|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
İÇ SAVAŞ YASALARI
Fransa'nın başkenti Paris'ten ülke geneline yayılan ve Avrupa'nın diğer kentlerine de sıçrama eğilimi gösteren şiddet olaylarının önüne geçilemiyor. İstifaya çağrılan Fransa Başbakanı Dominique De Villepin, yabancılar için 20 bin kişilik memur kadrosu ihdas edileceğini söyledi. Villepin, yeni bir sosyal uyum paketinin de hazırlandığını açıkladı. Fransa Adalet Bakanlığı, son 12 günde ülke genelinde meydana gelen şiddet olaylarıyla ilgili 626 kişinin sorgulandığını, bunlardan gözaltına alınanların sayısının ise 117 olduğunu açıkladı. Fransız polisi dün de, gençleri polise isyana teşvifk suçlamasıyla 18 ve 16 yaşındaki iki gençi gözaltına aldı. İki genç internet üzerinden insanlara ve mülklere zarar vermeye teşvikten suçlanıyor. 1955 yılında çıkarılan Olağanüstü Hal Yasası uyarınca Frans a'nın kuzeyindeki Amiens kenti ve banliyölerinde 16 yaşından küçükler için sokağa çıkma yasağı uygulanması kararının alındığı bildirildi. Fransız polisine dayandırılan kimi haberlerde, Paris'te başlayan isyanın yaklaşık 300 bölgeye daha sıçradığı belirtiliyor. Önceki gece Paris'te 240, diğer kentlerde ise 933 araç ateşe verildi. Eylemciler memur olacak Paris banliyölerindeki şiddet olaylarına karşı alınacak önlemleri açıklayan Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, yabancılar için 20 bin kişilik memur kadrosu ihdas edileceğini söyledi. Meclis genel kurul oturumunda konuşan Başbakan de Villepin, şiddet olaylarının devam etmesi halinde, hükümete tanınan 12 günlük olağanüstü hal ilan etme süresinin, parlamentoya sunulacak bir yasa tasarısıyla uzatılabileceğini belirtti. "Sosyal uyum ve toplumda eşit fırsat sağlanması için büyük bir kuruluşun oluşturulacağını'' açıklayan de Villepin, şirketlerin sorunlu banliyölerde yatırım yapmalarını teşvik edecek özel bölgeler kurulacağı sözünü verdi. De Villepin, sorunlu banliyölere 2006 yılı bütçesinden 100 milyon avro ayrılacağını açıkladı. Sorunlu bölgelerdeki 1200 okulda 5000 pedagoji ve diğer sosyal hizmet uzmanı için kadro açılacağını bildiren de Villepin, yine sorunlu bölgelerde yaşayanlar için 20 bin kişilik memur kadrosu ihdas edileceğini belirtti. 'Villepin savaşa gidiyor' Fransız basını hükümetin sokağa çıkma yasağıyla ilgili öneriye "temkinli'' yaklaştı. Le Parisien gazetesi, "Sıkıyönetim'' başlığıyla manşetten verdiği haberde, sokağa çıkma yasağını "olağanüstü'' karar olarak nitelendirdi. Liberation ise "Villepin, savaşa gidiyor'' başlıklı haberinde sokağa çıkma yasağıyla ilgili tartışmaya geniş yer verdi. Yazılı ve görsel basına sansür Fransa'da yazılı ve görsel basının olayları aktarış biçimi de tartışılmaya başlandı. İktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) milletvekili Jacques Myard, basın haberlerinin, protestocu gençleri "cesaretlendiğini'' ileri sürdü. Myard, "Medya, göstericilerin esiri oldu, protestocular medyayı kullanıyor'' görüşünü savundu. TF1 televizyon kanalının genel yayın yönetmeni yardımcısı Robert Namias da, durumun tahmin edildiğinden daha karışık olduğunu belirtti ve "Sorumluluk-larımızın bilincindeyiz'' dedi. Rakamlarla göçmen haritası
Fransa'da 6 milyondan fazla Müslüman Fransız vatandaşı kimliğiyle yaşıyor. Bu oran Fransa'daki genel nüfusun yüzde 10'u kadar. Fransa'da işsizlik, Müslümanlar arasında yüzde 50'nin üzerinde. Olaylara karışanların çoğu 15-25 yaş grubu gençlerden oluşuyor.
'Herkesin eşit olduğu bir hayal' Fransa'daki isyan ve şiddet olayları Avrupa basınında büyük yankılar uyandırıyor. Fransa'nın sosyal devlet ve cumhuriyetçi bütünleşme modelinin iflası olarak gösterilen isyan için uzmanlar asıl sorunun herkesin eşit olduğu varsayımına dayanan tek yanlı entegrasyon politikasından kaynaklandığı görüşünde. İngiliz The Guardian Gazetesi, bu yaklaşımı, "Herkesin eşit olduğu bir hayal çünkü. Ülkede etnik azınlıklara, kendilerinin var olmadıkları söyleniyor" ifadeleriyle bu anlayışı eleştirdi. İsyanın amacı: Umut, onur ve adalet arayışı Fransa'nın saygın düşünce kuruluşlarından Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün üst düzey danışmanlarından Dominique Moisi, Financial Times'taki yazısına, "Fransa niçin korku ve öfkeyle yanıyor" başlığını attı. Dominique Moisi'ye göre Fransa'da genç göstericiler, dışlandıklarını düşündükleri bir toplumu umut, adalet ve onur adına yıkmak istiyor. Avrupa'nın uzak görüşle bir liderliğe ihtiyacı olrduğunu belirten Moisi yaşananın, "korkunun umut karşısındaki zaferi" olarak tanımlanabileceğini belirtti. Göçmen gençlerin yüzde 50'si işsiz Fransa'daki ayaklanmaların, çalışma politikasından dışlanmanın bir sonucu olduğunu savunan Financial Times, çalışma düzeninin genç ve daha az kalifiye işçileri "otomatik olarak" dışladığını yazdı. Gazete, Fransa'da işsizlik oranının gençler arasında yüzde 21, genç Müslümanlar arasındaysa yüzde 40-50 olduğuna dikkat çekti. Kardavi'den sükunet çağrısı
Mısırlı alim Yusuf el Kardavi Fransa'da yaşanan olaylarla ilgili olarak yayınladığı bildiride, Müslüman gençlere "sakin olun ve akıllı hareket edin" tavsiyesinde bulundu. Fransa'nın dost bir ülke olduğunu belirten Kardavi açıklamasında şu ifadelere yer verdi "Bizler Arap ve Müslümanlar, özellikle ABD'nin yaptıklarına karşılık, bizim dostumuz olan Fransa halkına barış ve esenlikler dileriz. Onlar Araplarla ilgili konularda her zaman dostça ve adaletle davranmışlardır".
|
|
![]() |
|
|
|
|