AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Avrupa'daki ateşin perde arkası

Fransa'da yaşananlar bir "İslamcı ayaklanma" değildir. Ancak Müslüman gençlerin başını çektiği bir isyandır.

Müslüman cemaatin gençlerinin yüzde 20'si ayaklanırken, diğerleri ve yetişkinler olayları dindirmeye çalışmaktadır, en azından.

Fransa'da yaşananlar globalleşmenin yarattığı eşitsizlik ve umutsuzluğun sosyal bir patlamasıdır. Ancak "bu patlama kültürel ayrımcılıktan, dini farklılaşma"dan muaf değildir.

Müslümanların yoksul olması da tek başına açıklamaz olup biteni... Yoksul ve umutsuz Müslüman gençlerin uğradıkları aralarında liselerde dini sembol yasağının da olduğu "sembolik tahkir" kendi başına bir hızlandırıcıdır.

Olup biten şöyle de açıklanabilir:

Yoksulluk, işsizlik, umutsuzluk, aşırı liberal politikaların yol açtığı güvensizlik Fransızların aşırı sağcı lideri Le Pen'in oylarını artırmıştı, bu oy oranı içinde gençler hatırı sayılır bir yer tutuyorlardı. Bugünkü "iç savaş görüntüsü" aynı sosyal ve ekonomik zeminde, benzer faktörler sonucu ortaya çıkıyor.

Ne var ki, bugün ayaklananlar başkaları...

Ayaklananlar Le Pen'e oy veren gençler olmadığı gibi, bu gençler şu anda ortalığı yangına veren öteki gençlerle karşı karşıya gelmiş durumdalar.

Bu durumda söz konusu olan birbirini hızlandıran "çifte faktör ya da çifte iflas modeli"dir.

Bu tablo genel olarak Avrupa'nın göbeğinin ciddi bir şekilde globalleşmenin imha edici etkileriyle yaralandığını gösterir.

Ancak aynı tablo özel olarak bugün yaşanan derin krizin bu koşullardan en çok etkilenen gruba, Müslüman göçmenlere ilişkin entegrasyon krizi olduğunu gösterir.

Bu satırları sadece Fransa'da yaşanan gelişmeleri anlamlandırmak için kaleme almadık.

Aynı zamanda Türkiye'de Fransız krizini "Türkleştirme" ya da "Türk siyasetine taşıma" girişimlerine duyduğumuz tepki yüzünden dile getirdik.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Köln seferinden dönerken doğru bir teşhisle Fransa'daki başörtüsü yasağına da işaret ederek, bu tür adımların olaylardaki hızlandırıcı faktörlerden birisi olduğunu söylemesi binbir medya cambazlığına yol açıyor.

Bu olaydan hareketle yeni bir rejim tartışması başlamasının neredeyse eli kulağında...

Merkez medyadaki birçok yorumcu haklı olarak bir globalleşme krizinden söz ederken, ilginç bir şekilde olayların kültürel, dinsel boyutundan söz etmekten özellikle kaçınıyorlar. "Yasakların aptalca yenilgi ve kriz ürettiği" söylemek onları Türkiye'de savundukları yasaklarla karşı karşıya getirir endişesi ağır basıyor. Başbakan'ın sözlerini tek yönlü yorumlama da bu endişeden kaynaklanıyor. Ne var ki buna karşın aynı kuruluşların yayın yönetimleri iş ilerlediği andan itibaren gelişmeleri bir "İslamcı ayaklanma" ya da "Üstü örtülü irtica" olarak yorumlamaya da adeta teşneler.

Siyasi tavır, konuma göne yapılan yorumlar aslında Türkiye'de faydacılığın geldiği noktaları resmediyor.

Oysa iş ciddi...

Evrenin merkezi kanıyor...

Teknolojik düzey, toplumsal karmaşıklık ilerledikçe dünya düzeninin bunlara paralel olarak ürettiği eşitsizlikler, bu eşitsizliklerin aldığı dayanılmaz halin ürettiği isyanlar evreni sarsıyor. Sadece Afganistan, Ortadoğu, Uzakdoğu değil Batı'da kendi ürettiği silahla kendi içinden vuruluyor...

Oysa sorun son derece karmaşık...

Bir yanda Fransız ve Avrupa modelinin krizi var. Post-modern girdiler karşısında modernliğin krizi var...

Öte yanda AB'nin geleceği tartışması var...

Diğer taraftan aşırı liberal politikaların yol açtığı güvensizlik ve umutsuzluk ortamı, bu ortamın sosyal dayanışma kurumlarını sürekliği iflas var.

En nihayet açık ve zımni ayrımcı politikalar sonucu kültürel ve dinsel aidiyetlerin eşitsizliklerin merkezine yerleşmesi, yeni siyasileşmenin aracı olmaları var...

Siyasi gerginlikler, kültürel ayrılıklar, ekonomik tahribat iç içe girerek git gide toplumsallaşıyor.

İş ciddi...

Bunlar bugünün ve yarının tartışmaları...


9 Kasım 2005
Çarşamba
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED