|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Özelleştirmede en büyük savaş Tüpraş ve Erdemir'de yaşanıyor... Ama Erdemir'in ihalesi yakın olduğu için yeterlilik alan gruplar kendi aralarında evlilik arayışlarına büyük hız vermişler... Geçen hafta bir grup işadamıyla Erdemir'e yapılan flörtleri konuşuyoruz. Bunlardan bir kısmı milli sermaye konsorsiyumunun içindeki etkin ve yetkin kişiler... "Kimlerle görüşüyorsunuz?" diye sordum. Biraz endişeliler. Endişelerini temelinde yatan grupta lider sermayenin olmayışı. "Önemli bir fırsat kaçtı" dediler ve devam ettiler: "Koç Topluluğu ile bir görüşme oldu. Koç yüzde 51 ile lider sermaye önerisi getirdi. Ancak ortak girişim grubunu yönetenler kabul etmediler." Ortak girişim gurubunun çatı kuruluşu TOBB'un başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na muhabir arkadaşımız Fatma Çiftçi, "Koç ile neden anlaşamadınız?" diye sordu... Hisarcıklıoğlu, "Biz herkesle görüşürüz görüşüyoruz da. Bizimle olacak herkesin aynı paya razı olması lazım" diyor. Buradan anlaşılan o ki Koç ile konuşulanlar doğru... Bakalım Koç mu alacak, Milli Sermaye mi? Ya da hiçbirisi! Gönlüm yerliden yana ama sanki son seçenek gerçekleşecek gibi görünüyor...
Formula 1'de ayrıcalıklı şark kurnazları....
Pazar günü 3 arkadaş formula 1 pistinin yoluna koyulduk... İstanbul-Ankara TEM otoyoluna girdikten 1 km sonra trafikte sıkışıklık başladı. Gişeleri geçtik... Saat öğlen 11.45... Trafik tıkalı. Metre metre gitmeye çalışıyoruz. Aradan geçti 15 dakika 500 metre zor gittik. Dikkatimi çekti.. Üstüne küçük bir mavi ışık takan herkes emniyet şeridinden gidiyor. Sonra bir de arabasının radyatörünün önüne mavi kırmızı ışık takanlar var. Onlar de emniyet şeridindeler... Siyah plakalı belediye araçları... Başkan arabası değil haaa... Renault Spring, Tofaş Doğan ve Sienalar ardı ardına geçiyor... Yeşil plakalı İsveç, Alman, Fransız vs bayraklı konsolosluk araçları bizimle beraber normal şeritte debelenip duruyorlar... Ben bunları koyun gibi can sıkıntısından sayarken bazı uyanık Mercedes, BMW, Jeep arada bir ucuz arabalar da arkalarına takılıyor. Hem de onca trafik polisine rağmen. Bir de 06 plakalılar var... Onlara dokunmak Allah muhafaza... Başkentliler ya, onlar ayrı torpilliler... Polisler mi? Ne yapsınlar dikiliyorlar. Benim saydığım yalnızca polis ve kendisine önemli süsü veren araç sayısı 1000'in üzerinde. Bunun için 25 km boyunca 50'şer metre ara ile onca polis dizilmiş. Sonuç ayrıcalıklar yüzünden facia... Az gidemedik uz gidemedik derkeeen, 2 saate yakın bir süre sonra TEM'den ayrılma noktasında kendimiz bulduk. Manzara tam bir komedi... Adam 150-200 bin dolar verdiği jeepi ile herkesi sollamak için dönüş geçmeye çalışırken ortadaki tretuara takılıp kalmış. Trafik Vakfı kurtarıcısı kurtarmaya çalışıyor. Bir tek bunu zannederken 1-2-3 5-- 10'a yakın araç bu şekilde kalmış. Emniyet de bu "şark kurnazlarını" tahmin ettiği için zaten hazırlıklı. Aşmak isteyen araç sayısı kadar da neredeyse kurtarıcı var... Yüksekliği az olan yerleri iyi tahmin edip aşanlar zaten işini uydurmuş... Sonra ilk kontrol noktasına geldik. Kırmızı bir Ferrari ve bir gri Masarati'nin sürücüsü diretiyor. "Bize ayrıcalık tanıyın." Jandarma "Olmaz" diyor. 10 dakika direndiler. Yol yine tıkandı... Derken bir binbaşı geldi ikisini de aynı anda kovaladı... 14.50'de arabamızı park edip yerlerimiz aramaya başladık. Otoparkların çıkışındaki görevliler Allahtan işlerini iyi biliyorlar. Bir minibüse bindirdiler. Biletlerimiz yakamızda Teras tribününe doğru gidiyoruz. Tam pistin altındaki köprüyü geçerken güvenlikçiler biletlerimizi incelediler. "Tamam geçin" dediler. Sonra üzerinde Car Security yazan bir yabancı güvenlikçi bindi, biletlere o da baktı. Şimdi ismini yazmayacağım işadamının bileti yanında değil. "Biletim kapıda hazır. Ben TOMSFED'in yönetim kurulu üyesiyim" dediyse de yabancı güvenlikçi bu iş adamımızı aşağı indirdi. "Biletin sana gelsin ondan sonra" dedi. İşte zenginiyle fakiriyle patronuyla işçisiyle memuruyla biz buyuz... Buna rağmen bence organizasyon, güzel ve yatırım doğru...
Harcanan milyon dolarlara değdi mi?
Dün rakamlar havalarda uçuşuyor... Herkeste bir eleştirme sevdası.... Bence eleştirenler daha düşük enflasyonlu ortama alışamamışlar. Gelişmiş düşük enflasyonlu ülkelerde bir yatırımın geri dönüş hızı, bir anlamda koyduğu parayı faizi ile birlikte geri alma süresi 10 yıldır. Bizde ise 2 yılda herkes geri almaya çalışıyor... Alınmayınca de eleştiriliyor... Beyler böyle "kar"lar bittiiiiiii...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |