AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Bütün kapılar kapanır
O'nun rahmet kapısı kapanmaz

Bizler, yeryüzüne boşuboşuna gelmediğimize, yeryüzünde bulunmamızın, bizlere bir sorumluluk yüklediğine inanıyoruz. Dünya hayatımızda, bu sorumluluğu yerine getirdiğimiz ölçüde, varoluşumuzun anlam kazandığına inanıyoruz.

İnsan, eşref-i mahlukattır. Yaradılmışların en onurlusudur. Galib'in şairane söyleyişiyle, 'zübde-i alem'dir, alemin gözbebeğidir. Kendi varoluşunu küçümseyemez. Kendisinin, ya da başka insanların varoluşunu küçümsemek, insana yakışmaz.

İnsan, alemdeki başka 'yaradılmışlar'dan farklıdır. 'En güzel surette' yaratılmıştır. Akıl nimetiyle donatılmıştır. Güçlüdür.

Ama, sınırlıdır insan. Kendisine, sorumluluğu doğrultusunda kullanması için verilen gücün, iradenin, aklın bir sınırı vardır.

Bazen, gaflete düşer, unuturuz o sınırı. O sınır, gelir, hayatımızın bir anında, 'acz' olur, 'çaresizlik' olur, kendisini bize öğretir.

O sınırla karşı karşıya geldiğimizde, o duvara çarptığımızda, önünde eğileceğimiz, yardım isteyeceğimiz, bağışlanma isteyeceğimiz, ağlayıp yalvaracağımız tek bir merci vardır: "Çağırın, icabet edeyim" buyuran Rabbimiz.

Bütün kapılar kapanır, Rabbimiz'in rahmet kapısı kapanmaz. O'nun rahmetinin vüs'atini hiç kimse bilemez.

Duadır, kimselere diyemediğimizi Rabbimiz'e diyebildiğimiz muazzam kapı. Dua, Rabbimizin, bizlere verdiği en güzel 'imkan'lardan en güzel 'nimet'lerden biridir.

O'nun, zenginliğinin sınırı yoktur. O'nun kereminin sınırı yoktur. O'nun rahmetinin sınırı yoktur.

Yalnızca yokluk, yoksunluk, acz, zulme uğramışlık mıdır dua'nın zamanı? Elbette hayır.

Varoluşunun hikmetini bilen her insan, Rabbine yönelmenin nasıl bir nimet olduğunun şuurunda olan her insan, zaman mekan gözetmeden, aracısız ulaşabildiği bu rahmet kapısına ulaşmak ister.
Efendimiz, 'güzel örnek'
Peki, nasıl etmeli duayı?

Duanın en güzeli, en içten, en kalpten yapılanıdır. İçtenlik, taklid edilemez, takınılamaz, ödünç alınamaz. İçtenlik olmadan, aşikar olanı da gizli olanı da bilen Allahu Teala'ya yönelmiş sayılmayız. Duanın, en önemli yönü budur ve bunun dışında dua etmenin 'resmi' bir şekli yoktur.

Rabbimiz, 'Alemlere Rahmet' olarak gönderdiği Peygamberemiz'i (S.), 'güzel örnek' olarak vasıflandırmıştır. Bağışlanmış olduğu halde Allah'tan en çok bağışlanma dileyen, odur.

Efendimiz, başka konularda olduğu gibi, dua konusunda da, bizler için en güzel örnektir. Duanın hikmetini, anlamını, Peygamberimiz'den öğrenmenin, ayrı bir güzelliği vardır.

Yine güzel bir eser

Yeni Şafak, üç kutlu aydan ilkini idrak ettiğimiz bu günlerde, okurlarına, 'dua'nın mahiyetini ve Peygamberimiz'den rivayet edilen duaları anlatan güzel bir eser sunuyor. Büyük alim İmam Nevevi'nin 'el-Ezkar' adıyla yüzyıllar önce kaleme aldığı, Peygamberimiz'in dualarını içeren 1152 hadis-i şerifin biraraya getirildiği bu güzel eserin, 'dua'yı yeniden gündemimize taşımaya vesile olmasını diliyoruz. Okurlarımıza, göstereceklerinden emin olduğumuz ilgilerinden dolayı, şimdiden teşekkür ediyoruz.

Yeni Şafak


15 Ağustos 2005
Pazartesi
 
EDİTÖRDEN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED