|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Başmüzakereci Babacan, AB'ye yönelik tüm adımları "açık" şekilde attıklarını vurgulayarak, Rum Kesimini de Gümrük Birliği'ne dahil eden "Ek Proktokol"ün Meclis'ten geçirileceğini açıkladı.
Devlet Bakanı ve AB Başmüzakerecisi Ali Babacan, AB'ye yönelik tüm adımları "açık" şekilde attıklarını vurgulayarak, Rum Kesimini de Gümrük Birliği'ne dahil eden "Ek Proktokol"ün Meclis'ten geçirileceğini açıkladı. Ekonomi muhabirleri ile kahvaltılı sohbet toplantısı düzenleyen Babacan, AB konusundaki soruları cevaplarken, Türkiye'nin 17 2004 Aralık tarihinden itibaren "kritik eşiği geçtiğini" vurgulayarak, Türkiye'nin AB sürecinde gerçekleştirdiği demokratik reformların değerinin ölçülemeyecek kadar önemli olduğunu kaydetti. Demokratikleşme alanında çıkarılan yasa ve düzenlemelerin tam olarak uygulanmadığının, ancak bu sürecin diğer ülkelerde de yaşandığını hatırlatan Babacan, "Önemli olan bu reformların arkasındaki siyasi irade ve toplumsal destektir; bu da vardır" dedi. Babacan, AB ile müzakerelerin başlaması için teknik ve hukuki bakımdan bir engelin bulunmadığını söyledi. AB, Rum kesimini kayırmamalı Bakan Babacan, Kıbrıs konusundaki sorular üzerine de Türkiye'nin Annan Planı'nın referanduma sunulduğu 24 Nisan'da uzlaşma için elinden geleni yaptığını vurgulayarak, "Kıbrıs konusunda Türkiye'ye daha fazla baskı yapılmasını anlamsız buluyorum. Bu tür durumlarda taraflardan bir tanesi çözümsüzlük işine geliyorsa çözüme ulaşmak kolay değil. AB, 'benim üyemdir' diye farklı yaklaşıma giriyorsa bu bizim adalet anlayışımıza sığmıyor. Çözüm için uğraşılması gerekiyor" dedi. Babacan, Rum Kesimini de Gümrük Birliği'ne dahil eden "Ek Proktokol"ün Meclis'ten geçirileceğini açıkladı. Meclisin resmi açılışının 1 Ekim olduğunu hatırlatan Babacan, ìMeclisten geçmesi için bir taahüt yok. Biz bunu geçirmek için en kısa zamanda sunacağız. Biz bugüne kadar hep açık oynadık" dedi. Başarı reçetesi 'güven'... Son üç yıl içinde büyük ilerlemeler kaydedildiğini söyleyen Babacan, bu başarının reçetesini sorduklarında, "güven" diye cevap verdiğini söyledi. Babacan, "Türk toplumunun halkımızın, iş dünyasının, piyasaların Türkiye'nin geleceğine hükümetine duyduğu güven ortamıdır" dedi. 'Kürt sorunu'nun bir ayağı ekonomik Babacan, gündeme damgasını vuran Kürt sorununa ilişkin sorular üzerine, Doğu ve Güneydoğu bölgesine genel seçimlerden önce gittiğini hatırlatarak, AK Parti hükümetinin gerçekleştirdiği reformlar sayesinde bölgede havanın çok değiştiğini söyledi. "Kürt sorununa bakış açımız her zaman daha çok demokrasi ve özgürlük... Bunun işlemesi için ekonomik ayağı iyi olmalı" diyen Babacan, bölgenin kalkınmasının sadece kamu yatırımlarıyla sağlanamayacağını, özel sektörün de yatırım yapması gerektiğini belirtti. Cari açık asla kriz doğurmaz Bakan Babacan, Türkiye'de cari işlemler açığı bulunduğunu ama bu açığın "fazlasıyla finanse edildiğini" söyledi. Babacan, ilk altı aylık dönemde 6 milyar dolar Net Hata Noksan'ın "artı" yönde olduğunu ve bunun cari açığı azaltacak yapıya sahip olduğunu ifade etti. Babacan, "6 milyar dolarlık finansmanın nereden geldiği yakalanamadığı için, bu, Net Hata ve Noksan içinde görülüyor. Bu finansmanın kaynağını araştırıyoruz. Bu eğer ihracatsa endişe etmeye gerek yok" diye konuştu. Babacan, cari açığın asla bir krize neden olmayacağını vurguladı. Reel faizler düşecek Türkiye ekonomisinin, tarihindeki hiçbir dönemle mukayese edilmeyecek kadar sağlam bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Babacan, reel faizlerin gerilemeye devam edeceğini kaydetti. Bankaların düşük faizlerle uzun vadeli tüketici kredisi kullandırmasının da reel faizlerin düşeceği beklentisinden kaynaklandığını belirten Babacan, Türkiye'nin, petrol fiyatlarının 2003'e göre neredeyse üç kat arttığı ve ABD Merkez Bankası'nın başını çektiği faiz artışlarının yaşandığı bir ortamda ekonomik başarı sağladığına dikkat çekti. Başörtüsü sorunu zamanı geldiğinde çözülür Ekonomi muhabirleriyle kahvaltı yapan Babacan, "Kürt sorunu ile ilgili atılan adım, türban konusunda da atılacak mı" sorusu üzerine, "Zamanı geldiğinde gerekli adımlar atılır. Sorunun farkındayız; biz bu toplumun içinden çıktık. Meclisimizin de böyle sorunlara duyarsız kalması gibi bir lüksü yok. Algılamak farklı, sorunlara çözüm tarihi farklı. Mutabakat aranır" dedi. HABER MERKEZİ / ANKARA
|
|
![]() |
|
|
|
|