AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Sorun ayrıştırıyor

Önemli olan 'sorun' mu, yoksa soruna konulan 'ad' mı? Gelip tıkandığımız nokta burası... Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Kürt sorunu" demesinden sonra kopan gürültüde, konunun esasını tartışmaktan kaçınanların sığındığı liman, "Kürt sorunu demek doğru mu?" sorusu oluyor. Sanki, bir başka adla yaklaşılırsa, sorun, sorun olmaktan çıkarmış gibi...

Her şeyden önce şu gerçeği görmemiz gerekiyor: Türkiye'nin demokratikleşmesinin önündeki en ciddi engel, ülkemizde kendilerini 'dışlanmış' hisseden vatandaşlar bulunmasıdır. Ak Parti'nin yüzde 34 oy alabildiği bir ilde, Başbakan Erdoğan'ın çok önemli bir konuşmasını dinlemeye gelenlerin birkaç yüz kişiyle sınırlı kalışına bir de bu gözle bakılmalı. Ak Parti seçmenini bile liderini dinlemeye gitmekten alakoyan, o sona erdirilmesi gereken, 'dışlanmışlık' hissidir.

Türkiye, sorunu, ancak vatandaşlarının 'dışlanmışlık' haline son vererek çözebilir... Önümüzdeki soruna şu veya bu ad verilmesi bu gerçeği ortadan kaldırmıyor. Bu gerçeği görüp dururken topu taca atma anlamına gelecek semantik ayrıntılarla uğraşmak boşuna.

Konunun tartışılması sırasında hemen herkes beklendiği yerde konuşlandı. Devlet-millet ayrışmasında 'millet' ve 'devlet' kavramlarından hangisine önceliği veriyorsa kişi ve örgütler, ona uygun cephede yerlerini aldılar. Yanıltan pek az kişi ve örgüt oldu. Kiminde gizlemeyi becerdiği eski 'devletçi' damar kendini belli etti, kiminde ise tam tersine yeni konumuna uygun 'millet' vurgusu öne çıktı...

Ayrışmada şaşırtanların başında DYP ve lideri Mehmet Ağar geliyor... Ağar'ın sorunun çözümünden yana olduğu ve konuyu dar parti çıkarlarına hapsetmeyeceği artık iyice belli. DYP bu süreçten kazançlı çıkacaktır.

Esas şaşırtan ise Erkan Mumcu'nun durumu. Yalnızca sorunun adlı adınca anılmasına "Bu tarihe karşı ihanettir" cümlesiyle karşı çıkmakla kalmıyor Mumcu, çözüm yolunda gösterilen çabaları da ya küçümsüyor ("Kastamonu'da yoksulluk yok mu?" diye soruyor sözgelimi) ya da tehlikeli buluyor ("Bu, PKK'nın istediği çözüm" diyor). Bir yaptığı da iktidarı belden aşağı saldırılarla suçlamak. Şu sözler de Erkan Mumcu'ya ait: "İslâm tarihinin barbarları denilen haricilerin içine düştükleri zihinsel sapma ne ise, Türkiye'de İslâmcılığın ve uzantılarının içine düştüğü sapma da odur. Türkiye, peruk muhafazakârlığıyla bir yere varabilecekse, buyursunlar devam etsinler." Şaşırmamak elde değil.

Başbakan Erdoğan konuya yaklaşırken 'Kürt sorunu' demekten çekinmedi, ama sorunun ülke bütünlüğünü zedelemeden ve demokrasi içerisinde çözüleceğini ilân eden de yine o. Türkiye'de soruna geleneksel 'devletçi' açıdan yaklaşanlar, 30 bin kişinin kaybından ve terörün yeniden baş göstermesinden de sorumlular.

Turgut Özal'dan buyana, ilk defa, soruna ciddi bir çözüm aranıyor ve buna da adının önünde 'ANAP genel başkanı' unvanı bulunan Erkan Mumcu karşı çıkıyor...

ANAP'ta politika yapanların üzerinde düşünmeleri gereken nokta apaçık: ANAP, Turgut Özal tarafından, milleti ön planda tutan bir felsefeyle kurulmuştu. O felsefenin egemen olduğu yıllarda iktidardan düşmedi ANAP. Turgut Özal'ın ülkemizin belli bir bölgesinde uç veren soruna yaklaşımı da kuruluş felsefesiyle uyum içerisindeydi. "Sorunu çözeceğim" dediği sırada kaybettik Özal'ı... Ondan sonra gelenler soruna hep 'devletçi' güdülerle yaklaşmayı yeğlediler.

Demokrasisi sağlıklı bir ülkede en aykırı düşünceye bile yer var elbette; ancak iktidarında bunu sağlayan ANAP'ın bugün en hassas bir konuda "Söyletmen vurun" mantığına esir düşmesi yadırgatıcı... Şunu bilelim: Karşımızdaki, yalnız bir bölgeye ait olmadığı gibi sadece bir 'kimlik' sorunu da değildir; bu, aynı zamanda, demokratik bir sınavdır da...

ANAP'ın bu sınavda çakması yazık gerçekten...


« Geri Dön

24 Ağustos 2005
Çarşamba
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED