|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
* Hocam, ama o zamanki yolculuk şartlarını da değerlendirmek gerekmez mi? Insanlar o günün şartlarında günde ancak altı saatlik bir yolculuk yapabilmekteydiler ve yolculuklar deve gibi binek hayvanlarıyla yapılmaktaydı. Günümüzde insan binlerce kilometrelik yolu zahmetsiz bir şekilde bir kaç saat içinde gidebilmektedir. Tüm bu şartları göz önünde bulundurmamız gerekmez mi? Selam ve dua ile.. (Salih Karakuş/Öğretmen) Seferî sayılabilmek için, yolculuğun meşakkatli ve meşru gayeli olup olmaması hususları, fakihler arasında tartışma konusu olmuştur. Bu tartışma, günümüzde de aynı şekilde sürmektedir. Bugünkü yazıda, birisi okurumuzun sorusunda geçen bu iki hususu ele almaya çalışalım. Yolculukta Zorluk
Hz.Ayşe'nin (r.a.) de içinde yer aldığı bir grup fakihe göre, sadece korku sözkonusu olunca, yolculukta dört rekatlı namazlar kısaltılabilir. Çünkü Yüce Allah, ancak korku sözkonusu olunca, namazların kısaltılmasına izin vermiştir: "Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit, kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır." (Nisa, 4/101) Bu âyetten önceki Nisa, 4/100. âyette hicretten, sonraki 102. âyette ise savaş sırasında Hz.Peygamber'in (s.a.) korku namazını özel kıldırış biçiminden bahsedilmektedir. Böyle bir bağlam dolayısıyla âyette, yolculukta namazın kısaltılacağı konusu, çok açık olmadığından, Hz.Peygamber'in (s.a.) uygulaması asıl belirleyici olmuştur. Nitekim bu durum, sahabenin de kafasını hayli kurcalamıştır. Ya'lâ bin Ümeyye, "Hz.Ömer'e, Allah 'Kâfirlerin size bir kötülük yapmanızdan korkarsanız' (Nisa, 4/101) diye namazı kısaltabilmemizi bir şarta bağlamıştır. Halbuki biz, yolculukta böyle bir durum olmasa da namazımızı kısaltırız. Bu nasıl olur?" diye sordum. Hz.Ömer (r.a.) şu cevabı verdi: "Senin bu düşündüğünü, ben de düşündüm. Peygambere (s.a.) sordum. Hz.Peygamber (s.a.), şu cevabı verdi: Bu, Allah'ın size verdiği bir sadakadır (bağıştır), onun sadakasını kabul edin." (Müslim, salâtu'l-müsâfirîn, 6; Ebu Davud, salât, 2, no: 1199) Bu anlatım, yolculukta meşakkat bulunmasının zorunlu olmadığını, bütün yolculuklarda namazların kısaltılabileceğini ortaya koyar. Zaten Hz.Peygamber (s.a.) de, meşakkat şartı aramaksızın bütün yolculuklarında namazlarını kısaltmıştır. Ayrıca, âyette kısaltmanın korku şartına bağlanması, Hz.Peygamber'in (s.a.) içinde bulunduğu durumu tespit içindir. Çünkü, Hz.Peygamber'in (s.a.) çoğu yolculukları, korku durumuyla içiçeydi. Aslında bizatihi meşakkat ve zorluk olan yolculuk, can güvenliği, yorgunluk ve bir an önce dönüp ailesine ve işine kavuşmak gibi, çok boyutlu sıkıntılar içermektedir. Yolculuğun Meşru Gayeli Oluşu
Yolcu sayılabilmek için tartışılan başka bir husus da, seferin meşru bir gaye taşıyıp taşımamasıdır. Bu konuda, Hz.Peygamber'in (s.a.) uygulamaları, seferin niteliği ve ruhsatlardan yararlanma hakkı değerlendirilerek, başlıca üç görüş benimsenmiştir: 1) Bütün Yolculuklar: Hanefi ve Malikîleri de içinde yer aldığı çoğunluğa göre, namazların kısaltılması için yolculuğun meşru gayeli olması gerekmez, dolayısıyla sevap, mübah veya günah her çeşit yolculukta namazlar kısaltılabilir. Bu görüş, sırf yolcu olmayı yeterli görmüştür. 2) Mübah Yolculuklar: Şafiî ve Hanbelî Mezheplerine göre, yolculuğun geçerliliği için, haram gayeyle yola çıkmamış olmak gerekir. Bunun için, adam öldürme, hırsızlık ve yolkesicilik gibi, haram bir gayeyle yapılan yolculukta, seferîlik hükümleri geçersiz kalır. Seferîlik, yalnızca mübah yolculuklarda caizdir. Hatta Hanbelî Mezhebi'ne göre, mekruh gayeli yolculuk bile sahih değildir. Bu görüş, günah işleyenlerin, dinen sağlanan ruhsatlardan yararlanamayacağını temel alır. 3) İbadet Yolculukları: Abdullah bin Mes'ud ve Tavus bin Keysân'ın içinde bulunduğu bir grup fakihe göre ise hac, umre ve cihad gibi takarrub (sırf sevap ve ibadet) ifade eden işler için yolculuğa çıkmak, namazları kısaltmayı mübah kılar. Çünkü, daha dar bir değerlendirme yapan bu görüşe göre, Hz. Peygamber'in (s.a.) namazlarını kısalttığı bütün yolculukları, hac ve cihad gibi ibadet sayılan şeyler içindi. Bu değerlendirmelere göre, sınırlayıcı son iki yaklaşım, kuvvetli delillere dayanmaz. Dolayısıyla, bütün yolculuklarda namazlar kısaltılabilir.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |