|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Ülkemizde en fazla engellinin yaşadığı Muş'ta onlar da birer bedensel engelli olarak dünyaya gözlerini açtı. Kimisi, ailesi tarafından nüfus cüzdanına bile geçirilmeyip 'aile hanesi'nden dahi görülmek istenmedi. Kimisi ise yıllarca evlerinden dışarıya adımlarını atmadı, bütün gün kardeşlerine ya da yeğenlerine bakıp ev işleri yaparak ömürlerini sürdürdü. Ancak 3 yıl önce İl Valiliği'nin başlattığı bir proje sayesinde makus kaderleri değişmeye başladı. Önce dernek kurdular ardından da kimisi dışardan ilk ve lise eğitimini tamamlayıp üniversite okumak için başka şehirlere gitti, kimisi de basketbol engelliler milli takımına seçilerek dünyanın bir ucuna kadar giderek musabakalara katıldı, memleketlerine ödüllerle ve unutulmaz anılarla döndü. 'AİLEM BENİ KABUL ETMEDİ' 6 binin üzerinde engellinin yaşadığı Muş'ta engelli olarak dünyaya gelen bu gençler bedenlerindeki kusur yüzünden yıllarca acı çekmiş, toplumun ve ailelerinin kabullenmek istemediği bireyler olarak hayatlarını sürdürmeye zorlanmışlar. Bedensel engellilerin yaşadığı sıkıntıları en güzel şekilde kendisi de bedensel engelli olan Sadettin Şanlı anlatıyor: "Bedensel engelli birçok arkadaşım gibi ilkokula bile gönderilmedim. Ancak okumaya çok hevesleniyordum ve kendi kendime çalışarak okuma yazmayı söktüm. Liseyi dışardan bitirip diplomamı aldım. Fakat hiç bir zaman ailem tarafından bir birey olarak görülmedim. Tüm aile toplanıp pikniğe götürülerken bile ben evde bırakıldım. " Ancak yaşanan tüm bu olumsuzluklar bundan 3 yıl önce dönemin Muş Valisi Cengiz Akın'ın başlattığı "Fiziksel ve Zihinsel Engellileri Rehabilitasyon ve Destekleme Projesi' ile değişmeye başlamış. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı'nca ödüle layık görülen bu proje sayesinde evlerinden dışarı çıkan ve bir dernek çatısı altında toplanan bedensel engelliler tiyatrodan, koroya ve spora kadar birçok alanda faaliyetlerde bulunmaya başlamışlar. Okuma azmiyle engellerini aşıp Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelerde eğitim görenlerin sayısı da her yıl giderek artıyor. Yolda karşılaştığımız gözleri görmeyen genç bir çocuk elinde belgelerle okumak için Ankara'ya kayıt yaptırmaya gitme hazırlığında olduğunu söylüyor. Çünkü ağabeyi Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirmiş ve orada yüksek lisansını yapıyormuş o da onu örnek alarak okumak istediğini anlatıyor... TİYATRO BİLE KURMUŞLAR Birçoğu bundan birkaç yıl öncesine kadar doğup büyüdükleri ili bile gezip görecek fırsatları olmamış ama şimdi aralarında basketbol engelliler milli takıma girerek Fransa'ya ve Londra'ya bile gidenler var. Hatta Türkiye'nin ilk sağır ve dilsiz tiyatro grubunu bile yine Muş'ta kurmuşlar. Hemen hepsi ev hapsinde yaşıyordu
Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Faruk Öztimur, en zorlandıkları konunun engellileri evlerinden sokağa çıkarmak konusunda yaşadıklarını belirterek "Bu insanlar 3 yıl öncesine kadar neredeyse tüm vakitlerini evde geçiriyordu. Cünkü aileleri çocuklarının ortalıkta gözükmesini istemiyordu. Hatta evin bireyi bile kabul edilmedikleri için çoğunun nüfus cüzdanı yoktu" dedi.
|
|
![]() |
|
|
|
|