AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
İstanbul aşığı Hoca Ali Rıza resimleriyle yine Boğaz'da

Türk resim sanatının öncü isimlerinden, 'Üsküdar ekolü'nün kurucusu Hoca Ali Rıza, ölümünün 75. yılında Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'nda açılacak 250 parçalık retrospektif sergiyle çok sevdiği Boğaz'ı ve Üsküdar'ı temaşa edecek.

Türk resim sanatının öncü isimlerinden, 'Üsküdar ekolü' olarak adlandırılan tarzın kurucusu Hoca Ali Rıza, ölümünün 75. yılında açılacak retrospektif sergi ile anılacak. Yapı Kredi Kültür Merkezi ve TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı işbirliğiyle Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'nda açılacak 'Hoca Ali Rıza Retrospektif Sergisi', sanatçının 250'yi aşkın eserini ilk kez bir araya getiriyor. 10 Eylül - 6 Kasım tarihleri arasında ziyarete açık olacak sergiye, Hoca Ali Rıza üzerine 320 sayfalık monografik bir kitap da eşlik edecek. Milli Saraylar, Yapı Kredi Bankası, Milli Kütüphane ve Kültür Bakanlığı koleksiyonları başta olmak üzere çok sayıda koleksiyondan derlenen tablolar, daha sonra Atina'da da sergilenecek. Dolmabahçe'deki bu etkinlik ise geçtiğimiz yıl açılan Saray Ressamı Zonaro Sergisi'nden sonraki en önemli sergi olma niteliği taşıyor.

Sanata adanan 47 yıl

Üstün gözlem gücü ve sanat tutkusuyla kişisel üslubunu oluşturmuş ilk Türk ressamlarından olan, doğayı en büyük öğretici olarak kabul eden Hoca Ali Rıza Bey'in (1858-1930) gözlem yeri İstanbul'du, en çok da Üsküdar. Bu yüzden genelde 'İstanbul', özelde ise 'Üsküdar Ressamı' olarak tanınır. İstanbul'un kaybolan kültürel değerlerini belgesel bir yaklaşımla ölümsüzleştiren, Türk resim tarihinin en önemli ressamlarından biri olan Hoca Ali Rıza eserlerinde en çok da Kızkulesi'ni konu alır.

Üsküdar'da dünyaya gelen Ali Rıza Bey'in resim yeteneği çocuk yaşlarda fark edilir. Bunda babasının hat sanatıyla olan uğraşısının etkisi de büyüktür. Üsküdar Rüştiyesi'nde başlayan resim merakını, Kuleli Askerî İdadisi ile Mekteb-i Harbiye-i Şâhâne'de de sürdüren, Osman Nuri Paşa, Süleyman Seyyid ve Mösyö Gues gibi seçkin hocalardan eğitim alan Hoca Ali Rıza, 1884'te Harbiye'den Mülâzım-ı Sani (Teğmen) rütbesiyle mezun olur ve 'Resim Muallim Muavini' göreviyle, Osman Nuri Paşa'nın yardımcılığına atanır. 1911'de Kaymakam (Yarbay) rütbesiyle emekli olur; 1909-1912 arasında da Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Başkanlığı gibi önemli görevler üstlenir. Kırk yedi yıl boyunca eğitimcilik ve ressamlık yapan sanatçı; peyzaj, natürmort, hayali elvah gibi üç alanda, karakalem, füzen, pastel, suluboya, yağlıboya gibi birçok tarzda üretimde bulunur. Sayısız öğrenci yetiştiren sanatçı mütevazı, sabırlı ve hoşgörülüdür; bu özelliklerinden dolayı da öğrencileri ve dostları ona 'Hoca' sıfatını yakıştırır.

Köşe bucak İstanbul

Karakalem ile suluboya tekniğindeki yetkinliği ve hızlı çalışma temposuyla, -beş bin gibi bir sayıya ulaşan- çok sayıda İstanbul peyzajı betimleyen Hoca Ali Rıza, kentin mahallerini, Üsküdar'dan Bebek'e, Arnavutköy'den Burgazada'ya kadar semt yaşantılarını, kahvehaneleri, deniz kıyılarını yorumlamıştır ömrü boyunca.

"İslâm ve Türk âleminin bediî (estetik) zevklerinin kemâlini gösteren eserleri toplamaya ve bunu bir meslek ittihaz ederek (sayarak), onda ihtisas sahibi olmayı gönlümce pek muvafık buluyorum" diyerek betimlemerinde tarihi dokuya özel bir önem verdiğini belirtir. Cami, çeşme, dergâh, tekke, türbe, sebil, harabe, mezarlık, köprü, konak, kule, eski evler gibi, tarihi ve mimari özellikleri bakımından o gün için sıradan sayılabilecek konuları tutkuyla sürdürür. Sanatçı ayrıca, çarşı, çeşme, kahvehane gibi mekânlarda geçen yaşam tarzını da inceler; kahvehanelerde kullanılan fincan, cezve gibi gündelik yaşama ilişkin kültürel objeler; çarşı- pazar alışverişleri, sokak satıcıları gibi günlük yaşamdan kesitler de konuları arasındadır.


İFSAK film atölyesi başlıyor
İFSAK-İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği bünyesinde 7 dönemdir çalışmalarını sürdüren'Kısa Film Atölyesi', 11 Eylül 2005'te 8. dönem çalışmalarına başlıyor. Atölye için başvurular 28 Ağustos 2005 Cumartesi günü sona erecek. Genç sinemacılara kendilerini ifade edebilme olanağı sağlamayı hedefleyen atölye yönetmen Selim Evci eğitmenliğinde gerçekleşecek. 3 ay sürecek ve sonunda bir kısa film üretilecek olan atölye çalışmasına katılmak isteyenlerin www.ifsak.org.tr adresindeki ìKısa Film Atölyesi Başvuru Formuînu doldurması gerekiyor. 28 Ağustos'a kadar yapılan başvurular sonucunda atölye 15 kişiyle, 11 Eylül 2005 Pazar günü çalışmalara başlayacak. Bu arada İFSAK'ın ilkini düzenlediği Genç Fotoğrafçılar Festivali'nde ise 27 genç sanatçının eserleri sergilenecek. 14 katılımcının sergisi açılırken 13 katılımcı ise saydam gösterisi sunacak.
Bilgi için tel: 0 212 292 42 01


Çocuk Filmleri Festivali Eylül'de
Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali Eylül ayı içinde yapılacak. Bu yıl üçüncüsü Balparmak'ın ana sponsorluğu ile düzenlenecek olan festivalde otuzu aşkın ülkeden, yüzden fazla film gösterilecek. 20-29 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde, sadece çocuklar için yapılmış ve ülkemizde daha önce gösterilmemiş ilginç filmler sunulacak. Geleceğin sinema izleyicisini ve sinema tutkunlarını yaratmayı hedefleyen ve her geçen yıl, daha büyük bir ilgiyle izlenen festivalin, bu yıl izleyici rekorunu kırması bekleniyor. Düzenlenen şenlik ve festivallerle bir kültür ve sanat şehrine dönüşen İstanbul için, önemli festivallerden biri haline gelen 3. Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali, 10 gün boyunca film gösterimleri, atölye çalışmaları, söyleşilerle sürecek ve katılan çocuklara ve ailelerine keyifli anlar sunacak.
Bilgi için tel: 0 212 258 60 92


New Holland Trakmak Tiyatrosu 77 günde 125 bin çiftçiye ulaştı
Haziran ayı başında 'Ay Almancı Vay Almancı' adlı oyunla uzun bir turneye çıkan New Holland Trakmak Tiyatrosu, turnesini tamamladı. Devlet Tiyatrosu sanatçılarından oluşan New Holland Trakmak Tiyatrosu, 77 gün süren turnesinde yaklaşık 125 bin çiftçiye ücretsiz olarak tiyatro keyfi yaşattı. Son oyununu Adapazarı-Gölkent Beldesi'nde sergileyen tiyatro, turne boyunca oyunu 60 kez sergiledi.


13 yıldır çıkan Kürtçe edebiyat dergisi Nûbihar
Yayın hayatına 13 senedir devam eden, Kürtçenin uzun soluklu dergilerinden Nûbihar'da, klasik Kürt edebiyatının yanısıra, günümüz kalemlerin ürünü araştırma yazılarına, hikaye, şiir, dünya ve İslam klasiklerinden tercümelere yer veriliyor. Kurmancî, Zazakî ve Soranî lehçeleriyle yayın yapan Nûbihar'ın 96. sayısında Arap edebiyatının ünlü ismi Harirî'nin Makamat'ından bir çeviri, klasik Kürt şairi Siyahpoş'tan bir gazel ve Bediüzzaman'dan çeviri var.


 
Kelime inşa' ederken...
Kaş Kitap Şenliği'nde AB, ABD ve aydın konuşulacak
Aleviliğin anayasası Buyruk günışığında
Alevilik üzerine çalışmaları ile tanınan Prof. Fuat Bozkurt'un titiz bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkardığı "Buyruk" Kapı Yayınları arasından çıktı. Buyruk, sözlü öğreti ve şiir geleneğine dayanan Alevi inançlarının, düzsöz ile yazılmış sayılı örneklerinden biri ve en önemlisi. Alevilerce İmam Cafer-i Sadık Buyruğu olarak kabul edilen ve İmam Cafer-i Sadık tarafından yazılıp Aleviliğin yol ve erkan kurallarını gösterdiğine inanılan Buyruk, her dedenin elinde bulunması gereken bir kitap, Aleviliğin anayasası olarak nitelendiriliyor. Alevilik gelenekleri gibi ilginç bir konunun gün ışığına çıkmasına yardımcı olan Buyruk'a eklenen Ahmet yesevi Fakr-namesi de kitaba yeni bir boyut kazandırıyor. Yüzyıllar boyu karanlıkta kalan kitabı ortaya çıkaran Prof. Fuat Bozkurt'un daha önce bu alanda 'Tüm Boyutlarıyla Alevilik', 'Semahlar; Çağdaşlaşma Sürecinde Alevilik' adıyla yayınlanmış kitapları bulunuyor. Bozkurt, Halkbilim ve folklor ve Alevilik üzerine çalışıyor.
Bilgi tel: 0 212 513 34 20

Rus yazar Simonov'un kalemiyle II. Dünya Savaşı
Rus yazar Konstantin Simonov'un (1915-1979) kaleme aldığı ve Gendaş Kültür Yayınları arasından Mehmet Özgül'ün tercümesiyle çıkan "Bir Daha Görüşmeyeceğiz", yazarın Savaş Günleri ve Savaşsız Yirmi Gün isimli romanlarının devamı niteliğinde. Her üçü de Gendaş Kültür aracılığıyla okurla buluşan romanlarında Simonov, II. Dünya Savaşı anılarını anlatıyor. 1915 yılında Petrograd'da doğan Konstantin Simonov, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği'nin Almanlar'a karşı açtığı cephelerin birçoğunda "Kızıl Yıldız" ordu gazetesinin savaş muhabiri olarak görev yapmış, ileri hatlarda çarpışan askerlerle yan yana, savaşa tanıklık ederek, birkaç kez ölümle burun buruna geldi. Cepheden gönderdiği şiirleri ve çarpışma notlarıyla tanınan Simonov, 1974'te Lenin Edebiyat Ödülü'nü aldı, 1979 yılında hayatını kaybetti. Bir Daha Görüşmeyeceğiz'de yazar, kendi anılarını, Lopatin isimli 50'li yaşlardaki bir savaş muhabirinin ağzından anlatır.
Bilgi tel: 0 212 512 33 86

Başucu Şarkıları Rumeli'den yükselecek
Şarkılarıyla bir kaç kaç kuşağın büyüdüğü Bülent Ortaçgil ve tiyatro, sinema ve müzik alanında yaptığı başarılı çalışmalarla adından söz ettiren Zuhal Olcay bu akşam Rumeli Hisarı'nda aynı sahneyi paylaşacaklar. Türk pop müziğinin iki önemli ismi birlikte imza attıkları "Başucu Şarkılarını" adlı ortak albümlerinden ve unutulmayan şarkılarından oluşan bir seçki ile dinleyicinin karşısına çıkacak. Konser saat: 21.00'da başlayacak.
Yumuktepe Höyüğü hayli zengin
Mersin'de, Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden Yumuktepe Höyüğü'ndeki kazılarda, sikke, tandır, fırın küreği ve bronz kandil, gün ışığına çıkarıldı. İtalya'nın Lecce Üniversitesi'nden Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi İsabella Caneva, Yumuktepe Höyüğü'ndeki kazıların 12 yıldır sürdüğünü hatırlatarak "Yumuktepe Höyüğü, dünyada ilk defa neolotik bir döneme ait yol bulunmasıyla önemli. Bu yıl kazılarda daha aşağıya ineceğiz. Bu alan MÖ 6000'li yıllardan daha eski" dedi.
22 Ağustos 2005
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED