|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Las Von Trier Manderlay'da ezilenlerin de ezenler kadar sistemin bir parçası olduğunu ortaya koyuyor. Filmde Grace, yıllarca köle olarak çalışmış zencilere, özgürlüğü kabul ettirmede zorluk yaşıyor.
Deneysel sinemanın basarılı isimlerinden Lars Von Trier'in Amerika üçlemesinin ikinci filmi olan Manderlay bu hafta gösterime giriyor. Vizyon öncesinde İstanbul, Ankara ve Antalya'da düzenlenen festivallerde gösterilen ve seyircilerin büyük beğenisi ile karşılanan filmin başrollerini Bryce Dallas Howard, Isaach De Bankole ve William Dafoe paylaşıyor. Üçlemenin ilk filmi Dogville'de insanın tüm yozlukların ve kötülüklerin tek sorumlusu olduğunu yüzümüze tokat gibi vuran ve Batı uygarlığının bundan sonra evrensel, insan merkezli bir yaşayış sistemine izin vermeyeceği gerçeğini anlatan Trier, bu filmde de ezilenlerin ezenler kadar sistemin bir parçası olduğunun altın çiziyor. Sezonun en tartışmalı yapımlarından biri olan filmin konusu şöyle: Köle-sahip dengesi 'İnsan merhametle, kötülüğe iyilikle cevap vererek hakikate ulaşacak özde iyi bir varlıktır' tezini ispatlamak için geldiği Dogville'de yaşadığı bozgundan babasının yardımıyla kurtulan Grace dönüş yolunda, güney eyaletlerinden birisinde tuhaf bir çiftlikle karşılaşır. Köleliğin yasaklanmasının üzerinden 70 yıl geçmiş olmasına rağmen, çiftlikte siyahlar köle olarak kullanılmaktadır. Grace zencilerin çitflik sahibi tarafından acımasızca kullanılmalarına kayıtsız kalamaz. Babasının aksi yöndeki tavsiyesine karşın çiftlikte kalıp, zencileri zincir altında tutan çiftlik sahibine karşı çıkmaya verir. Dogville'den yaşadıklarından ders çıkaran Grace, yanına silahlı adamlarını da alarak, Manderlay'in kölelerine özgürlük ve demokrasi getirmeye karar verir. Ancak hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir. Manderlay'de köleler ve efendileri arasında kurulmuş karmaşık bir düzen vardır. Grace bu yıkılması güç düzenin gizemini çözmeye çalışırken, yıllarca köle olarak yaşamış zencilere özgürlüğü kabul ettirmenin hiç de zannettiği kadar kolay olmayacağını farkeder. Ezilen de ezen kadar suçlu Dogville'le hem hayranlarına, hem de düşmanlarına yenilerini ekleyen Lars Von Trier yeni filmi Manderlay ile çıtayı yükseltiyor. Dogville'de tipik bir Amerikan kasabasının sadeliğine, huzuruna ve temizliğine imrenen, erdem timsali Grace yaşadığı bozgunun ardından bu kez, Amerika'nın karanlık geçmişinde başka bir noktada konaklıyor. Kimilerine göre Trier'in bugüne dek yazdığı en mizah dolu senaryoya sahip olan Manderlay çeşitli okumalara göz kırpıyor. Trier, kölelik ekseninden hareket ederek Amerika'nın hem geçmişine hem de bugününe dair şok edici saptamalarda bulunuyor. Manderlay, geçen yüzyıla kadar devam eden kölelik düzenini gözler önüne sererken, özgürlük ve demokrasi kavramları üzerinde oynayıp Amerika'nın günümüz dış politikasını da yermeden edemiyor. Grace'in silahlı adamlarıyla, zulüm altındaki zencileri kurtarmak ve onlara özgürlük ve demokrasi getirme çabaları, Amerika'nın Irak'ı işgalini hatırlatıyor. Trier ezilen, ezen dengesini, her iki tarafın da çıkar sağladığı bir ortaklık olarak görüp; ezilenleri de en az ezenler kadar sistemin bir parçası olmakla suçluyor. MANDERLAY
|
|
|
![]() |
|
|
|
|