AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İç savaş ve Kürtler..!

Din Irak'ı birleştiremedi, mezhep birleştiremedi, etnik birliktelik birleştiremedi. Hangi siyasi gündem bütün bunların önüne geçebildi? Hangi siyasi gündem bölgenin bütün ortak değerlerini tüketebildi? Bizler, bu bölgenin insanları, hayal görmeyi bırakıp gerçekten nasıl bir yıkıcı dalga ile karşı karşıya olduğumuzu sorgulamak zorundayız.

Irak'taki Anayasa tartışması, bütün bölge için hayati dersler içeriyor. İran'ın desteğiyle yeni bir Şii Devleti isteyen, ileride oluşabilecek Şii İttifakı'nın temellerini atan bu amaçla federasyon için bastıran Irak Şiileri ile, bütün hesaplarını bağımsızlığa ayarlayan ancak bölgenin reflekslerinden endişe ederek bunu zamana yayan Kürtler arasındaki çıkar ortaklığı, Irak'ı Ortadoğu siyasi tarihinden sildi.

Irak için federasyon, demokrasinin göstergesi değil, yok oluşun göstergesi, parçalanmanın, üçe bölünmenin, bütün bölgenin dengesini değiştirecek gelişmelerin habercisi. Sünni Arapların bütün beklentilerini yok sayan, onlardan intikam amacıyla hazırlanan Anayasa, ülkeyi bir arada tutmak için hazırlanmadı, bu bir tasfiye metni, bir iç savaş senaryosu.

İşgalden bu yana Irak'ın bütünlüğünü savunanlar, bölünmeye inanmadı. Türkiye dahil, komşu ülkeler birleşik Irak hayali hep yaşattılar. Ama bölünme bir gerçekti ve planlanmış bir şeydi. Bölünme de, tıpkı diğer planlar gibi, bölge ülkelerinin refleksleri hesaplanarak zamana yayıldı. Şimdi uygulanıyor. Hangi komşu ülke buna hazır? Hiçbiri….

İşgal sonrası bir kesim özgürlük mücadelesi verirken diğerleri işgalcilerle kafa kafaya verip siyasi gündemlerini uyguladı. Şimdi Anayasa ile Sünni Araplar dışlanınca herkes iç savaşı konuşmaya başladı. Doğru, bir iç savaş yaşanacak. Ancak Irak'ta zaten uzun zamandır bir iç savaş vardı. Bundan sonra olacak olan bunun şiddetini artırması, bütün bölgeyi etkileyecek bir çözülmenin ilk aşamasını oluşturmasıdır.

Bölünme çizgisi kalınlaştı, etnik ve mezhep farklılıkları ayrışmanın temel çizgileri haline geldi, getirildi. Bu öyle bir çözülme ki, bütün ortak değerleri, birlikte yaşama ve ortak gelecek iradesini tüketti. Bu öyle bir ayrıştırma stratejisiydi ki, din onları birleştiremedi. Mezhep onları birleştiremedi, etnik birliktelik onları birleştiremedi, din bile onları birleştiremedi. İşte bütün bölgenin alacağı acı dersler burada:

1- Şiiler ve Sünniler Arap, aynı millet. Ama ortak bir gelecek inşa edemediler. Ona inanmıyorlar. Sünni Araplar direniyor, Şii Araplar ikinci Şii devleti için siyasi gündemlerini oluşturuyor. Bir Şii Bloku, Lübnan'a kadar uzanacak bir Şii kuşağı oluşuyor. Bunun tek istisnası Muktada Sadr oldu. O, hem Irak'ın bütünlüğüne inandı hem de Şii ve Sünni Araplar'ın birlikteliğine. Ama onu susturdular. Yani etnik köken Irak'ta birleştirici olamadı.

2- Sünni Araplar ile Sünni Kürtler, bırakın mezhep birlikteliğini, düşmanlığın bütün şekillerini barındırıyorlar. Ülkede birbirine en fazla düşman olan iki kesim. ABD ve diğer işgal güçleri çekilse boğaz boğaza birbirlerine girecekler. Yani, mezhep de Irak'ta birleştirici olamadı.

3- Şii Araplar, Sünni Araplar ve Sünni Kürtler…. Hepsi Müslüman. Ama ne yazık ki, İslam'ın birleştirici misyonu onlar üzerinde etkili olamadı. Dinin birleştirici rolünü reddettiler.

Üç siyasi bloku birleştirecek ortak gelecek tasavvuru da olmayınca yanıbaşımızdaki bir ülkenin ölümünü hep birlikte seyretmek zorunda kaldık. Bütün bunlar birleştirici, yüzyıllarca bölge insanını kardeş yapmıştı. Şimdi neden yapamıyor? Çözülmeye ve ayrıştırmaya ayarlı bu yıkıcı dalganın karşısında nasıl duracağız? Çözülmenin sınırı var mı?

Türkiye'deki Kürt tartışmalarını bu açıdan ele almak gerekiyor. Din, mezhep, ortak tarih, kaynaştırıcı olma özelliğini yitiriyor. Bütün ortak değerlerin hızla tüketildiğini görüyoruz. Türkiye'nin ve Kürtlerin uzun vadede çıkarlarını da aşan bir siyasi gündem uygulanıyor. Gerçekten birlikte yaşama iradesi ne kadar güçlü? Kürtleri temsil ettiklerini iddia edenler, acaba kimin gündemini uyguluyor? Temsil ehliyetsizi bu çevreler, ezici çoğunluğun arzularını değil, yeni Lawrence'ların kulaklarına fısıldadıkları planları uyguluyor. Birinci Dünya Savaşı döneminde İngilizlerin Araplar'a söylediğini bugün ABD ve aynı güçler Kürtlere söylüyor. Ortadoğu'da bıraktıkları mirası bugün görüyoruz…

Bu dalganın, büyük çözülme stratejisi, Irak'la sınırlı değil. Öyleyse bunun Türkiye'ye nelere malolacağını bilen var mı? PKK ve Kürt meselesi tartışılırken hala kültürel sorunlardan, ekonomik dengesizlikten söz edenler, Kürtlerin bugün birlikte yaşama iradesi olmayan çevrelerce temsil edildiğini, çözülmenin yakın dönemde Türkiye'de derin yansımaları olacağını öngörüyor mu? Yoksa bunu yapması gerekenler için hala Kuzey Irak'ta ve Bağdat'ta "iş" yapmak, parakazanmak daha mı önemli?

Bölge ülkelerinin henüz gücünü göstermediğini, krizin o sınıra gelmediğini söylemeliyiz. Irak'ın parçalanması bir yandan iç savaşı tetikleyip çevresini ateşe atma tehlikesini barındırırken diğer taraftan komşu ülkelerin müdahil olma şanslarını da artırıyor. Çözülme stratejisine karşı refleksler henüz kendini hissettirmedi. Süreç Türkiye ve diğer komşuları, kendi varlığını tehdit altında görme noktasına getirirse, hiçbir kuralın, önceliğin ve sağduyunun etkili olamayacağı, insaf ölçülerinin terk edileceği bir kaos yaşayabiliriz. Ortadoğu tarihi bunun örnekleriyle dolu.

İstenen de bu. Güneydoğu'dan Karadeniz'e kadar uygulamaya çalıştıkları çözülme stratejisinin amacı bu. Birleştirici unsurları yeniden diriltmek zorundayız. Buna inananlar seslerini yükseltmeli. Yoksa bugün Irak için konuştuklarımızı yarın Türkiye için konuşur hale geleceğiz. Din, mezhep, tarih ve birlikte yaşama iradesini kaybetmiş bir Türkiye için de iç savaş senaryolarını konuşmak zorunda kalabiliriz.


25 Ağustos 2005
Perşembe
 
İBRAHİM KARAGÜL


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED