AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
P O L İ T İ K A
Rumların yalnızlık korkusu

Rum Yönetimi, Türkiye ile müzakerelerin başlatılmasını veto ettiği takdirde "saygınlığını yitirme" ve "yalnız bırakılma" endişesi yaşıyor. Rum yönetiminin çözüme "hayır" demesi AB'de tepki görmüştü.

Kıbrıs Rum yönetiminin, Türkiye'nin Gümrük Birliği Ek Protokolü ile birlikte yayımladığı deklarasyon ve müzakere çerçeve belgesi konusunda, AB içinde "tek başına kalmaktan" ve "görüşlerine kulak asılmamasından" endişe ettiği bildirildi.

Rum basınına göre, önceki günkü Rum Ulusal Konseyi toplantısında, Rum lideri Tasos Papadopulos, AB toplantılarında Türkiye'nin deklarasyonuyla ilgili olarak takınacağı tavır konusunda "kartlarını kapalı tutmakla" birlikte, çeşitli senaryoları ve AB üyelerinin olası tavırlarını anlattı ve konsey üyelerinden görüş istedi.

'Yalnız bırakılma' senaryosu

Fileleftheros gazetesi, bu senaryoların arasında, Rum yönetiminin "tek başına" kalması ihtimalinden de söz edildiğini ve bu senaryonun, "en muhtemel ve detaylı şekilde incelenen" bir senaryo olduğunu yazdı.

Fransa ile birlikte hareket edecek

AB Daimi Temsilciler Konseyi (COREPER) ve AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Papadopulos'un AB'deki ortaklarıyla bir dizi temasta bulunacağını belirten gazete, Rum yönetiminin, Türkiye'nin üyelik müzakerelerini "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin Ankara tarafından tanınmasına bağlamakta ısrar etmesi durumunda, Fransa ile birlikte hareket edeceğini kaydetti.

Ya kimse desteklemezse?..

Fileleftheros, Rum yönetiminin, tezlerini destekleyeceğine dair Yunanistan'dan taahhüt aldığının anlaşıldığını, şimdi iki ülke arasında tartışılan sorunun, "başka ülkeleri yanlarında bulmamaları halinde iki hükümetin görüşünün ne olacağı" olduğunu aktardı.

Politis gazetesi de, konuyla ilgili haberinde, Rum yönetimi ve Atina'nın, "Fransa'nın sonuna kadar takınacağı tavrı, bütün bu meselenin anahtarı olarak gördüğüne" işaret ederek, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'in de, son ziyaretinde Papadopulos'a, "iki ülkenin nihayetinde tek başlarına kalmaları olasılığının ciddiyetle düşünülmesi gerektiğini" söylediğini bildirdi.

"Sahnenin daha çok, Karamanlis'in Eylül ayı içinde Paris ziyaretinde netleşmesinin beklendiğini" ifade eden Politis, Karamanlis'in Paris'ten sonra Rum kesimini ziyaret etmesi ihtimali bulunduğunu belirtti.

Türkiye'ye tek baskı yolu AB

Haravgi gazetesinin haberine göre, küçük partiler Papadopulos'tan, Türkiye'nin "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni tanıdığının netleştirilmemesi durumunda, 3 Ekim'de başlayacak üyelik müzakerelerini veto etmesini istedi.

Başkanlığını Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu'nun yaptığı Birleşik Demokratlar ise "Türkiye'nin üyelik sürecinde kesinti olmaması için çok dikkatli icraat yapılması gerektiğine, çünkü bu ülkeye tek baskı aracının üyelik süreci olduğuna" dikkati çekiyor.

  • LEFKOŞA

    Ertuğ: AB Türklere adil davranmıyor

    KKTC'nin Washington Temsilcisi Osman Ertuğ, "AB'nin Türkiye ve Kıbrıslı Türklere adil ve eşit davranma konusundaki başarısızlığının, Türkiye'nin AB yolundaki en büyük engel olduğunu" kaydetti. Andrew Borowiec'in 14 Ağustos'ta Washington Times gazetesinde çıkan "Kıbrıs, birliğin önünde bir bariyer" başlıklı makalesine yanıt veren Ertuğ, aynı gazetede 21 Ağustos'ta yayımlanan yanıt mektubunda, "Bölünmüş adadaki mevcut duruşu, Türkiye'nin AB üyeliğini zorlaştırıyor" iddialarına karşı olduğunu ifade etti. "Makalede yer alanın aksine, ne Kıbrıs sorununun, ne de adadaki duruşunun Türkiye'nin AB yolunu tıkadığını" belirten Ertuğ, "AB'nin Kıbrıslı Türklere ve Türkiye'ye adil davranmadığını ve bunun Türkiye'nin AB yolundaki esas engel olduğunu" söyledi. "Makalede de belirtildiği gibi, Türkiye ve Kıbrıslı Türkler, sorunun çözümü için ellerinden geleni yaptılar" diyen Ertuğ, Kıbrıslı Rumların adadaki "tek egemen güç" muamelesi görmek istediğini, ancak bunun BM çözüm planında öngörülen, "eşit ortaklığa" ve "iki kesimli federal yapıya" ters düştüğünü vurguladı.

  • LEFKOŞA

    Denktaş: Anlaşma için konfederasyon şart

    KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs'ta olası bir anlaşmanın ancak Kıbrıs'ın kuzey ve güneyindeki iki devletin konfederasyon çatısı altında birleşmesi ve Türkiye'nin AB'ye girişiyle eş zamanda olabileceğini söyledi. Denktaş'a Türkiye Mahali İdarelere Hizmet Derneği'nin "MİHDER Hizmet Onur Ödülü" verildi.

    Rumların, Kıbrıs Türkü'nü azınlık olarak gördüğüne ve Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki hakkını tanımadığına işaret eden Denktaş, "Kıbrıs'ı ikinci bir Yunan adası yapacaklar, bunların siyaseti budur" diye konuştu. Denktaş, Rumların Türkiye'nin AB'ye üye olma hedefinden yararlanmak isteyerek, Türkiye'yi "veto" ile sıkıştırmaya çalıştığını ifade etti.

  • LEFKOŞA (A.A)



  • 24 Ağustos 2005
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED