|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Geçtiğimiz hafta bu sütunlarda Haberturk.com adlı internet sitesinde, Kanal D Haber Genel yayın yönetmeni Mehmet Ali Birand ile ilgili yayınlanan bir yazıdan pasajlara yer vermiştim. Bir gün önce de M.Ali Birand'dan Kanal D'de yapılacak muhabbete davet almıştım. Ve sormuştum, "Geleceksem, Habertürk'teki yazıyı konuşabilecek miyiz" diye... Birand cephesinden "Muhabbet davetinde Kanal D Haber'de yeni yayın döneminde neler olacağı konuşalacak" cevabı geldi. Davet Cuma günüydü, traşımı oldum, ütülenmiş muhabbet mekanı gömleğimi giydim, tam yola çıkmak üzereyken bir telefon geldi. "Muhabbet olayı bugün değil, iki hafta sonra, yanlış anlamışsınız" diyordu Birand'ın sekreteri. Benim yanlış anladığımı bilmeleri için, evden çıkmak üzere ve o gün Kanal D'ye gelme vaziyetlerinde olduğumu görmeleri gerekirdi. Halbuki ben onlara "Geliyorum" dememiştim. Demek ki bu muhabbet toplantısı ertelenmişti. Birand Habertürk'teki yazıya öfkelendi haklı olarak diye düşündüm. Suların durulmasını bekliyordu, bu normaldi. Aynı gün Posta Gazetesi'ne baktığımda M.Ali Birand'ın, köşesinde merak ettiğimiz sorulara cevap verdiğini gördüm. Kırgındı ve bunu şu cümlelerle dile getiriyordu; "Gazetecilik yaşamımda çok eleştiri aldım. Bunlardan bir bölümü son derece ağır ve kırıcıydı. Ancak hiçbiri HABERTÜRK Haber portalında 16 Ağustos Salı günü yayınlanan ve portalın sahibinin izlerini taşıyan hakaret dolu bir yazı kadar hayret ettirmedi." Birand kendisine yapılan hakaretleri de sütununa taşıdı ve şöyle yazdı; "... Gör annenin örekesini... Ey bütün kötülüklerin, hıyanetlerin babası Mefisto... Ey baş iblis... Senden daha kötü olunamayacağını öğret bu Topal ördeğe..." "Kimse ile atışmak, açıklama yapmak niyetinde değilim. Ben yaptığım işle bugün bulunduğum noktaya geldim. Seviyesizlikle uğraşma niyetinde değilim." Bu kadar hakareti görmezden gelemeyeceğini belirten Birand, "Böylesine bir düzeysizliğe karşı çıkmak için Habertürk portalını mahkemeye vereceğim" diyordu. Peki Habertürk'te hakkında neden böyle bir yazı yer almıştı? Bu konuda Birand'dan gelen açıklama da ilginçti; "Bu saldırının nedeni de hiç ilgimin olmadığı bir gelişme. Haber Türk'te bu yazıyı kaleme alan kişinin kız arkadaşının geçen yıl benim de icra kurulu üyesi olduğum CNN TÜRK'ten çıkarılması(!) " İşten çıkarmayla ilgili olarak "Ne bilgim var, ne de ilgim." diyor Birand... *** Geçtiğimiz hafta Can Dündar'ın "Yeni doğan çocuğumun banyo saatlerine denk geldiği için Show Haber'in anchormanlık teklifini reddettim" sözlerine de yer vermiştim bu sütunlarda. Televizyon haberciliği ile geçen yıllarımda çocuklarımın büyümesini göremediğimi belirtip evlatlarımdan Can'dan özür dilemiştim. Bu yazıyla ilgili bir mail aldım. Şöyle diyordu satırları; "Bir taltifname saydığım yazınızı oğluma miras olarak bırakacağım. Çocuklarınız da bu özrü, bir sevgi belgesi sayacaktır, eminim... Ne mutlu bize ki, bir dirhem mutluluğu dünya malına değişmemeyi -geç ya da erken- öğrenebildik. Can'dan saygılarla... Can Dündar" Doğru olanı seçen meslekdaşıma Can'dan tebrikler... Can'dan mailine Can'dan teşekkürler...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |