T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S P O R 14 ARALIK 2005 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Hayat
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Yönetim istifa

Her yerde olay var. Üstelik kan da akmaya başladı. Bu artık “kendini bilmez bir kaç kişinin” işi değil. Tamamen bilinçli ve organize... Rant ve kulüplere egemenlik savaşı çığırından çıktı.

Artık hiçbir maç haftası polisiye olaysız geçmiyor. Tribünde, sokakta, saha içinde, hatta soyunma odasında ve protokol tribününde bile olay, saldırı, küfür, hakaret var. Sporu, spor için izlemeye gelenler giderek tribünlerden uzaklaşırken, organize gruplar statlara ve giderek spora hakim oluyor.
Birçok eski yöneticinin de kabul ettiği gibi, olayların temelinde, kulüp yöneticilerinin bu grupları beslemesi ve kendi çıkarlarına kullanması var.

Tribüne hakim olup, seyirciyi kendi lehine bağırtmak isteyen ya da bir hedefe yönlendirmeyi planlayan yönetici, hem parasal, hem manevi destekle tribün terörünün 1 numaralı sorumlusu.

LÜKS OTOLU AMİGOLAR

“Bindirilmiş kıtalara”, amigolar ve adamlarına binlerce bedava bilet veriliyor. Bu onların içeri girmesini sağlamak için değil, (nasıl olsa girerler), gerçekte karaborsada satıp para kazanmaları için yapılıyor. Bir çok amigonun bunu geçim kapısı yaptığı, altlarında lüks arabalar olduğu resmi kayıtlara bile geçecek kadar bilinen bir gerçek.

Destek bununla bitmiyor. Bu kişiler, olur da polis tarafından alınırsa, “güçlü” yöneticiler devreye girip serbest bırakılmalarını dahi sağlayabiliyor.
Elbette tek sorumlu yöneticiler değil. Medyada gerilimi kaşıyarak şöhret olup para kazanan yorumcular ve herşeyi kayıtsızca seyreden yetkililer de onlar kadar suçlu. Sonuçta olan Türk sporuna oluyor. Hem saha dışında, hem içinde geriye gidiyoruz.

15 yaşındaki çocuğu bıçak çekmeye iten ne?

G.Saray-Beşiktaş maçı öncesi 15 yaşındaki D.G., Ergün Hasan adlı taraftarı bıçakladı ve yakındaki polislerce yakalandı. Şaşkın şaşkın yerde yatan “mağduruna” bakarken, sporla bunu nasıl ilişkilendirdiğini mi düşünüyordu acaba?

‘Türk futbolu İsviçre maçında 20 yıl kaybetti’

Spor psikoloğu Turgay Biçer, statlardaki şiddet olaylarını değerlendirirken ilginç saptamalarda bulundu. Futbolun, işi ve aşkı olmayan insanların hayata bağlanma nedeni olduğunu söyleyen Biçer, “Kazanmak bu kimliğin yüceltilmesi, kaybetmek ise kimlikteki düşüş olarak algılanıyor. Bu nedenle yenilmeye tahammül edemiyorlar” dedi.

Futbolun diğer sporlara oranla içinde şiddeti daha çok barındırdığını söyleyen Biçer, “Yurt dışında futbolcularla taraftarlar yan yana maç izliyor. Biz de bu duruma gelebilmeliyiz. İsviçre maçında yaşanan olaylarla ülke 20 yıl geriye gitti. Böyle sürerse daha da kötüleşecek” diye konuştu.

Para hırsı körüklüyor
Olayların iki boyutu var. Sportif ve politik. Sportif anlamda amatörlükten profesyenelliğe geçişte para hırsı fair-play’i etkiliyor. Kültürün yerine paranın etkili olması takımların vazgeçilmez ihtirası. Toplumsal kültürün değişmesi şart. G.Saray, F.Bahçe’den 6 gol yedi başkan Özhan Canaydın tebrik etti. Aynı dönem Beşiktaş’ta başkanlık yapan Serdar Bilgili “Ben tebrik edemem” dedi. Bunlar tribündeki anarşiyi engelleyemez. Devlet işi kulüplere yıkıp kenara çekiliyor.
DOĞAN KOLOĞLU/Vatan

Futbol kültürü yok
Bu terörün nedeni futbol kültürünün oluşmamasıdır. Bunun sonucu futbolu seyirlik oyun ve eğlence olarak göremiyor, kaybetmeyi dünyanın sonu kabul ediyoruz. “Nasıl kazanırsan kazan” felsefesi taraftar, yönetici ve futbolcu için ön plana çıkınca olaylar yaşanıyor. Peki, üstesinden nasıl geliriz? “Eğitim” uzun soluklu bir iş. Bunu beklerken yapılması gerekenler var. Özellikle futbola yön verenler ve futbolun içindeki tüm aktörlerin sağduyudan uzaklaşmaması şart.
HALDUN DOMAÇ/Yenişafak

Hepsi bilinçli yapılıyor
Şiddet toplumda var. Birileri de ısrarla şiddeti spora sokup, spor alanlarının içinde hapsedebileceğini zannediyor. Fena halde yanılıyor. Toplumdaki şiddet duygusunu adım başında anlayıp hissedibilirsiniz. Biz elbirliğiyle spora sokulmaya çalışılan şiddeti önlemeliyiz. Bunun için de öncelikle yönetenlerden başlayarak herkesin birbirini kışkırtıcı tavırlardan vazgeçmisini savunuyoruz. Kışkırtmaya yasa önünde şiddetten daha fazla ceza verilmesinden yanayız.
ONUR BELGE/Fanatik

Adam ölmeye gelmişse
Türkiye’nin kültürel ve ekonimik yapısı özellikle takım tutan taraftaralara başka eğlence bırakmıyor. Böylece fanatizm büyüyor. Ne zaman ki kalite sonuçların önüne geçecek ve tabelada yazandan değil, oyundan zevk almaya başlanacak o zaman şiddet bitecek. “Ölmeye geldik” diyen adama fair-play’i anlatamazsınız. Kısa dönemde çare seyirci kalitesini değiştirmek. Kulüplerin yatırım yapıp lüks maç seyretme şartları yaratması, aileleri statlara çekmesi gerekir.
GÜRCAN BİLGİÇ/Sabah

Güvenlikte boşluk var
Sahalardaki güvenliği sağlayacak kişilerin polis dahi olsa özel bir eğitimden geçirilmesi gerekiyor. 1. İngiltere, Almanya ve Fransa’da görevliler özel eğitimli. 2. Türkiye’deki statların kalitesi ve güvenliği yetersiz. 3. İngiltere’deki gibi stattaki oturma yerleri numaralı yapılmalı ve biletler isme satılmalı. Eğer olay çıkarsa kişiler kimliklerini göstererek biletin sahibi olup olmadıklarını belgelemeli. Bir başka formül de tribünler ile giriş kapılarının kameralarla izlenmesi.
LEVENT TÜZEMEN/Sabah

Kanun var uygulayan yok

Sporda şiddetin önlenmesi için 5149 sayılı kanun çıkarıldı. Umutlar büyüktü, sonuç ise değişmedi. TBMM Araştırma Komisyonu da yasanın yeterince uygulanmadığını belirledi.

Türkiye’de her yıl biraz daha büyüyen spordaki şiddetin önlenmesi konusunda kafa yoranlar yıllarca yasal düzenlemelerin eksikliğinden yakındı. Ve sonunda TBMM, 2004 yılında sporda şiddetin önlenmesi amacıyla 5149 sayılı yasayı kabul etti. Olayların başlamadan önlenmesinden, caydırıcılığa ve cezalandırılmasına ilişkin hükümler içeren kanundan çok şey bekleniyordu ancak eski şikayetler aynen devam ediyor.

Peki bu nasıl olabiliyor?

Sorunun cevabı, bu yıl, aylarını sporda şiddet ve şike araştırmasına veren TBMM Araştırma Komisyonu raporunda veriliyor.

Çok sayıda spor adamının görüşlerine başvuran komisyon, raporunun değerlendirme bölümünde, “5149 sayılı kanunun çok isabetli olduğu ancak uygulamada bazı eksikliklerin görüldüğü, ilgili şehirdeki emniyet güçlerine, şehir yöneticilerine göre farklı uygulamalar olduğu” görüşünü dile getiriyor.

BAŞKANA GÖRE İHMAL VAR

Rapor, “amigo vakasına” da dikkat çekerken, çözüm olarak, valiliklerin kanunu eksiksiz uygulamasını, federasyon kurullarının adaletli çalışmasını, UEFA kriterlerinin uygulanmasını ve eğitime yönelinmesini öneriyor.

Dün görüşlerini aldığımız komisyon başkanı Haluk İpek, “Görevimiz sporda şiddeti araştırmaktı. Raporları ilgili yerlere verdik. Artık sıra bunların uygulanmasına geldi. Eğer sporda şiddet varsa, bu ilgili kişilerin ihmalinden kaynaklanıyor” dedi.

Milletvekili bunu yaparsa...

Mardin Bağımsız Milletvekili ve Mardinspor Başkanı Süleyman Bölünmez, hakem tokatladığı için 1 yıl ceza aldı ama geçen hafta protokol tirbününde valinin yanındaydı.

Federasyonun kafası karışık!

Futbol Federasyonu, 19-20 Ocak tarihleri için genel kurul kararı alırken, bunun güvenoylaması şeklinde mi, yoksa bilinen seçimli gündemle mi yapılacağı bir türlü netlik kazanmadı. Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakcı ile federasyon üyeleri dün farklı açıklamalar yaptı.

Bıçakcı, genel kurulun ilk maddesinin “Seçim yapılsın mı, yapılmasın mı” olacağını, genel kurulun “Seçim yapılmasın” diye karar vermesi halinde başkanlık seçiminin yapılmayacağını açıkladı. Bıçakçı, 215-216 kadar delege olduğunu, oy çokluğuyla seçim için karar verileceğini belirtti. Bu sözleri, “Güvenoyunu böyle isteyecek” diye yorumlandı.

Federasyon üyesi Serdar Güzelaydın ise, Bıçakcı’nın sözleri kendisine aktarıldığında, “Ankara’da 19-20 Ocak tarihlerinde seçimli olağanüstü genel kurul yapılacak” diye konuştu. Başkan vekili Hasan Doğan da, aldıkları genel kurul kararına, seçim maddesini ekleyeceklerini söyledi. Futbol Federasyonu başkanlığına aday olmak üzere hazırlanan isimler ise seçim maddesiyle ilgili konunun netleşmesini bekliyor.

İŞTE SADECE GEÇEN HAFTANIN OLAYLARI

Canlı yayında baskın

Karşıyaka-Telekom maçında penaltıya itiraz eden Karşıyakalılar hakemin üzerine yürürken, seyirci sahaya girmek istedi. Bir gün sonra ise Ege TV’yi canlı yayında basan Karşıyakalılar, hesap sordu.

Bir deplasman klasiği

Antalyaspor maçının ardından Adapazarı’na dönüş yoluna çıkan Sakaryasporlular taşlı saldırıya uğradı. Otobüslerin camları kırılırken, taraftarlar Antalya’dan Sakarya’ya kırık camlarla yolculuk etti.

Tut, bırak, yine yapsın

Sivas-Konya maçı sonrası iki takım taraftarları birbirine girdi. 3 taraftar, 2 güvenlik görevlisi ve 1 polis yaralandı. O kadar olaya karşın gözaltına alınan bir kaç kişi var ve onlar da serbest kaldı.

Sahada silah sesleri

Mersin İ.Y.-Altay maçında hakem uzatmayı fazla oynattı diye 1 kişi sahaya girmek istedi. Çıkan olaylar nedeniyle hakem 20 dakikada sahadan çıkamadı. Polis olayları önlemek için havaya ateş açtı.

Hakeme odun, polise taş

Geçen hafta meydana gelen olaylar şöyle:
* Güzelbahçe-Seferihisar amatör küme maçının hakemine odunla saldırıldı.
* Erzurum’da Ilıcaspor ile Tekman amatör küme maçındaki arbedeyi polis biber gazı sıkarak önledi.
* Zonguldak’ta Türkalispor Başkanı ve 5 futbolcunun hakemlere saldırmasını protesto eden hakemler siyah kurdela takarak maçlara çıktılar.
* Zonguldak’ta Bayanlar Hentbol Süper Ligi’nde Asmaspor-Tekel maçında taraftar sahaya inmeye çalıştı, önlemekte zorlanan polis takviye istedi.
* Gölcük-Beykoz 1908 maçında olaylar çıkınca Beykozlu taraftarların stattan çıkartıldı ve maç 1 saat sonra başladı.
* Akşehirspor-Huğluspor amatör maçında futbolcu ve taraftarlar birbirine girdi. 2 kişi gözaltına alındı.
* Dün turnuvada şampiyon olan Manavgat Anadolu Lisesi voleybol takımına Manavgat Lisesi’nden olduğu bildirilen kişiler saldırdı. Bir oyuncunun bacağı kırıldı.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi