AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
E K O N O M İ
Adaleti mafyanın sağladığı bir yere yabancılar gelmez

Yabancı sermayenin çekilmesi için önce altyapının hazırlanması gerektiğini söyleyen Adanalı işadamı Behiç Pakyürek, "Çekinizi 8 yılda tahsil ediyorsunuz. Yabancı bu ortama niye gelsin" dedi.

Pakyürek A. Ş Yönetim Kurulu Başkanlı Behiç Pakyürek, Milli Prodüktive Merkezi tarafından 'Yılın İş Adamı' ödülünü de bu yıl alan kişi. Pakyürek'in sahibi olduğu Pakyürek A. Ş, 1979 yılının pamuğu balya haline getiren işletme olarak yola çıkmış. Daha sonra bu işten el çeken firma 1995'ten sonra dondurulmuş gıda çalışmalarına ağırlık vermeye başlıyor. Pakyürek A.Ş., halen, ISO 9001 ve 9002 kalitesiyle, ağırlıklı dondurulurmuş gıda ürünleri, pastörize ürünler, konserve ürünler, balık ürünleri, doğal mantarlar, bir de salyangoz hazır yemeği gibi ürünlerle ihraca yönelik çalışmalar yürütüyor.

Sayın Pakyürek, Türk yemek kültüründe olmayan ürünler ile dış piyasalarda pazar bulmaya çalışıyorsunuz. Böyle farklı bir pazar bulmak zor olmadı mı?

Çok zor oldu. Tabiî zor olmadan hiç bir şey başarılmaz, halen de başarmış sayılmayız. Daha yürüyeceğimiz çok uzun bir yol var. Türkiye gibi bir ülkede bunların toplanması, daha sonra işlenmesi apayrı bir olay. Kendi laboratuvarımız var burada, tamamen gıda mühendislerinin denetimi altında. Çok güzel bir tesis yaptık. Avrupalılar geliyor, Amerikalılar bakıyorlar ve tesisimizi çok beğeniyorlar.

Peki bu ürünleri nereden temin ediyorsunuz?

Biz Türkiye genelinde mübayaa (satın alma) yapıyoruz. Örneğin salyangoz ağırlıklı olarak İç Anadolu bölgesinden, mantarları ise türüne göre farklı bölgelerden elde ediyoruz. Tatlı su balıkları; Beyşehir, Eğirdir, İrfanlı baraj göllerinden Samsun Bafra göllerine kadar uzanan geniş bir mübayaa bölgemiz var. Burada oluşturulmuş teşkilatlarımız var.

Ürünleri dünya pazarlarına kendi markanızla mı ihraç edi-yorsunuz?

Yüzde doksan beş bölümü Türk markasıyla, yani bizim markamızla Pakmar ile yer alıyor. Sadece Amerika'ya yapmış olduğumuz 'Pastörize Yengeç Eti' ürünümüzü oradaki bir firma ile bir mutabakat sağlayarak, yine etiketlerin üzerinde Türk malı olduğu şeklinde işlenmek kaydıyla Amerika'daki yılların firmasının ismi ile satıyoruz.

Teşvik Yasası hakkındaki düşünceleriniz neler? Faydalı mı, yeterli mi?

Bir teşvik yasası çıktı, bana göre yanlış bir teşvik yasası bu. Bu teşvik yasasında bölgesel teşvik yerine, sektör bazında teşvik ele alınmalıydı, daha ince düşünülmeliydi. Tabiî yapılan yapıldı, eleştirmek bir şey getirmiyor. Ancak bu teşviki geliştirmek gerek. Çünkü, herkes güzel laflar ediyor da bu çarkı döndürecek insanlarda takat kalmadı.

Peki hem iç pazarda, hem dış pazarda rekabet koşullarında sizce bir adaletsizlik var mı?

Evet, böyle bir dengesizlik var. Ben Romanya'ya, Bulgaristan'a gittim gezdim oralardaki imkânları araştırdım. Türkiye'de asgari ücretli bir işçiyi sigortası ve diğer sosyal haklarıyla bir firmaya 750-800 dolara mal oluyor. Bu Romanya'da 60-70 dolar içerisinde, Bulgaristan'da da aynı şekilde, elektrik çok ucuz. Dolayısıyla bunlarla rekabet etme şansımız da uzun vadede kalmıyor.

17 Aralık'ta AB'den tarih alırsak bu ekonomiyi nasıl etkiler?

Tabiî ki müspet etkileyecektir. Ancak bir ülke düşünün, çekinizi tahsil etmekte adalet sistemine güvenemiyorsunuz. Dolayısıyla mafya türü adamlar türüyor ve sizin devlete olan güveniniz de zaafa uğruyor. Şimdi yurt dışından gelen bir firma bir çek aldı, o çeki tahsil etmek için ya 5 yıl uğraşacak, ya 8 yıl uğraşacak, avukata verecek, mahkemeye gidecek. Bu firma burada niye böyle bir sıkıntıya girsin. Bunları oturtturmadan, yabancı sermayeyi buraya çekmek çok zor.

Anadolu Tilkisi olmamalı

'Ben burada bir noktayı vurgulamak istiyorum; şimdi Anadolu Aslanları, Kaplanları deniyor, bir de 'Anadolu Tilkisi' var. Anadolu Tilkisi olmamamız lazım. Yani Türk insanı çok zeki, ama akıl ve zekayı birlikte kullanması lazım. Akıl uzun vadeye yayılmış bir iştir, biz pratik zekayla çözümler buluyoruz. İnşallah bundan böyle Anadolu Tilkileri değişerek Anadolu Aslanları olurlar da bu rekabet ortamında yerlerini alırlar.'

  • Röportaj: SELAHATTİN SEKİN



  • 13 Aralık 2004
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED