AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Türküler 'Seyran'da şimdi

Dünyanın pek çok yerinde Türk halk müziğinin divası olarak selâmlanan Sabahat Akkiraz, son albümü Seyran'da türküleri halden hale koyuyor. Sanatçının yeni hedefi ise Anadolu türkülerini elektronik altyapılarla okuyup tüm dünyaya söyletmek.

  • ÖMER ÇAKKAL - FATMA KORKUTATA
    Türk halk müziğinin ünü kıtaları aşan kadın seslerinden Sabahat Akkiraz 18. solo albümü Seyran'ı Akkiraz Müzik etiketiyle piyasaya sürdü. 7 kardeşi olan ve müzikle içli dışlı bir ailede büyüyen Akkiraz, bir yanda tek ayağını sabitlediği Sivas'tan kopmazken, öbür yandan tüm dünyayı avucunun içine alma yolunda. Daha ortaokul yıllarında yurtdışında eğitim almaya başlayan, yıllardır da tüm dünyada neredeyse sahne almadık ülke bırakmayan Akkiraz, Türk dinleyicileriyle buluşmak için özel bir hassasiyet gösteriyor.

    Sanatçının yeni albümü ise tecrübeli sanatçının yeni denizlere yelken açtığının habercisi. 13 eserin yer aldığı albümde 10 dakikalık ve beş bölümlük olarak düzenlenen türkü operası, halk müziği için deneysel bir çalışma. Akkiraz türkü operalarının ve elektronik altyapılarla beslenmiş yeni yorumların gelecek albümlerde artarak süreceğini söylüyor.

    Anadolu'nun bütün kentlerinde, kasaba ve köylerinde yüzyıllardan beri canlı, yaşayan bir halk kültürü var. Oysa yıllar yılı arabesk, sonra pop, şimdi de hip-hop, rock gibi türler adeta pohpohlanıyor. Sizin de aralarında olduğunuz birkaç sanatçı var ki halkın gerçek müziğini kitlelerle buluşturuyor. Gidişata ne diyorsunuz?

    Rock gibi iyi müzikler popun önünü kesiyor ama halk müziği diye bir gerçek var. Medyada çok yankı bulmasa da ben bunların kıymetini biliyorum. Avrupa'da, Almanya'da büyüdüm çünkü. Orada kendinize ait olanları dinlemeye, görmeye daha istekli oluyorsunuz. İnsan elinin altındakinin değerini bilmez. Türküler beni, Anadolu insanının derdini, isyanını anlatıyordu. İnsanlar türkülerle kendilerini çok güzel ifade etmişler. Tamam, pop da, arabesk de dinlenebilir ama Anadolu insanı türkü bilmeli, dinlemeli.

    Müzik kariyeriniz iki yolda ilerliyor sanki. Bir tarafta, seksenlerin başından beri Arif Sağ, Musa Eroğlu gibi ustalarla ortak çalışmalarınız; öte tarafta ortaokul yıllarından beri süren ve son olarak Londra Caz Festivali'nde de sahne almanıza neden olan yurtdışı çalışmalarınız. Müziğinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

    İyi ustalarla çalıştım ben, güzel bir donanımım oldu. Ozanlık yeminiyle okudum hep. O kol çok özel bir koldu. Ama bir taraftan da yurtdışında büyümem, yetişmemden ötürü dışarıya da kayıtsız kalamadım. Dünyanın pek çok ülkesine çağırdılar; gittik. Anadolu müziğinin tüm dünyaya anlatılması gereğine inanıyorum. Bunun da yolu festivallerden geçiyor. Ama ben dünyayı dolaşırken geleneksel formatımı korudum, en iyi tanıdığım Orta Anadolu türkülerini okudum hep.

    Son albümünüz 'Seyran' da bahsedilen "türkü operası" nedir?

    Anadolu'da binlerce yıllık kültürel bir hazine var. O hazineye dikkat etmek, onu çok güzel kullanıp ileriye taşımak lazım. Biz tüm dünyada festivallere katılıyoruz. Örneğin Brezilya'daki konsere Hz. İbrahim'le ilgili bir projeyle gittik ve çok da beğenildik. Türküler ayrı bir lezzet. Türkülerin çok fantastik olduğunu söylüyorlar. Avrupa'da, Batıda da halk türküleri var ama bölgeler arasında bir aynılık söz konusu. Oysa Anadolu'nun her karışı farklı bir kültürel varlık taşıyor. Öyle bir hazine var ki kullan kullan bitmez.

    Elektronik projeler üzerinde çalışan Orient Expressions'in Divan albümüne katkınız olmuştu. Şimdi de elektronik türküler projeniz var. Projeden bahseder misiz biraz? Neyi amaçlıyorsunuz?

    Evet, grupla daha önce bir ortaklığımız vardı. Bir parçada çalıştım ve benim de içime sindi. Zira elektronik müzik çağın yükselen trendlerinden biri ve o yolla türküleri tüm dünyaya yaymak mümkün. Şimdi grubun da katkısıyla bir elektronik türküler albümü çıkaracağız. Anadolu türkülerini bu albümde okuyacağım ve üzerinde denemeler yapılacak. Bu çok farklı bir çalışma olacak. Öncelikle yurt dışı pazarı için düşünülüyor. Gelen tepkilere göre Türkiye pazarına girip girmemesine sonra karar vereceğiz.

    İlk profesyonel albümünüz 1983'te 'Şafak Söktü' adıyla çıkıyor. Geçen 22 yıldan sonra aynaya baktığınızda nasıl bir kadın görüyorsunuz?

    Bence müziğin ve yaptıklarınızın sınırı yok. Hep daha iyisini ve yenisini yapmaya çalıştım. Söylediklerimi tekrar etmekten sakınmaya çalıştım. Bir ara Hollandalı şarkıcı bir bayanla dostluk gecesinde karşılıklı türküler okuduk. O Türkçe, ben Flemenkçe. Valla ben bir iki çalıştıktan sonra çok kolay okudum. Ama o epey zorlanmıştı. Müziğe Tanrı vergisi bir yeteneğim var. Hep bunu kullanmaya çalıştım.

  •  
    1920'li yılların eğlencesi Harbiye'de
    Haldun Dormen'in yazıp yönettiği Kantocu, 30-31 Ağustos tarihlerinde Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda seyirci karşısına çıkacak. Oyun 1920'li yılların eğlence anlayışını hüzünlü bir aşk hikayesi eşliğinde anlatıyor.
    Üzeyir Garih'ten
    8 kitaplı bir kitaplık

    Macera tadında Peygamber
    öyküleri çıktı

    Altın Sayfa Edebiyat Ödülü bu yıl 'deneme'ye
    Tuvalde mistik temalar
    Hülya Aktaş Yazıcı'nın yeni resimlerinden oluşan kişisel sergisi Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde açıldı. Sergi 27 Ağustos'a dek gezilebilir. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisinde resim eğitimi alan sanatçı resimlerinde daha çok mistik temaları yoğun bir duygusallıkla işliyor. Zaman zaman da çok sevdiği İstanbul'u kendine özgü renkler ve kompozisyonlarla tuallerine aktarıyor. Kişisel sergilerin yanısıra karma sergilere de katılan Yazıcı, öğretmenlik yapıyor ve resim çalışmalarını Bostancı'daki atölyesinde sürdürüyor.
    Dublörün Dilemması Dergah'ta
    Aylık edebiyat, sanat, kültür dergisi Dergah'ın orta sayfa sohbetinde bu ay "Dublörün Dilemması" adlı ilk romanı ile edebiyat çevrelerinde heyecan uyandıran genç yazar Murat Menteş var. Menteş, Suavi Kemal Yazgıç'ın sorularını cevaplıyor. Cihan Aktaş da aynı roman üzerine yazıyor. İsmail Kara, yakın tarihimizin meşhur simaları ile olan hatıralarını kaleme alıyor. İsmail Karakurt, İbrahim Tenekeci, Emel Doğan, İsmail Kılıçarslan ve Alper Gencer, bu sayının şairleri. Dergide ayrıca merhum Nurettin Topçu'nun kitaplarına girmemiş bir denemesini de yer alıyor. Bilgi için tel : 0 212 520 46 96
    Çocuklara kıraat ilmine göre interaktif CD
    Yaz tatilinin bitmesine az bir süre kalmış olmasına rağmen çocuklara yönelik Kur'an eğitimiyle ilgili yayınlar da çıkmaya devam ediyor. Nil Yayınları'ndan çıkan Tecvid uygulamalı Kur'an-ı Kerim Elifbası ve İnteraktif CD'si bunlardan biri. Okunuşundan, yazılışına, süslemelerinden cildine, mahfazasından rahlesine kadar bir medeniyet kuran Kur'an-ı Kerim'in okunuşunun da bir ilim olduğu bilgisinden hareketle hazırlanan İnteraktif CD'de, Kur'an harfleri Kıraat ilmine uygun olarak, uzman bir eğitimci tarafından seslendiriliyor. Çocuklarımı-zın hangi harfleri yanlış okuyabileceği göz önüne alınarak, bu harfler üzerinde özellikle duruluyor.
    24 Ağustos 2005
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED