AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Hiçbir sorun bağnazları dinleyerek çözülemez

Kürt sorunuyla ilgili yazdıklarıma gelen okur tepkileri iki kesimin de bağnazlarının okuduklarını anlamaya niyeti olmadığını gösteriyor. Zaten hiçbir sorun iki kutbun radikallerinin bakışıyla çözülemez. Çünkü bunlar anlamaya, konuşmaya, düşünmeye değil, zihinlerinde putlaştırdıkları sloganlara bakıp konuşmaya, zihinlerine kaydedilen ezberi tekrarlamaya alışıktırlar.

Aynı yazıya Kürtlerin bağnazları diyor ki, "Askerin gözüyle bakıyorsunuz, asimilasyoncu ve inkarcısınız"; Türklerin bağnazları diyor ki, "PKK'nın gözüyle bakıyorsunuz, bölücü ve hainsiniz".

Ülkedeki tüm vatandaşlar gibi Kürtlerin de hak ve özgürlüklerini savunduğunuz zaman aşırı Türkçülerin de, aşırı Kürtçülerin de hedefi haline geliyorsunuz. Çünkü bu iki kesim de asıl olarak ülkede hak ve özgürlük zemininden rahatsızlık duyuyorlar. Bu iki kutbun söylemiyle gelinen nokta bellidir: Daha az demokrasi, daha az refah, daha çok çatışma, daha çok kan…

Avrupa'da yaşayıp Türkiye'deki sorunlarla ilgili ahkam kesen bir okur diyor ki, "Kürt partilerine tahammül edecek olgunluğa kavuşamamışsınız". Oysa biz Kürt partilerinin varlığını eleştirmedik. Demokrasi zemininde yürürken her türlü demokratik çıkışa ve sivil inisiyatife izin vermeyen, demokratik düzen içinde terörle flört eden, anayasal düzen içinde illegal örgütleri öven, çatışmacı bir etnik milliyetçiliği siyaset zanneden bir anlayışın siyasal meşruiyet sorunundan kurtulamayacağını belirttik.

Okurların görüşleri, yazılanları anlamak yerine, kendi kısır döngülerini tekrar etmekten yana olduklarını gösteriyor. Diyorlar ki:

"PKK boşuna şiddete bulaşmamıştır".

Tam da bu düşünceye karşı diyoruz ki: Terörü tek yöntem olarak görerek hak elde etmeye çalışmak kabul edilemez. Hiçbir hak ihlali, insanları öldürerek bu hakları alma mücadelesine dönüşemez. Haklılık, hiçbir harekete başka insanları yok ederek hak elde etme meşruiyetini veremez. Her sorunun bir gerekçesi vardır, ama hiçbir gerekçe terörü masum hale getiremez.

"Her türlü kazanımın sebebi Apo'dur"

Tam da bu düşünceye karşı diyoruz ki: Kürt sorunundaki tüm açılımlar terör ile Kürt halkının taleplerini ayıran demokrat iktidarlarca nispeten özgürlük zamanlarında gerçekleştirilmiştir. Hiçbir hak çatışma neticesinde bir taviz olarak verilmemiştir. Hiçbir gerilim ortamında hak ve özgürlük açılımı olmamıştır. Öcalan'ın tek sağladığı, meseleyi toplumsal çatışma noktasına getirmek ve sorunu içinden çıkılamaz bir hale sokmak olmuştur.

"Kürdü yaratan sayın Öcalandır" Tam da bu düşünceye karşı diyoruz ki: Öcalan'ı ilahlaştıranlar, bu ateist felsefeyle Kürtleri dönüştürmeye çalışanlar, Kürt halkının tarihini ve kültürünü temsil edemezler.

"PKK'yı muhatap alacaksınız, zorundasınız herkes ondan yana, bakmayın bir kaç entellektüel geçinen ucuzca siyaset yapmak isteyen bir kaç kişilik Kürt siyasi sahtekarlarına. Onlar PKK'nın emeğine hazırdan konanlardır."

Tam da bu düşünceye karşı diyoruz ki: PKK her türlü sivil inisiyatifi boğan, çözüm yollarını tıkayan, hiçbir muhalefete izin vermeyen baskıcı, dayatmacı ve totaliter bir despot hareketidir. Devletin Kürtlere verdiği hak ve özgürlüğün bile Kürtlerin arasında var olmasına izin vermeyen bir baskı örgütüdür. Her türlü çıkışı kendi varlığına tehdit olarak görerek Kürt halkının özgür iradesine ipotek koymaya çalışan, her alternatifi sahtekarlık olarak dışlayan tek tipçi bir yaklaşımın tezahürüdür.

Diğer uçtakiler de diyor ki:

"Kürtler bu ülkeye 29 kere isyan etmiş, bölücü bir unsurdur, Kürt'ün kimliğini kabul etmek, bu ülkeyi bölen yolun ilk adımıdır".

Tam da bu düşünceye karşı diyoruz ki: Farklı alt kültürleri ve etnik kökenleri yok sayan anlayıştır, bu sorunu bu hale getiren ve eğer bir bölünme tehlikesi varsa bunu doğuran (bence ayrılıkçı ve bölücü unsurlar vardır, ama böyle ciddi bir yakın tehdit yoktur). Bu kafayla ne devletin, ne milletin, ne de bu ülkenin varlığı korunabilir. Bugün bir toplumsal gerilim ve çeşitli boyutlarda tehditler yaşanıyorsa, bu dayatmacı ve bağnaz yaklaşımlara sahip olanların yanlış politikalarıdır sebebi. Hala aynı yanlışta ısrar etmek, asıl bu ülkeye bir ihanettir…

Ey statükocular; dışlayıcı, tahammülsüz, dayatmacı anlayıştır bu sorunu bu hale getiren, ülkenin bir kısım tehditlere maruz kaldığı düşüncesini doğuran, toplumsal gruplar arasındaki gerilimi besleyen…

Bu ülkeyi korumak, vatansever olmak sorunları beslemekten ve kaşımaktan değil, çözmekten geçiyor.

Her sorun bu radikal ve bağnaz kesimlerin görüşlerine ve engellemelerine rağmen çözülür. Çözüm aşırılıktan değil, sağduyu ve itidalden geçer. Allah'tan da halk toplulukları bu aşırılıklardan uzak, orta yol üzeredir.Halkın sağduyusu büyük şanstır.


25 Ağustos 2005
Perşembe
 
YASİN DOĞAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED