AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
G Ü N D E M
Cumhuriyet Aşkına

Teziç, "Rektör Aşkın'a sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmakla eş anlamlıdır" deyip Van Savcılığı'nın tutuklanmaya neden olan dosyayı YÖK'e teslim etmesini istedi. Teziç ve rektörler destek için 23 Ekim'de Van'a gidiyor

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) "kaçakçılık, çete kurmak ve ihaleye fesat karıştırmak" gibi suçlardan yargılanan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'a rejim adına destek çıktı.

Rektörler Komitesi dün YÖK binasında olağanüstü toplandı. Toplantı sonrası açıklama yapan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, "Rektör Yücel Aşkın'a sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmakla eş anlamlıdır" dedi. Aşkın'a sahip çıkmakta kararlı olduklarını açıklayan Teziç, "Çete kurduğu ve görevini suiistimal ettiği için mi yoksa medreseleştirilmek istenen üniversitenin Cumhuriyetin laik, çağdaş yapısını korumak için mi bedel ödemek zorunda kaldığını kamuoyunun takdirine sunuyoruz" dedi.

Çelik'i hedef gösterdi

Teziç, üniversitede ihale işleriyle ilgilenen personelin siyasi etki nedeniyle mevcut yönetim tarafından değiştirilemediğini ve bu kadronu yetersizliği nedeniyle satınalma ve alınan malzemelerin demirbaşa geçirme sürecinde sorun yaşandığını ileri sürdü. Teziç, olaylarda Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in Y.Y.Ü. Tıp Fakültesi'nde genel sekreterlik yapan kardeşi Ramazan Çelik'i de Van'daki olayların içinde olmakla suçladı. Teziç, aldıkları 5. kararı açıklarken şöyle dedi: "Olayda adı geçen bir başka eleman da, Tıp Fakültesi Sekreteri R. Çelik'tir. Adı geçenin hakkında, cihaz alımı projesindeki ihmali nedeniyle soruşturma açılmış, soruşturma sırasında emeklilik dilekçesi vermiş, daha sonra her nedense dilekçesini geri almıştır."

'Polis 10 saat bekletti' iddiası

Teziç, Aşkın'ın tutuklanma sürecinde karşılaştığı muameleye de itiraz etti. Teziç, "Rektör Yücel Aşkın, tutuklama sürecinde kişiliği ve temsil ettiği makam ile bağdaşmayacak şekilde kötü, onur kırıcı muameleye maruz kaldı. Soruşturmayı yürüten hakim Rektör'e kelepçe taktırmış, 10 saati aşan sorgulama sırasında ayakta tutulması bitkin ve yorgun olmasına rağmen uzun bir yolu yürütülmesi üniversite camiasını dehşete düşürmüştür" dedi. Aşkın'ın tutuklanmasıyla sonuçlanan sürecin komplo olduğunu iddia eden Teziç, olayın hukuki zemine oturmadığını ileri sürdü. Bu olayın soruşturmasının YÖK'te olması gerektiğini ifade eden Teziç, Van Cumhuriyet Savcılığı'nın görevsizlik kararı vererek olayın soruşturmasını YÖK'e devretmesini istedi. Teziç, ayrıca tüm rektörlerle Yücel Aşkın'a destek amacıyla 23 Ekim Pazar günü Van'a gideceklerini bildirdi. CHP de gelişmeleri yerinde incelemek amacıyla Van'a heyet gönderiyor.

"Rektörler gösteriye geldi"

Toplantı sonrası rektörler topluca Adalet Bakanı Cemil Çiçek'i ziyaret etti. Çiçek, "50'ye yakın insanın bir gösteri, protesto tavrı içinde gelmiş olması, işin, gerçeği aramaktan ziyade, gösteri boyutunun öne çıkmasına sebebiyet vermiştir" dedi. Çiçek, "Yargıya müdahale anlamına gelebilecek olan bir kısım tavırlardan herkesin kaçınması gerekir. Bu da hukuk devleti olmanın icabı" dedi. Çiçek, "Bu konunun hukuki bir soruşturma ve hukuk çerçevesinde yapılması gerektiği gözardı edilerek, konu ideolojik ve bir siyasi zemine çekilmek istenmiştir" dedi.

İşte rektörlerin sekiz maddelik ültimatomu

  • Van Y.Y.Ü.'nin kuruluşunda oluşturulan idari kadronun istihdamında bölgesel baskı, siyasi eğilimler ve hatır-gönül ilişkileri etkili.
  • İhale işlemlerini yürütenler değiştirilememiş, nitelikli eleman alınamamıştır.
  • Satın alma ve alınan malzemelerin demirbaşa getirilme sürecinde hata yapanlar hatalarını Rektör'ün aleyhine kullanmışlardır.
  • Görevinden alınan bir personel, soruşturmada ihbarcı olarak önemli rol üstlenmiş, bilirkişi olarak görevlendirilmiştir.
  • Tıp Fakültesi Sekreteri R. Çelik, cihaz alımı projesindeki ihmali nedeniyle hakkında açılan soruşturma sırasında emeklilik dilekçesi vermiş, daha sonra geri almıştır.
  • Aşkın, sorgulama sürecinde kişiliği ve temsil ettiği makam ile bağdaşmayacak ölçüde kötü muameleye maruz bırakılmıştır.
  • Tüm bu olayların perde arkasında komplo olduğu yönünde şüpheler uyanmaktadır.
  • Kovuşturma yetkisi YÖK'ündü. Savcı dosyayı, yetkili olan YÖK'e göndermeliydi.

    Teziç'in yaptığı Anayasa suçudur

    Prof. Tahir Hatipoğlu: Erdoğan Teziç'in açıklamasını çok yersiz buldum. Konunun iyice siyasallaştırıp yolsuzlukla ilgili bu konunun da Cumhuriyet ve Atatürk değerlerinin üzerine oturtulması YÖK'e ve üniversiteye yakışmıyor. Bu hareket rektöre de saygısızlıktır. Bu açıklamayla yargının vereceği karar ne olursa olsun tartışılır hale gelecektir. Aşkın'ın rahat bırakılması, yargıya baskı yapılmaması gerekir. Yapılan açıklamalar anayasaya göre suçtur. Anayasa profesörü olan Teziç'in bunu çok iyi bilmesi gerekir. Yargı süreci devam eden bir konuda açıklama yapmak suçtur. Bunu Teziç gibi üst kurul üyesi yaparsa katmerli suçtur. Sayın Aşkın mahkum duruma düşerse bu rektörlerin toptan istifa etmesi gerekir. Bu kadar büyük riski göze almalarına şaşıyorum. 12 Eylül'den beri susan YÖK'ün yolsuzluk nedeniyle yargılanan bir rektöre sahip çıkması da ilginçtir.

    Yorum yapmak doğru değil

    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Saim Üstündağ: Yargıya intikal etmiş bir konuda yorum yapmak doğru değil. Fakat basından izlediğimiz kadarı ile dosyayı bir kenara bırakmışlar, tartışıyorlar. Esas dosya üzerinde konuşmak, dosyanın içeriğini bilmek gerekir. Dosyanın içeriğini bilmeden konuşuyorlar. Dosyayı, suçlamayı bir kenara bırakmışlar, Rektörü tartışıyorlar. Bunu doğru bulmuyorum.

    Teziç yargıya müdahale etti

    İ.Ü. Anayasa Hukuku Profesörü Hüseyin Hatemi: Erdoğan Teziç benim üniversite arkadaşımdır. Bir önceki rektörle anlaşamayıp Galatasaray Üniversitesi'ne gitmişti. Sonra YÖK'e döndü. 'Rektöre sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmakla eş anlamlıdır' sözünü, kendisi de bir Anayasa Hukukçusu olduğu için tasvip etmiyorum. Orada Hukuk Devleti'ne sahip çıkmak demeliydi. Hukuk Devletine sahip çıkmakla Rektör'e sahip çıkmanın eş anlamlı olması için de rektörün iftiraya uğraması gerekir. Ben bu meseleyi biliyorum. Burada beni rahatsız eden tek şey rektörün medya önünde tutuklanmasıydı..

    YÖK şikayetleri dinlemedi

    Üniversite Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Prof. Şefik Dursun: YÖK Başkanı Teziç'in açıklamalarını doğru bulmuyorum. Yanlış yapana, hata yapana sahip çıkmakla Cumhuriyete sahip çıkılmaz. Bilim üreterek, toplumu geleceğe hazırlayarak Cumhuriyete sahip çıkılır. YÖK kimi durumlarda mahkeme kararlarına karşı çıkmakta, kimi durumlarda da tam tersi davranışta bulunmaktadır. Rektör Yücel Aşkın suçlu mudur değil midir bilemem. Ama yanlış iş yapan kim olursa olsun yasalar karşısında hesap vermek zorundadır. İş mahkemeye intikal etmiştir. Hakimleri tesir altına alacak açıklamalardan kaçınmak gerekiyor. Bu bakımdan YÖK Başkanı Sayın Teziç'in açıklamasını doğru bulmuyorum, kendisine böyle bir konuşmayı da yakıştıramıyorum. Bazı üniversite rektörlerinin laiklik ve çağdaşlık adı altında öğretim üyelerine baskı yaptıklarını biliyoruz. Bazı rektörler hakkında yolsuzluk ve usulsüz yaptıklarına dair YÖK'e pek çok şikayetler yapıldı, bilgiler gitti. Yüzüncü Yıl Üniversitesi hakkında da böyle bilgiler gittiğini biliyoruz. YÖK bunları dikkate almadı. YÖK zamanında kendisine gelen ihbarları değerlendirip araştırmalarını yapmış olsaydı, zaten bunlar yaşanmazdı."

    Aşkın'ın itirazına ret

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın avukatlarının tutuklamaya ilişkin verdiği itiraz dilekçesi, 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Alınan bilgiye göre, Van Kapalı Cezaevi'nde bulunan Prof. Dr. Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın avukatı Teoman Evren'in vekili avukat Nuri Yıldız'ın, 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Pazartesi günü akşam saatlerinde tutuklanma kararına ilişkin sunduğu itiraz dilekçesi incelendi. 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 89 sorunun bulunduğu itiraz dilekçesini inceledikten sonra itirazın reddine karar verdiği belirtildi. Bu arada İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanması sırasında polisin sert davrandığına ilişkin eleştirilerle ilgili "Rektör olduğu için kelepçe bile takmadılar. Sadece tutuklanma kararını duymasının ardından düşüp bayılmaması için iki polis rektörün kollarına girmiştir" diye konuştu.

    AK Partililer eleştirdi CHP'liler sahip çıktı

  • AK Parti Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya: Cumhurbaşkanı Sezer'i, Anayasanın 104. maddesi gereğince göreve çağırıyorum. Kemalizm kavramlarının arkasına sığınılarak istismar yapılıyor.
  • AK Parti Grup Başkanvekili İrfan Gündüz: Yargıyı etkilemeye çalışıyorlar. Bırakın yargı kendi kararını versin. Hükümetin yargıyı etkilemesi, müdahalesi söz konusu olamaz. Rektöre sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmak anlamına gelmez.
  • CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı: YÖK'ün rektör Yücel Aşkın'a sahip çıkması bizi sevindirdi. Biz de rektöre sahip çıkıyoruz. Yargı kararına saygılıyız ama bir rektörün kaçma, delilleri yok etme gibi tehlikesi yokken saatlerce bekletilip kelepçelenmek istenerek tutuklanmasını doğru bulmuyoruz.
  • CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce: Bizce rektör Bakan Hüseyin Çelik'in kadrolaşmasına karşı dik durduğu için başına bunlar geldi. Çelik'in kardeşi üniversite sekreteri. Tüm bunlar bizim kuşkumuzu artrıyor. Bu bir hesaplaşma, gözdağı olabilir.

     Bana, ağabeyime ve hükümete şaibe bulaştırmaya çalışanlara dava açacağım

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Van Y.Y.Ü. Rektörü'nün tutuklanması ile ilgili önce kendisini ilişkilendirmeye çalıştıklarını, bir delil bulamayınca ağabeyini işin içine kattıklarını'' söyledi.

    Çelik, ağabeyinin hiç bir soruşturma geçirmediğini kaydederek, ''Ağabeyime, dolayısıyla benim siyasi kariyerime, hükümete ve partime şaibe bulaştırmaya çalışan hangi insan varsa, dava açacağız'' dedi. Van Milletvekili olduğu ve Van Y.Y.Ü.'nde görev yaptığı için "olaylarla ilişkilendirilmeye" çalışılmasına tepki gösteren Bakan Çelik, "Van'a indi, rektör tutuklandı' iddialarını komik buluyorum. Van'a indiğimde VIP'ye dahi girmeden yanımdaki 20 genel müdür ve gazetecilerle birlikte helikopterle Hakkari'ye geçtim. Manyetik alan mı oluşturdum? Nasıl iş anlamadım. Buna gülerim" dedi.

    57. Hükümet döneminde Van Y.Y.Ü'nin

    25 milyon dolarlık dış kredisini temin ettiğini kaydeden Çelik şöyle devam etti: "Üniversitenin gelişmesi için duyulan ihtiyaçların büyük kısmını çözmüşümdür. Milletvekili olmadan önce de ağabeyim Tıp Fakültesi'nde Genel Sekreterdi. Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda öğretmenlik yapan kardeşim, çocukları bir çiçek gibi görür, burunlarını bile silerdi. Benim de kardeşlerimin de olayla hiçbir ilişkisi yok."

    Çelik, olayın her gündeme geldiğinde ismiyle ilişkilendirilmesine anlam veremediğini belirtti, "Davaları etkileme gibi bir durum söz konusu değil. Eğer böyle bir şey olsaydı hakkımdaki davalara etki ederdim. Başkasının davasına ne karışırım" dedi.

    1998'de ihaleyle alınan cihazlar 2003'te geldi

    Rektör Yücel Aşkın'ın suçlandığı "25 milyon dolarlık tıbbi cihaz ihalesi"nin, göreve gelmesinden bir yıl önce yapıldığı ancak ihaleye ilişkin iç soruşturma açılmasına rağmen cihazların 2003'te alınmaya başlandığı öğrenildi. 1998'de dönemin rektörünün görev süresinde Tıp Fakültesi'nin çeşitli bölümlerine tıbbi cihaz alımı için Amerikan Eximbank'tan 25 milyon dolar kredi alınmış, ihaleyi İspanyol Expansion S.A. firması kazanmıştı. 2005 ve 2006'da kalanları alınacak.



  • 20 Ekim 2005
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
    Dünya
    | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
    Ramazan
    | Arşiv | Bilişim | Dizi

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED