AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
P O L İ T İ K A
'Aydınların girişimi övgüye değer'

Eski Başbakan ve DSP eski lideri Bülent Ecevit, Yeni Şafak'a verdiği röportajda, "terör örgütünün şartsız silah bırakmasını" isteyen aydınların girişimi, "Kürt sorunu" ve ailesi hakkında çok özel açıklamalar yaptı.

  • ABDULKADİR SELVİ-ERHAN SEVEN / ANKARA
    "Açığımı kapatmak için bolca okuyor ve yazıyorum."
    Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, aktif siyasetin dışında kaldığı yeni dönemi bu sözlerle tanımlıyor. Ecevit'le bolca okuyup, hızla yazdığı ve bir süredir çalışma mekanı olarak kullandığı kütüphanesinde görüştük. Siyasi gelişmeleri yakından izleyen, olaylara hem günlük siyasetle hem de tarihi derinliğiyle birlikte bakan bir Ecevit portresiyle karşılaştık. Analizlerinde sık sık Mithat Paşa'ya, Atatürk'e, Osmanlı'ya gidiyor, tarihten aldığı referanslarla, terörü, aydınlar girişimini, Köy-Kent'i ve hatta Atatürk'ü yeterince anlayıp, anlamama konusunu değerlendiriyor.

    Vahdettin tartışmalarını da tetikleyen Suudi Arabistan'da kalan aile mirasıyla ile yeni gelişmelerden söz ediyor. Yeni belgelere ulaşmış ve mirasın içinde bir de kütüphane ortaya çıkmış. Peki, ailesinden kalan bu mirası yerinde görmeyi ve bu vesile ile hac farizasını da yerine getirmeyi düşünüyor mu? Ecevit hafif bir tebessümden sonra, "Yok, hayır düşünmedim" diyor.

    Atatürk'ün yeterince anlaşılmadığı görüşünde Ecevit. Onun adına yapılanları, şekilci buluyor. Ve Atatürk'ün yönetim stratejisini anlatan bir kitap hazırlıyor. Tabi Halil İnalcık hocanın da katkı yaptığı Osmanlı ile ilgili eserini tamamladıktan sonra.

    Aydınların girişimi iyi niyetli

    "Aydınlar kimlerden oluşuyor bilemiyorum ama girişimlerini bir iyi niyet ifadesi olarak övgüye değer buluyorum. Ancak bu iyi niyet ifadelerinden ibaret girişimler sonuç veremez. Köylünün sorunlarını giderecek, somut gereksinmelerini karşılanmadıkça, bu iş iyi niyetle olamaz."

    'Kürt sorunu' demek yanlış

    "Kürt sorunu demek çok yanlış. Bunlar (Kürtler) ulusun kurucu unsurlarıdır. Türk halkının korunmasına katkıda bulunmuşlardır. Şu anda Doğu ve Orta Anadolu'da bazı çabalar var ama bu girişimler köklü sonuçlara varamadı maalesef. Bugüne kadar bölgeyle ilgili İsmail Beşikçi gibi aydınlar değerlendirmeler yaptılar. Birçok görüşüne katılmasanız da feodal yapıya dikkat çekmişti."

    G. Doğu'da feodal yapı kırılmalı

    "Başbakan'ın Diyarbakır gezisinde hayal kırıklığı görüldü. Halkın ilgisinin olmadığı görüldü, halkın güvenle bakmadığı anlaşılıyor. Ancak bugüne kadar bölgeye yanlış muamele yapıldı, duygular incitildi. Ancak buradaki sorun; bölgede Toprak Reformunun yapılamaması ve bölgenin feodal yapıdan kurtulamamasıdır. O bölgede bu yapı değişmedikçe, ne kadar güvenlik önlemleri alınırsa alınsın, huzur sağlanamayacak kanısındayım. 1980'lerin başında Nokta Dergisi olarak bölgeye ziyaretlerde bulunmuştuk. Habersiz olarak gittiğimiz yerlerde bölge insanına, gençlere en büyük sorunlarının ne olduğunu sormuştuk. Helikopterle Şırnak'a gittik, gençler, etrafımızı sardı, en önemli sorunlarının ne olduğunu sorduk. Onlar da bize "Eşeklerimiz elimizden alındı" demişlerdi. Öğrendik ki, oradaki gençler eşeklerle bölgede çıkartılan ama yerlere dökülen kömürleri taşıyorlarmış. Eşeklerine el konunca bu işi de yapamaz olmuşlar. Bence orası için bizim ürettiğimiz Köy-Kent projesi çok umut vericiydi. 9 köy arasında bağlantılar kurulmuştu. Ancak yeni hükümet bunu durdurdu. Başbakan orada şiir okuyor, bu şiir okumakla, iyiyiz demekle, tapu dağıtmakla olmaz."

    Askeri önlemlere gerek kalmazdı

    "Bölge insanının çektiği olağanüstü sıkıntılar, ihtiyaçların karşılanamaması ve geriye gitmesi söz konusu. Eğer zamanında ekonomik ve sosyal olarak ciddi önem verilseydi, askeriyeye gerek kalmazdı. Aslında bölge halkı çok çalışkan bir halk. Halkın biraz gayretiyle, Türkiye Cumhuriyeti'nin katkısıyla bu sorunlar aşılabilecekti, hala da aşılabilir. Ben bazı şiirlerimde bu konu üzerinde durdum. Güvenlik kuvvetlerinden de bir tepki gelmedi. Cudi Dağı'nda yaşanan bir olay beni ve eşimi çok etkilemişti. Ben de bununla ilgili şiir yazdım."

    Solcu aydınlar köylüden bahsetmez

    "Solcu aydınlar hiçbir zaman köylüden bahsetmeyi faydalı bulmadılar. Benim köy ile, Köy-Kent ile ilgili sözlerimi de fantazi olarak değerlendirdiler."

    Erken seçİme hiç gerek yok

    "Erken seçimden bahsedenler var. Ama ciddi olduğunu sanmıyorum. Ancak çok bahsedildiğinde sürüklenebilirler. Ben muhalefetteyken de erken seçim çağrısında bulunmazdım. İktidardaki parti sonuna kadar götürmelidir. Benim DSP'nin başına geçmem söz konusu değil. Ancak ihtiyaç hissederlerse, seçimlerde çalışırım."

    Hastalanmamda bir kasıt yok ama başkaları öyle düşünmüyor

    "Ben öyle bir olasılık görmüyorum. Benim gördüğüm kadarıyla kesin kanıt yok. Başkaları bu konuda benim gibi düşünmüyor. Ben o hastaneden ayrıldıktan sonra (Başkent Hastanesi) Bayındır Tıp Merkezi'ne gittim ve beni GATA'ya yönlendirdiler. GATA'da ben ve Rahşan Hanım kapsamlı bir muayene olduk. O dönemde Rahşan Hanım'da tehlikeli bir durum ortaya çıkmıştı, tedavi oldu. Benim için başka hastanelerden görüşler aldılar. Şu anda sadece yürüyüşle ilgili sıkıntılarım var. Daha çok yürümem şart. Ancak son çıktığım yurtdışı gezisinde (geçen haftaki Danimarka gezisi) bu yürüyüşlerin ölçüsünü de biraz fazla kaçırmışım. O yüzden yürümekte güçlük çekiyorum. Yürüyüş ve konuşmada biraz sıkıntı çekiyorum şu anda."

    Köy-kent konusunda Başbakan'a kırgınım

    "Ben hastanede yattığım dönemde Sayın Başbakan da birilerini ziyaret etmek için hastaneye gelmişti. Bana bir isteğim olup olmadığını sordu. Ben de kendisine köykentlerin devam etmesi talebimi ilettim. Dışişleri Bakanı Gül ile beraber bana bu konuyu devam ettireceklerini söylediler ama olmadı. Tabi bu da bende bir kırgınlığa yol açtı. Köykent projesinin ciddiye alınmamış olması içimde bir ukte olarak kaldı. Başbakanlığım dönemimde Dünya Bankası'nın o dönemdeki başkanı bana projeyi sordu. Ben de kendisine 10 dakika ayaküstü anlattım. Çok etkilendi. Ülkelere örnek olabilecek bir proje olduğunu belirtti. 300 milyon dolar bir kaynak ayrılması söz konusu oldu. Ekonomi o dönemde perişan ama köy kalkınması için 300 milyon dolar kaynak sağlanacaktı. Uzmanlar bu konuda çalıştı. Ama daha sonra kaldı devam etmedi. Köykent konusunda kırgınım."

    Hanedan, Cumhuriyet'e tepki göstermedi

    "Vahdettin konusunu ben siyasi açıdan değerlendirmemiştim. Bana ait olan bir mirası Cumhurbaşkanı ve Diyanet İşleri Başkanı ile görüştüğümü belirtmiştim ve konuyu teknik ve hukuki açıdan ele almıştım. Bir gazeteci arkadaşımız olaya siyasi yönden baktı. Ancak bir yanlış ve ortada bir sorun varsa da buna çözüm bulmak gerekir. Dikkatinizi çekerim, bir imparatorluğu kapatıp başka bir döneme geçildiğinde tepki göstermediler; Osmanlı ailesi tepki vermedi; Cumhuriyet yönetimine geçilirken de tepki verilmedi. Bu konuların aydınlanması lazım. Artık ben bu konu üzerinde durmuyorum. Bu sözleri bahane ederek partiden (DSP'den) ayrılanları doğrusu yadırgadım. Ancak üstünde durmuyorum."

    Osmanlı ve Atatürk hakkında kitap yazıyorum

    "Osmanlı ile ilgili bir kitap çalışmam var. Belli bir noktaya getirdim. Ancak herkesin başına gelebilecek bir göz rahatsızlığı yaşadım, katarakt ameliyatı oldum. Birkaç ay erteledik. Osmanlı'daki savaşları anlatmayacağım. Osmanlı'daki yönetim, köylü, halk arasındaki ciddi çelişkiyi dile getireceğim. Klasik bir Osmanlı kitabı olmayacak. Sosyal boyutuyla ilgili olacak."

    İkinci kitap Atatürk üzerine

    "Atatürk'ün yeni devlet kurma çalışmaları da maalesef ülkemizde yeterince incelenmedi. Bu incelemeler yapılsa bu dönemler kolay kolay olmazdı. Atatürk'ün yönetim tarzı bence yeterince anlaşılamadı. Ancak bu konuda çalışmalar var. Atatürk'ün yönetim stratejisiyle ilgili bir kitap hazırlıyorum. Üzerinde çalışıyorum."

    ABD'nin İran ve Suriye'ye müdahalesi Türkiye için tehlikeli

    "İran ya da Suriye'ye bir Amerikan müdahalesi son derece sakıncalı Türkiye için. Bölge huzuru bakımından tehlikeli ve sakıncalı. Biz Türkiye olarak komşularımızla, sınırdaşlarımızla iyi ilişkiler kurduk. Türkiye bölgede yalnız güvenlik değil, her bakımdan öncüdür.

    ABD gibi büyük devletlere gücümüz yetmez diyorlar ama Atatürk buna benzer bir durumda para, pul, silah yokken mücadele etti. O koşullarda işgal edenlere karşı büyük mücadele verdi. Ondan sonra da ilk olarak Afganistan ve İran Şahı ile görüşmelere geçti. Bu ülkelerin parası pulu yoktu ama jeopolitik güçleri vardı. Bölgesindeki İslam ülkeleri ile ilişkilere girdi."

    ABD, Kürt devletine katkı veriyor

    "Irak'a yapılan operasyonla çözüm gelmedi. Aksine ağır koşullar geldi, geleceği belirsiz oldu. Irak şu anda 3'e bölündü. Araplar, Türkler, Kürtlerden oluştu. En büyük sorun da bu bölünme. Irak'ta daha önce de demokrasi yoktu ama Irak, Arap topraklarına göre teknolojiye ve eğitime daha çok önem vermişti. Laik bir yapısı vardı. Şu anda Irak sorununun çözümü görülmüyor.

    Ben zamanında Bush'a kaygılarımı söyledim. Asmakla kesmekle bunun olmayacağını belirttik ama dinletemedik. Şu anda Kürt devletine en büyük katkıyı bilinçli olarak ABD yapıyor. Bizim kendi topraklarımızın korunması ABD tarafından engelleniyor, bu hazmedilemez. Bir çaresizlik var; 'ne yapalım bölücü Kürt akımı geçti, karışamayız' diyorlar. Ben de ABD ile savaşarak çözüm bulunamayacağını, mümkün olmadığını biliyorum. Ben de bilmez miyim. Subayların başına çuvallar geçiriliyor. Türkmenlere yapılanlar ortada. Ortada çok yanlış bir durum var; Türkiye'nin gücü yetmez gibi bir durum var."

    Öcalan konusunda muhatabımız CIA'ydı

    "Grossman'ın (ABD eski Ankara Büyükelçisi Marc Grossman), 'Öcalan'ın ABD tarafından teslim edilmediğini, Türkiye'nin yakaladığını' belirten sözleri ile benim daha önceki açıklamalarım arasında bir çelişki var mı yok mu bilmiyorum. Bizim Apo konusundaki muhatabımız ABD yönetimi değil, yönetimde özgür bir yeri olan CIA'ydı. CIA, MİT Müsteşarımız Şenkal Atasagun vasıtasıyla bana başvurdu. 'İsterseniz gerekli katkıda bulunacağız' dediler. O gün bu konuyu Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanımıza görüştüm ve bu konuda yetki verdim. CIA üst yönetimi ile MİT görüşmeler yaptı. ABD yönetimi iyi niyette bulundu. Ama şimdi niye terör konusunda böyle yapıyorlar, neden bulamıyorum. ABD üst yönetiminin toplantısında 'Türkiye terör etkisi altında kalıyor' denilince CIA bundan görev çıkarmış olabilir."

    Bahçeli 'asalım' dese koalisyon biterdi

    "Bu konuda hiçbir pazarlıkta bulunmadık ABD ile. Bu konuda koalisyonda bir sıkıntı vardı. Onu da çözdük. CIA'nin şart koşması ima yoluyla bile olmadı. MHP Apo'nun asılması konusunda ısrar etseydi koalisyon parçalanabilirdi. Ancak Sayın Bahçeli sorumluluk duygusu içinde davrandı; partisine karşı kararı savundu ve kritik dönemde koalisyonun parçalanmamasını düşündü. Sağduyulu bir davranışta bulundu."

    Arabistan'da bir kütüphanemiz varmış

    "Diyanet İşleri Başkanı ile bu konuyu (miras konusu) görüştüm. Cumhurbaşkanı ile de görüştüm, Diyanet İşleri Başkanı'na ilgilenmelerini söylediler. Suudi Arabistan'da hukuk nasıl işler bilmiyorum ama zaman aşımı konusu yokmuş, bu umut verici. Ayrıca annemden kalan yeni bilgiler var. Buradaki yerde bir de kütüphane olduğunu öğrendik. Ailemizden bize kalan. Araştırdık, çok derli toplu bir kütüphanede varmış, başında görevli duruyormuş. Onu da alacağız. Onları görmeye gitmeyi düşünmüyorum. Hac konusunu da düşünmüyorum."

    Zeki Sezer'in DSP liderliğinden memnunum

    "DSP'de Genel Başkan ve genel sekreter inançlı bir çalışma yapıyorlar. Türkiye'de muhalefet de yok. Dünyada zor karşılaşılacak bir durum bu. Ne iktidara ne de muhalefete güveniliyor. Bu sorunu çözecek tek parti DSP'dir. 1990'larda DSP çözüm partisiydi. Diğer iddialı partiler bu dönemde kavga ettiler. Bizi göreve çağırdılar. Bu dönemde Apo Türkiye'ye geldi. Daha sonra koalisyonda 2,5 yıl uyumlu bir şekilde çalıştık. Enflasyonu aşağıya çekmeye başladık. Ancak bu bölünme olayı bir kazaya uğrattı bizi. Şimdi parti yöneticisi arkadaşlar yoğun gezi programlarına başladılar. DSP yeni seçimlerde etkili bir yer alacaktır."

    CHP'nin adına hürmeten tepki göstermiyorum

    "CHP ile ilgilenmiyorum. Yollarımız ayrıldı. Ondan sonra da gücümüz arttı. Daha sonra da biz kazaya uğradık. Gelişen bir parti durumuna geldik. Bizim içimizde bir huzur var. CHP'de ise huzur yok. CHP'yi eski ad ve varlığına saygı duyduğum için tepki göstermiyorum."



  • 15 Ağustos 2005
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED