|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Tarih toplumların cephelerde ve pazarlarda hesaplaştıkları bir varoluş alanıdır. Ülkelerin tarih içindeki varlıklarının en büyük güvencesi kültürleridir. Hem cephelerde hem de pazarlarda ülkeler ordularından daha çok kültürleriyle savaşırlar. Balkan ülkeleri ile Türkiye arasında Birinci Dünya Savaşı'yla çizilen sınırların önemini büyük ölçüde yitirdiği bir dönemde, kültürel zenginlik her alanın sürükleyici gücü olmaktadır. Siyasal sınırların değişmezliğinin yanında kültürel sınırlarında görülen geçmişte benzeri olmayan hareketlilik, her türlü ekonomik ve siyasal faaliyetin rengini belirleyen ana kaynağı oluşurmaktadır. Kültürlerin birlikte yaşayıp, yarışmadığı toplumlarda, hiçbir alanda canlılık ve yenilik olmaz. Canlılık ve yenilik farklı kültürler arasındaki alışveriş ve yarışmadan doğar. Toplumların zenginliği, değişik kültürlerle birlikte yaşama ustalıklarına dayanır. Balkanlar Müslüman, Ortodoks, Katolik, Protestan ve Musevi kültürlerinin harman olduğu bir coğrafyadır. Balkanlar, kültürel zenginliğini, "İnançta zorlama olmaz" diyen ve bu ilkeye içtenlikle inanan ve onu özenle koruyan Müslümanlara borçludur. Müslümanların kültür zenginliği, inançların tartışılmazlığına gösterdikleri saygıdan kaynaklanır. Mevlana ve İbn Haldun gibi, düşünce dünyasının güneşleri, birden fazla kültürün savaşmadan yarıştığı dünyalara doğarlar. İslam kültürünün en zengin ve en göze görünen yüzünün başında Ramazan ayı gelir. Oruç ayında kültürel ve ekonomik hayat bütün boyutlarıyla büyük bir canlılık kazanır. Başta TRT olmak üzere, değişik kamu kuruluşlarının desteğiyle Bayrampaşa Belediyesi öncülüğünde Balkan ülkelerinin belli başlı şehirlerinde, Ramazan ayı boyunca devam edecek iftar şenlikleri düzenlendi. Ben, bu zengin kültür ve sanat programının Bulgaristan ayağına katıldım. Balkan dağlarında Bolu'nun devamı olan Şumnu, "Kültür sınır tanımaz" diyen Türklerin, Şerif Ali Paşa külliyesinin çevresinde yoğunlaşan bir şehirdir. O Anadolu insanının kültür değerlerini taşıyan Bulgaristan'daki Balkan şehirlerinden biridir. Şumnu'da dostluk ve kardeşlik rüzgarları estiren şenliğin tamamına yakını TRT tarafından canlı olarak yayınlanmaktadır. Şair Mustafa Haripler'in sunuculuğunu yaptığı programın sohbet bölümünde, Prof. Dr. Hilmi Enbiyet, Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı, 1982 Olimpiyat şampiyonu güreşçi İsmail Nizamoğlu ve ben, AB müzakere sürecini başarıyla tamamlayarak, tam üye olmaya hazır Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesindeki sorunlarla birlikte fırsatları ele aldık. Doksanlık yılların başındaki göçle Türkiye'ye gelen Nizamoğlu "Son on yılda Bulgaristan'da akılalmaz değişikler oldu. Eskiden Türk kelimesi ağıza bile alınmazken, şimdi her iki ülkeden sanatçı ve akademisyenlerin katıldığı Türkçe şenlikler düzenleniyor" dedi. Globalleşmeyle büyük bir hız ve yoğunluk kazanan kültür hareketleri, ülkeler arasındaki sınırlarla birlikte dinler arasındaki sınırları da kaldırdı. Kültürlerin sınır tanımadığı bir dünyada başka kültürlere hayat hakkı tanımayanlar, kendi kültürlerinin hayat haklarını koruyamazlar. Başkasının hayatını kolaylaştıran, kendi hayatını zenginleştirir.
|
|
![]() |
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon Ramazan | Arşiv | Bilişim | Dizi |
© ALL RIGHTS RESERVED |