AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Dikkat taş düşebilir!

Show TV'de Can'lı Hayat programında Bülent Ersoy'un yaptığı açıklamalardan bir bölümü tanıtım fragmanlarında yayınlanınca ortalık toz dumana döndü. Bülent Ersoy 12 Eylül döneminde sahne yasağını kaldırmak için aynı zamanda avukat da olan bir parti başkanına gitmiş, güya şu anda da parti başkanı olan kişi servet istemiş. İddia sahibi 100 milyon lira istendi diyor. O dönemde bu para 900 bin dolara tekabül ediyor. Dün gazeteler Deniz Baykal'ın ismini ortaya attı. Baykal "O dönemde 2 dakika konuştuk Ersoy'la, aramızda para mevzusu geçmedi" diyor.

Hürriyet'de Ertuğrul Özkök, Baykal ile yaptığı görüşmeyi manşete ve köşesine taşıyıp son paragrafta şu yorumu yapıyor;

"BU OLAYA RÜŞVET DENİLEBİLİR Mİ

Askerler Meclis'i feshedince çok sayıda milletvekili işsiz kaldı.

Benim de yakından tanıdığım birçok milletvekili, siyasetçi, hayatını avukatlık yaparak kazandı.

Baykal'ın İstanbul'a geldiğinde binecek arabası yoktu.

O nedenle bu ilişkiyi de avukatlık mesleğinin normal ilişkileri çerçevesinde değerlendirmek gerektiğine inanıyorum.

Yani bir para meselesi konuşulmuş olsa bile, buna 'rüşvet' demek yanlış olur. Dolayısıyla bunu başka taraflara çekmek de doğru olmaz."

* * *

Peki Bülent Ersoy, bu akşam Show TV'de yayınlanacak Can'lı Hayat programda ne diyor? Bir de onu dinleyelim;

"O da işini yapacaktı, çeşitli yerlere hatır koyacaktı. Çeşitli yerlere 100 milyonun içinden ödemeler yapacaktı. Malumunuz vechile yani bu işler illa ki tam aslına uygun olmuyor ki... Bir şeyler arada dönüyor da söyleyemiyoruz. Olmuyor her şeyi açık söyleyemeyiz. Bazı ödemeler yapılır bunları biliyoruz hepimiz."

Ertuğrul Özkök'ü anladım ama Bülent Ersoy'un ne demek istediğini hiç anlamadım. Hatır koymak, aslına uygun olmayan işler ve kim veya kimler?... Sorular sorular...

Hürriyet'in dünkü birinci sayfası çözemediğim duygulara soktu beni. Deniz Baykal solda, Bülent Ersoy sağda, birbirlerine bakıyorlar... Önceki gün hemen tüm televizyonların ana haber bültenlerinde olay haber geçit töreni yapıyor...

Habertürk'ü izliyorum dün. Taki Doğan bas bas bağırıyor canlı yayında... "Deniz Baykal şu anda Antalya'da" diye... Ardından ekliyor; "Bülent Ersoy da Antalya"... Tesadüfün bu kadarına da pes yani!

Medyanın yönetim odaları karışıyor, alarm üzerine alarm veriliyor... Antalya'daki tüm ekipler uyarılıyor, deneyimli ekipler yollara çıkarılıyor...

Gazeteler televizyonlar Antalya'da Deniz Baykal ile Bülent Ersoy'u kovalıyor...

Ben bu yazıyı yazarken Baykal'ın akşam saatlerinde konuyla ilgili basın toplantısı yapacağı haberi geliyor. Bu arada Yaşar Okuyan "Bu parti başkanı kimse Bülent Ersoy açıklasın, hepimiz töhmet altındayız, aksi halde Ersoy'u dava ederim. Çarşamba akşamına kadar müsaade" diyor...

Bülent Ersoy'un Okuyan'dan gelen dava tehdidi sonucu bugün basın toplantısı yapıp herşeyi anlatmaya hazırlandığını duyuyoruz...

Can'lı Hayat programı da Çarşamba gününe alınıyor Show TV'de. Daha erkene, seyircinin en yoğun olduğu saate çekiliyor.

Bir cümle Türkiye'de gündemi değiştiriyor, haber trafiği alt üst oluyor... Bana göre zincirleme kazalar yolda...

Trafik canavarı olmayın! Dikkat, taş bile düşebilir...


24 Ağustos 2005
Çarşamba
 
BEKİR HAZAR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED