AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
S A Ğ L I K
Ses kısıklığı kanser habercisi olabilir

Ses kısıklığı bir hafta, on günü geçtiğinde daha da dikkatli olmak gerekiyor. Birkaç gün içinde hafifleyerek düzelmeyen ses kısıklığının arkasında başka sebepler aranmalı. Bunların arasında sesi kötü kullanma, reflü hastalığı, sinüzitler, olumsuz çevre faktörlerine bağlı tahrişler. Uzun süreli ses kısıklığı gırtlak kanserinin de en önemli belirtisi.

Akciğerlerden dışarı çıkan hava, gırtlaktan geçerken ses telleri değişik frekanslarda titreşerek sesi oluştururlar. Nefes alırken ses telleri ayrık durur. Ancak istemli olarak ses çıkaracağımız zaman yani bağırma, konuşma ve şarkı söyleme sırasında olduğu gibi durumlarda ses telleri birbirlerine yaklaşır ve karaciğerden hava çıkarken titreşerek ses üretirler. Ancak ses tellerinin gevşemesi ya da düzensizleşmesi halinde kusursuz olarak yaklaşma ve senkron olarak titreşme fonksiyonu bozuluyor ve seste değişiklikler oluyor. Sesimizde değişiklik meydana getiren pek çok etken var ve bu etkenler ses kısıklığına neden olabiliyor. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cüneyd Üneri'ye göre ses kısıklığı ani oluşan ve uzun süreli ses kısıklığı olmak üzere ikiye ayrılıyor. Ses kısıklığının pek çok nedeni olabilir. Klinikte en sık görülen ses kısıklığı nedeni gırtlak iltihabından kaynaklanıdır. Prof. Dr. Üneri, gırtlak iltihabının soğuk algınlığına, viral üst solunum enfeksiyonlarına ya da aşırı ve uzun süreli bağırmaya bağlı olarak geliştiğini belirtiyor. Ses kısıklığı bir hafta, on günü geçtiğinde daha da dikkatli olmak gerekiyor. Birkaç gün içinde hafifleyerek düzelmeyen ses kısıklığının arkasında başka sebepler aranmalı. Bunların arasında sesi kötü kullanma (özellikle sesleri ile çalışan; öğretmen, avukat gibi meslek gruplarında sık görülür), mide rahatsızlığı, sinüzitler, olumsuz çevre faktörlerine bağlı tahrişler sayılabilir. Uzun süreli ses kısıklığı gırtlak kanserinin de en önemli belirtisidir. Ancak her ses kısıklığını gırtlak kanserine bağlamak da doğru değil. Prof. Dr. Üneri polikliniklerine başvuran her hastanın muayenesinde endoskopinin kullanıldığını belirterek şöyle diyor: "Ses tellerinde tümör saptandığında bile hemen endişeye kapılmamak gerekiyor. Gırtlak kanseri, tedavide başarının yüksek olması nedeniyle kanser türlerinin en iyilerinden kabul ediliyor. Özellikle sigara içenlerin ses kısıklığının uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları gerekiyor. Gırtlak kanserinin ilk belirtisi ses kısıklığı. Daha sonra kulağa vuran ağrı, öksürük ve balgamda kan gelmesi görülebiliyor. Ses tellerinde kitle ile karşılaşıldığında ilk yapılması gereken cerrahi yaklaşımla biyopsi yapmak ve bunun sonucuna göre tedaviyi planlamaktır. Larenjit kökenli ses kısıklığında iise öncelikle ses tellerinin dinlendirilmesi gerekiyor."

SES KISIKLIĞININ NEDENLERİ

  • Soğuk algınlığı (viral enfeksiyonlar)

  • Sigara içmek

  • Ses tellerindeki iyi ya da kötü huylu kütleler (nodül, polip, kist ya da kanserler)

  • Alerjik reaksiyonlar

  • GERD (reflü hastalığı)

  • Fonksiyonel bozukluklar

  • Bazı hormon ilaçları


  •  
    Hareket anında nefes darlığı kansızlık belirtisi
    Halsizlik, el ve ayakta üşüme, çabuk yorulma, hareket anında nefes darlığı, tırnaklarda bozukluklar, deride solukluk, kaslarda güçsüzlük gibi haller kansızlığın habercisidir.
    Sütüm bebeğe yetiyor mu?
    Bebeğiniz günde 6-8 kez bezini ıslatıyorsa, emdikten ve gazını çıkardıktan sonra sakinleşip uyuyorsa, aktifse ve sesli ağlıyorsa yeterince anne sütü alıyor demektir.
    Kansere karşı kilonu koru sağlıklı beslen
    Ege Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Ötleş, dünyada beslenmeye en çok önem veren toplum olarak bilinen Japonlara sağlıklı beslenmeyi anlattı. Kanserlerin yüzde 40'ının beslenme ve kilo artışına bağlı olduğunu belirten Ötleş, meyve ve sebzenin bol olduğu, baklagilleri de içeren bitkisel diyetlerin seçilmesi gerektiğini belirtti. Yetişkinlik döneminde normal kilonun altına inilme gibi üstüne de çıkılmamaya özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Ötleş, araştırmaların meyve ve sebze ağırlıklı diyet, egzersiz ve kilo artışının kontroluyla kanser riskinin yüzde 40'a varan oranda azaltılabileceğini gösterdiğini kaydetti. Ötleş, "Haftada en az bir defa egzersiz ve düzenli yürüyüşler yapılmalıdır. Günlük 400-800 gram veya beşten fazla porsiyon olacak şekilde meyve ve sebze yenmelidir. Günlük kırmızı et tüketimi 80 gramı geçmemelidir. Kırmızı et yerine tavuk veya balık tercih edilmelidir. Hayvani yağlar yerine nebati yağlar kullanılmalıdır. Tuzlanmış ürünlerin tüketimi azaltılmalıdır. Yanık gıdalar yenmemelidir" dedi.
    25 Ağustos 2005
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED