bu tutumu Lozan müzakereleri zamanında Lord Kürzon'un İsmet İnönü'ye söylediği sözleri hatırlattı. Lord Kürzon, İnönü'ye, "tekliflerimize verdiğiniz her hayır cevabını cebimize koyuyoruz. Yarın bize para için geldiğiniz zaman masanın bir tarafına parayı, diğer tarafına da cebimize koyduğumuz hayırları çıkarıp göstereceğiz" demişti. Bu durum şunu ifade ediyor: İster ülke isimleri, ister şahıslar değişmiş olsun, emperyalist kafalar aynı mantıkla çalışıyor: Olanları not ettik... Zamanı gelince bunun hesabını sorarız. Ancak burada gözden kaçan bir nokta var. Sadece büyük devletler, üstün güçler mi hoşlanmadıkları davranışları "not" ederler? Kendi emperyalist davranışlarının başkaları tarafından da not edildiğinin farkında değil midirler? Bizim de not ettiklerimiz
Hatırlanacağı gibi, bir yabancı albay, Güneydoğu'da bir kaymakamımıza tokat atmıştı. Bu olay Türk kamuoyu tarafından not edilmemiş midir? Bir gemimiz, Amerikalı bir askerin şımarıklığı yüzünden batırılmıştı. Acaba bu unutuldu ve hafızalarda "not edilmedi mi?" Irak'ta askerlerimizin başına çuval geçirildi. Acaba Türk kamuoyu bu olayı "not etmedi mi?" Beğenmedikleri davranışları not edenler bir şeye dikkat etmelidirler: Kendileri nasıl bazı olayları not ediyorlarsa, başkaları da onların davranışlarını not etmektedir... Irak direnişinin arkasındaki güç
Amerika, Irak'ta yanıldığını ve bir bataklığa saplandığını itiraf etmiştir. Dünyanın süper gücü karşısında küçük bir devlet direnmektedir. Bu direnci gösterenler herhalde, Saddam rejimini özleyenler, onu destekleyenler değildir. Irak direnişinin arkasında sadece Hamas örgütünü veya Bin Ladin'i görmek bu gibi kuruluşların gücünü olduğundan daha büyük gösterir. Bu da onların istediği bir husustur. Amerika bilmelidir ki, onların karşısında savaşanlar, Amerika'nın daha önce yaptıkları adaletsizliği, haksızlığı içlerinde not edip yıllarca bekleyenlerdir. Bu direnişin arkasında, Felluce'de yapılan katliamlar, yıkılan mabetler ve tarihi eserler vardır. İsrail'in Filistin'de yaptıkları kıyıma destek sağlamasını not eden savaşçılar vardır. Kısaca söylemek isteriz ki, kendi hoşlarına gitmeyen davranışları not ettiklerini söyleyenler, başkalarının da "not ettiklerini" hatırlarından çıkarmamaları gerekir. Unutmayalım ki Türk kamuoyu da Amerikan Dış İşleri Sözcüsü Boucher'in bu sözlerini not etmiştir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |