|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
İslam, özeleştiriyi önemsiyor. Onun, her yüzyılda bir gerçekleşeceğini bildirdiği tecdit (yenileme, yenilenme) devinimi, aslında bir bakıma bir özeleştiri uygulamasından ibarettir diyebiliriz. Tecdit devinimiyle: 1. bidatlerin temizlenmesi, 2. yeni ihtiyaçlara cevap verilmesi süreci öngörülüyor. Bu hareket, yenilemenin ve yenilenmenin, kendi iç dinamikleriyle gerçekleşmesini sağlıyor. Aksi takdirde, yani yenileme hareketi, dizgenin kendi iç dinamikleriyle sağlanamaması halinde, dizge ya ağaç gibi kendi içinden çürüyerek devrilip ortadan kalkar veya dışardan bir üfürükle yıkılır, göçüp gider. Eğer dizge kendini yenilemeyi başaramazsa, onun içindeki tutucu güçler sistemi koruma adına onun yıkılmasına yol açabilir. Bu da, ya o sistemin toptan ortadan kalkmasıyla sonuçlanır veya eski tutucuların hiç istemedikleri başka güçler devreye girer ve eski hükümranların yerine yenileri geçer. Feodalitenin yerine burjuvazinin geçmesi böyle olmuştur. Burjuva ahlâkı, tam da, feodalitenin rahatsızlık duyduğu özellikleri taşıyordu. Feodal bey ne kadar asilse, burjuva da o ölçüde köksüz ve soysuzdur. O ne kadar dünyaya müstağni ise, bu o ölçüde maddeci ve menfaatperesttir. Beriki ne kadar tutucuysa, bu da o ölçüde geleneğe karşıdır ve bidate açıktır. O (feodal bey) ata yoluna perestiş ederken, bu da geleceğe ve piç değerlere tapar. İki karşıt kutup: Bunlardan biri seli eliyle tutmaya çabalarken, öteki yangına körükle gider. Müslüman tüzesi ve töresiyse, bu iki görüşün dışında bir yerde vaziyet alıyor. İlkelerini feda etmeden, kendi iç dinamikleriyle değişime ve dönüşüme açık duruyor. İlkelerine sadık kaldığı için, değişimin ve dönüşümün getireceği piç değerleri ifna etmenin üstesinden gelebiliyor.
|
|
![]() |
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi |
© ALL RIGHTS RESERVED |